Çizgi Roman


GEORGE PEREZ
Kasım 30, 2006, 7:20 pm
Kategori: Yazarlar / Çizerler

perez

Seksenli yılları neden daha çok seviyorum acaba ? The Smiths , The Jesus and Mary Chain , kaliteli çizgi romanlar … Liste uzar gider ama ortalarda göreceğiniz bir isim var , unutulmaması gereken ; George Perez. Amerikan çizgi romanının her anlamda zirvede olduğu dönemlerde , John Bryne ile birlikte , ” Süper Star ” diye anılan Perez , kendinden sonra gelecek çoğu sanatçıyı etkilemiş , damağımızda leziz tadlar bırakmıştır.

1954 yılında , uzak bir gezegenden dünyamıza yollanan Perez , süper güçlerini Sons Of Tiger ile Marvel vasıtasıyla göstermiş , yaratıcılığını kanıtlarcasına White Tiger karakterinin oluşumunda aktif rol oynamıştır. Dinamik çizgileri , Jack Kirby kıvamına eklediği gerçekci anatomi unsurları ile hemen dikkat çeken Perez , The Avengers gibi köklü bir seride devam etti yoluna. The Avengers ‘ dan sonra , Fantastic Four ‘ a transfer oldu. Serinin yazarı Mark Wolfman ile harika bir sinerji yakalayan Perez , Wolfman ile birlikte , Dc Comics ‘ e geçti ve kariyerinin altın çağları başladı…

Justice League Of America serisi , Perez’in Dc Comics yolculuğunun starttı idi sadece. ” Bize X-Men kadar dinamik bir seri yaratın ” diye emir alan Wolfman - Perez ikilisi , yeni bir takım yaratmak yerine , DCU ‘ da yer alan genç kahramanların ekibi ” Teen Titans ” ’sı diriltti. Ne de iyi yaptı hani. Dinamik , detaylara önem veren , samimi bir seriydi ” Teen Titans ” . Takım içi hesaplaşmalar , güçlü düşmanlar , büyüme sancıları , kaybetme - kazanma dövünümleri içinde harika bir tempo tutturan dergi , türünün en iyilerinden. Eğer bugün Teen Titans bir markaysa bunu Perez ve Wolfman ‘ a borçludur.

Comics tarihinin en büyük olaylarından biri olan , Dc tarihini temize çeken , 12 sayı sürecek olan ” Crisis On İnfinite Earth ” ile Perez artık en büyüktür. ” Crisis On İnfinite Earth ” ‘ ü anlatacağımı sanıyorsanız , açın avcunuzu ; yalayın. ” Crisis On İnfinite Earth ” o kadar geniş bir seri ki hakkında yazı yazmak çok zor. Kısaca şunu söyleyebilirim ; her köşesinde süper kahramanların cirit attığı seri , Perez ‘ güç gösterisi. 50-60 karakterin bir arada bulunduğu kalabalık sahneleri çizmekte usta olan Perez , döktürmüş resmen.

” Crisis On İnfinite Earth ” ‘den sonra yeniden başlatılan ” Wonder Woman ” ‘ ı yazıp çizmeye başlayan George Perez , bence en yetkin işlerini burda vermiştir. Çokta iyi bir yazar. 62 sayı süren altın yolculuk ile Wonder Woman , Yunan tanrıları ile daha içli dışlı olmuş , şu anda bolca kullanılan duygusal yanı zekice işlenmiştir.

Doksanlı yıllara gelindiğinde ; Marvel için bir kaç küçük proje hazırladı. 1996 yılında,  Kurt Buisek ile hazırladığı The Avengers ona pek çok ödül kazandırdı. Çizim stili biraz değişmişti sanki , yaşlanmıştı haliyle adamcağız. Ama bu , O’nun duracağı anlamına gelmez. Durmadı da ! 3 yıl süren The Avengers yolculuğundan sonra en büyük hayali olan JLA/AVENGERS birleşmesine imzasını attı. Dört sayı süren mini seriyle hem Perez büyük bir hayalini gerçekleştirdi , hem de biz Superman ve Spider-Man ‘i yanyana görme zevkine eriştik. Karlı işti yani . 2000′li yıllar ile Dc Comics’e dönüş yapan , İnfinite Crisis serisine yardımcı olan Perez , yeni başlayacak olan ” The Brave and The Bold ” serisini çizecek , yanında Mark Wolfman’ la.

Bu yazı ile elde ettiğimiz kazanımları maddelersek ;

George Perez gelmiş geçmiş en büyük ustalardan.

Mark Wolfman ve Perez’in elinden çıkan ” Teen Titans ” ‘ lar okunmalı , ” Wonder Woman ” ‘lar hatim edilmeli.

Jim Lee , Ed Benes ve binimum taklitlerden kaçınılmalı , görüldükleri yerderde ; ” Senin baban kim ? Tabii ki George Perez ” deyip yüzüne tükürülmeli.

Terli terli su içilmemeli.

Kış geliyor , sıkı giyinilmeli.

Papa geldi , mümkünse evde oturulmalı. Trafik sıkışık …

George Perez’in çizimi ile Avengers

Fırat DEMİR



Johnson’dan Preacher hakkinda açiklamalar
Kasım 30, 2006, 4:18 pm
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

johnson preacher

Daredevil ve Ghost Rider filmlerinin senarist ve yönetmeni Mark Steven Johnson çok kısa süre önce açıklanan Preacher dizisi hakkında bazı açıklamalarda bulundu:

“Preacher benim favori çizgiromanım. Tüm dokuz grafik roman da bitirdikten sonra tekrar alıp baştan okuduğum ender eserlerdendi, çok beğeniyorum… Filme uyarlanamayacak eserlerden biri çünkü çok büyük, anlatacak çok fazla hikayesi var. Filme uyarlamak için hikayeyi kesmek doğru olmazdı. Benim rüyam bunu HBO kanalında gerçekleştirmek idi. Çünkü yapılması gerektiği gibi yapacak tek kanal orası. Sadece onların buna cesareti var… Preacher uyarlamasını ulusal bir tv kanalında yayınlayamazsınız, çünkü içeriği çok ağır ve sert gelir. Ben çizgiromanın her sayısını bir saatlik bir bölüm olarak görüyorum. Böylece beş ya da altı yıl boyunca devam edebilecek bir dizi yapabilirsiniz…”

Hakan BUHURCU



Karşinizda Fantasticar!
Kasım 30, 2006, 3:52 pm
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

fantasticar 

Fantastic Four çizgiromanı okurlarının yakından tanıyacakları grubun aracı Fantasticar’ın devam filmi “Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer” filminde yeralan versiyonunun ilk fotoğrafı yayınlandı. Konsept tarasımcısı Tim Flattery’nin yaptığı ilk tasarım aşırı saldırgan bir havası olduğu için yönetmen Tim Story tarafından geri çevirilmiş. Story daha sıcak görünen bir tasarım istemiş ve yukarıdaki fotoğrafta yeralan, çizgiromandaki versiyonuna da epey benzeyen model ortaya çıkmış. Filmde 500 mil hız ile uçan Fantasticar’ın aynı zamanda bölünerek ayrı uçan araçlara dönüştüğünü de görecekmişiz.

Yukarıdaki fotoğrafta Fantasticar’ın yanısıra ilk filmdeki rollerini tekrarlayan Ioan Gruffudd (Mr. Fantastic), Jessica Alba (Invisible Woman) ve Chris Evans (Human Torch) yeralmakta.

Hakan BUHURCU



Preacher tv serisi yolda
Kasım 29, 2006, 8:25 pm
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

preacher 

Garth Ennis’in yaratıcılığını ve yazarlığını yaptığı, Steve Dillon’ın çizdiği ve 1995′ten 2000′e kadar Vertigo tarafından yayınlanmış, yetişkinlere yönelik olan kült çizgiromanlardan Preacher tv dizisi olacak.

Pilot bölümünü Mark Steven Johnson’ın (Daredevil, Ghost Rider filmlerinin yönetmeni) yazacağı, Howard Deutch’un yöneteceği projenin yapımcılığını gene Mark Steven Johnson ve Howard Deutch ile birlikte Michael De Luca, George Agusto, Chris Bender ve JC Spink üstlenecek.

Preacher çizgiromanı Texas’lı bir rahip olan Jesse Custer’ın hikayesini anlatır. Bir melek ile iblisin kesinlikle yasaklanmış bir ilişkisinden doğan çok güçlü doğaüstü bir varlık olan Genesis’in bedenine girdiği rahip bir anda kendini “ilahi emirler” verebilen biri olarak bulur. Jesse eski kız arkadaşı Tulip ve İrlandalı alkolik bir vampir olan Cassidy ile birlikte Amerika’yı bir ucundan diğer ucuna dolaşmaya başlarlar. Amaçları cennetteki görevlerini bırakıp yeryüzüne inmiş olan ve Jesse’nin başına gelenlerden sorumlu tuttuğu Tanrı’yı bulmaktır.

Çizgiromanın yazar ve çizeri Garth Ennis ve Steve Dillon’ın da yardımcı yapımcı olarak görev alacakları dizi HBO kanalında yayınlanacak. İçeriği aşırı derecede yetişkinlere yönelik olan çizgiromanın tv dizisi uyarlaması da büyük ihtimalle aynı tonu yansıtacağı için ABD’de kablolu bir kanal olan ve sansürsüz yayın yapan HBO uygun seçim gibi görünüyor.

Önceki yıllarda Preacher’ın sinema uyarlaması üzerine haberler çıkmış, fakat hiçbir gelişme olmamıştı. Son olarak çizgiroman dünyasına fazlasıyla aşina olmasıyla tanınan ve bazı çizgiromanlarda yazarlık yapmış olan yönetmen Kevin Smith’in film şirketi View Askew’in filmi çekeceği, başroldeki Jesse Custer rolünde de James Marsden’in (X-Men filmlerinin Cyclops’u) yeralacağı yönünde haberler çıktıysa da somut bir gelişme olmamıştı.

Hakan BUHURCU



Mike Allred
Kasım 29, 2006, 5:06 pm
Kategori: Yazarlar / Çizerler

 

Amerikan çizgi romanının genel sorunudur ” tekrar ” . Ed Benes , Jim Lee taklidi değil mi ? Wolverine her ölümcül kavgadan , bir şekilde , sapasağlam çıkıyor değil mi ? Memeleri , kafadan büyük çizen bir sürü çizerle dolu ( Rob Liefeld , Ed Benes , Michael Turner vs. ) etraf. Eğer bunlardan sıkıldıysanız Mike Allred derdinize derman , kütüphanenize baş tacı olacak !

Çizgi romanın yerleşik normlarıyla ustalıkla oynayıp , alaycı bir arka planla yeni şeyler yaratmak amacı güden genç Mike işe sağlam bir stil yaratarak başlamış. 90′lı yıllarda mantar gibi türeyen taklitcilerin aksine Jack Kirby ve masum 60′lı yılların çizgilerini referans alan , rahat bir çizim anlayışına sahip , hatta biraz karikatürize , çizimler , iyi bir yazar olduğunu fazlasıyla kanıtlayan senaryolarıyla ile dolaşmış kapı kapı.Slave Labor için ufak işler yapan Allred , The Dark Horse Comics tarafından kadroya alınmış ve sonra …

Mike Allred , Dark Horse Comics tarafından basılmış The Madman serisiyle comics dünyasına golünü attı diyebiliriz. Gelen ilk golle seyircileri coşturdu , kaptı Harvey ödülünü. Ama sınırlı bir kesimin dikkatini çeken dergi , 20. sayıdan sonra sonlandı. Valla okumayanlar çok şey kaçırıyor. Alaycı bir arka plana sahip olan dergi tarafımca çok beğenildi. Neyse ; siz bilirsiniz. 1997 yılında ” Fantastik / Rock n Role ” diye adlandırabileceğimiz ” Red Rocket Seven ” mini serisiyle tribünleri coşturan Mike , yeni serisini yeni bir ödülle taçlandırdı. ” Comics Buyer Guide’s ” tarafından ” Yılın Mini Serisi ” seçilen seri 7 sayılık , hoş bir tefrika. Benden söylemesi …

Çizgi roman dışında bir film , iki üç oyunculuk deneyimi ve Red Rocket Seven ‘ a saygı niteliğinde bir albüm çıkardı Allred. Çalışkan adam yani. Laure isimli dilberle evlendi , karısı aynı zamanda çinicisi oldu.

2001 yılında Peter Milligan ile X-Force serisini hazırlayan , daha sonra bu seriye X-Statix ismi altında devam eden Allred sadece bu seriyle tatmin olmadı tabii. Yazıp çizdiği The Atomics ‘ i kendi imkanlarıyla bastı , Erik Larsen ‘ın harika serisi Savage Dragon’a konuk oldu , yine kendi imkanlarıyla bir kaç ” one-shot” çıkardı … Ama bu güzel seriler maddi yetersizlikler sonucu yayından kalktı. X- Statix serisinin bitmesiyle acaba şimdi ne yapacak diye düşünen hayranları fazlasıyla tatmin eden bir dergiyle karşılaştı. 2005 yılında Dc Comics’den çıkan , her sayısını başka bir sanatçının hazırladı Solo serisi 7. sayısında Allred ile şenlendirdi bizi. Allred o kadar iyi bir sayı hazırladı ki şu anda dergi çoğu sitede kalmadı , tükendi ( ama bende var ) .

Bir kaç gün önce harika haber açıklandı ; Madman and The Atomics yeni sayılarıyla , Nisan ayında İmage Comics çatısı altında , aylık olarak yayınlanacak. Ve sıkı durun 2006 Aralık’ında İmage Comics , Dark Horse’den çıkmış Madman’leri tek ciltte piyasaya -sınırlı sayıda- sunacak. Madman Gargantua adını taşıyan cilt haliyle tuzlu olacak maalesef.

Hadi dedikodu yapalım ! X-Statix geri dönebilir , Erik Larsen Mike Allred’le bi şeyler yapabilir ( Erik Larsen ; en sevdiğim yazar/çizer ) , Mike Superman/Batman serisi hazırlayabilir ..

Mike Allred’i görmezler gelenlere son sözüm ; bomba gibi geliyor. Bu sefer kaçamayacaksınız !!

Fırat DEMİR



Red Sonja’dan ilk Hardcover
Kasım 27, 2006, 8:33 pm
Kategori: Comics - Diğer Firmalar

redsonja

Dynamite Entertainment şu anda yayınladıkları seriler içinde en popüleri olan Red Sonja’nın aylık serisinin 0-6. sayılarını hardcover formatında “Red Sonja: Definitive Edition Hardcover Collection” adı ile Aralık ayında satışa çıkartacak. Red Sonja’nın Dynamite Entertainment tarafından basılan ilk sayılarını içeren bu kalın cilt ek olarak çizer Mel Rubi’nin skeç çalışmaları ile Alex Ross, John Cassaday, Michael Turner, Marc Silvestri ve Greg Land gibi ünlü çizerlerin seri için yaptıkları kapak çizimlerini de içerecek. Bu cilt aynı zamanda 35 yıl önce çizgiromanda ilk ortaya çıktığından bu yana Red Sonja’nın basılmış ilk hardcover edisyon cildi olma özelliği de taşıyor.

Yazar: Michael Avon Oeming
Çizer: Mel Rubi
Fiyat: 24.99$

Aşağıdaki linklerde ciltte yeralan sayfalardan bazılarını görebilirsiniz.

Ön izleme 1          Ön izleme 12
Ön izleme 2          Ön izleme 13
Ön izleme 3          Ön izleme 14
Ön izleme 4          Ön izleme 15
Ön izleme 5          Ön izleme 16
Ön izleme 6          Ön izleme 17
Ön izleme 7          Ön izleme 18
Ön izleme 8          Ön izleme 19
Ön izleme 9          Ön izleme 20
Ön izleme 10        Ön izleme 21
Ön izleme 11        Ön izleme 22

Hakan BUHURCU



Şirinler üçlemesi geliyor!
Kasım 27, 2006, 8:02 pm
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

smurfs2

Çocukluğunu 80′li yıllarda yaşamış olanlar için unutulmaz çizgifilmler arasındadır Şirinler (orjinal adı ile “Smurfs”). Belçikalı çizer Peyo tarafından çizgiromanda yaratılmış olan Şirinler onu tüm dünyaya tanıtan asıl ününü 1981 yılında başlayıp 1989 yılına kadar süren toplam 234 bölümlük çizgifilm serisi ile yapmıştı. 80′li yılların Voltron, He-Man, Thundercats, Transformers gibi popüler animasyonları son yıllarda yeniden ilgi görmeye başlamış iken Şirinler de üç filmlik bir seri ile bu akıma dahil olacak.

Üçlemenin yapımcısı olacak Jordan Kerner filmle ilgili bazı bilgiler verdi: “Film 3D CGI olacak. Filmi gerçek aktörlerle çekmeye kalkarsanız bu çok tuhaf görünür, oysa Shrek tarzı bir 3D harika olacaktır. Şovun tüm 234 bölümünü de defalarca seyrettim. Şu anda üç film boyunca ne zaman neyi ortaya çıkartacağımızı planlıyoruz. Şirinler konusunda öylesine koruyuculardı ki film telif haklarını elde etmek beş yılımızı aldı. Nasıl bir hikaye anlatacağımız konusunda kararsızlardı, oysa biz kesin kararımızı vermiş olmamıza rağmen telif hakkını elde edene kadar onlara söylemedik. Sonunda filmin haklarını satın aldık, fakat anlaşmada bunu iptal etme yetkileri de bulunuyordu. Nihayet onlara ne yapacağımızı gösterdik. Buna bayıldılar. Eğer Peyo görseydi onun da bayılacağını söylediler. Bu bizim için büyük bir rahatlamaydı.”

Yapımcılar Şirinler üçlemesini bir nevi Yüzüklerin Efendisi’nin animasyon versiyonu olarak görmektelermiş, tabii bu sevimli fakat saftirik canlıların versiyonuyla. Her ne kadar mizah ön planda olsa da duygusal anların da olacağı epik bir hikaye olacakmış.

Filmlerde Gargamel’in geçmişi de anlatılacak. Kerner bu konuda şöyle diyor: “Gargamel’in geçmişteki hikayesi üçleme boyunca tamamı ile incelenecek. Gargamel, şirin çorbası, herşey nasıl başladı ve onun şatosunda neler olup bitiyor. Hikaye boyunca açıklığa kavuşturacağımız pek çok şey olacak.”

smurfs1smurfs3

gargamel

Hakan BUHURCU



DAVE COCKRUM’u kaybettik…
Kasım 27, 2006, 6:27 pm
Kategori: Yazarlar / Çizerler

Dave COCKRUM'u

Türkiye’de X-Men Klasik Maceralar adı altında yayınlanan Uncanny X-Men çizerlerinden Dave Cockrum Pazar akşamı 63 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Uzun süredir diyabetik hastası olan Cockrum şeker hastalığıyla beraber ortaya çıkan sağlık problemleri yaşamaktaydı. 11 Kasım 1943, Oregon doğumlu çizer çizgi romanlarla erken yaşlarda tanışmış. Bir söyleşide çocukluğunda favori çizgi romanlarının Fawcett Comics’in Captain Marvel‘i (DC’deki adıyla Shazam), Quality Comics yayınevinin Blackhawk‘ı olduğunu söylemiş. Cockrum ilk olarak Vampirella‘nın yayıncısı Warren Publishing’de çalışmış. Kısa bir süre çizer Murphy Anderson’ın asistanlığını yapan çizer o dönemde Superboy ve Superman dergilerini çinilemiş. Ancak DC Comics’in The Legion of Super-Heroes serisi için yaptığı çizimlerle ünlenmiş. Ardından Len Wein’le Marvel’ın X-Men‘ini çizmiş (ki o dönemde derginin editörü Roy Thomas). Storm, Nightcrawler ve Colossus gibi pek çok karakteri tasarlayan Cockrum’dur. 1977′den itibaren X-Men’i, X-Men yapan Chris Claremont’la çalışan Dave Cockrum X-Men 108.’ci sayıda serininin çizerliğini John Byrne’a devretmiş. 1981′de 144′üncü sayıdan itibaren tekrar Uncanny X-Men çizmeye başlamış. Çocukluk kahramanı Blackhawk da dahil olmak üzere The Brave and the Bold, Marvel Fanfare gibi pek çok seri de Cockrum’un imzasını görmeniz mümkün.

Ne söylenebilir bilmiyorum… Kirby, Buscema, Eisner, Toth … Eski ustalar teker teker bizleri terk ediyorlar  :cry:

 Erdem DENİZLİOĞLU

X-Men



Star Wars çizgiromanlarinda yepyeni bir dönem başladi!
Kasım 26, 2006, 9:40 pm
Kategori: Comics - Dark Horse

sw1 

2005 yılında gösterime giren “Episode III: Revenge of the Sith” filmi ile birlikte altı filmlik Star Wars serisi sona ermişti. Fakat filmlerde hikayenin tüm eksik noktaları tamamlanmadan önceki yıllar boyunca yayınlanan çok sayıda expanded universe (SW evreninde filmler dışında geçen tüm olaylar “expanded universe” -kısaca “EU”- yani “genişletilmiş evren” olarak anılır) çizgiromanları ile Star Wars’ın çizgiroman serileri iyice karmaşık bir hal almıştı. Dark Horse telif hakkında sahip olduğu Star Wars çizgiromanlarını daha derli toplu seriler halinde yayınlamak amacı ile 2006 yılında tüm Star Wars çizgiromanlarında revizyona girişti.

İlk olarak 2003-2006 arası yayınlanmış olan ve “Episode II: Attack of the Clones” ve Episode III: Revenge of the Sith” arası dönemdeki Klon Savaşları’nı anlatan hikayelerin son cildi de basılarak bu seri sona erdi. Böylece tüm Klon Savaşları dönemi toplam 9 ciltte yayınlanmış oldu.

sw2

Ardından birkaç aylık aralıklarla dört ana Star Wars serisinin yayınına başlandı.

Bunlardan ilki “Episode IV: A New Hope” filminden tam 4000 yıl öncesini anlatan “Knights of the Old Republic” serisi oldu. Lucasarts tarafından yapılan aynı adlı bilgisayar oyunundan ilham alınarak hazırlanan seri filmlerin binlerce yıl öncesindeki Jedi-Sith savaşını konu almakta.

sw3

“Rebellion” adlı ikinci seri “Episode IV: A New Hope” filminin hemen sonrasında yaşananları anlatmakta ve Ölüm Yıldızı’nı henüz yeni patlatmış olan asi güçleri ile imparatorluk arasında giderek kızışan savaşa odaklanmakta.

sw4

Üçüncü seri bu sefer “Episode IV: A New Hope” filminin yaklaşık 140 yıl sonrasında geçen “Legacy” adlı seri oldu. Skywalker soyunun son üyesi Cade Skywalker’ın bir Jedi padawanı olmayıp bırakıp kelle avcısına dönüşmesi ile başlayan olayları anlatan seri yepyeni karakterler sunmakta.

sw5

Dördüncü ana seri ise ilk sayısı henüz kısa süre önce yayınlanmış olan “Dark Times” adlı seri. Bu seri de “Episode III: Revenge of the Sith” filminin hemen sonrasında gelişen olayları anlatmakta. Palpatine’in imparatorluğu ve Darth Vader’ın onun yanında yeralmasının ilk dönemlerini anlatan hikayede imparatorluk güçlerinin giderek büyüyerek galaksideki gezegenleri kontrolleri altına alması ve Episode III filminde gösterilen “Emir 66″dan kurtulmayı başarmış az sayıdaki Jedi Şövalyeleri’nin direnişlerini konu almakta.

sw6

Bu yayınlarda gerek çizim gerekse hikaye kalitesi olarak daha önce yayınlanmış Star Wars çizgiromanlarından daha üstün bir nitelik sunan Dark Horse bu dört ana çizgiroman serisi ile okurlara Star Wars evreninin birbirinden farklı dört döneminde geçen hikayelerini takip etme şansını veriyor. Böylece sadece eski okurlara değil, EU çizgiromanları konseptine ilk defa ilgi duyacak olan yeni okurlara da herşeyi düzenli olarak takip edebilme fırsatı sağlıyor.

Pek çok çizgiroman firmasının yaptığı gibi Dark Horse da aylık formatta yayınlamakta olduğu tüm serilerde yaklaşık 5-6 sayı süren her hikayenin tamamlanmasının ardından cilt formatında da yayınlamakta. Böylece okurların ister her ay isterlerse de tüm hikayeyi tek bir ciltte toplanmış olarak takip etme şansları var.

Hakan BUHURCU



Alan Moore ile söyleşi
Kasım 25, 2006, 5:52 pm
Kategori: Yazarlar / Çizerler

moore

Herbiri birer kült olmuş V For Vendetta, Watchmen, From Hell, The League Of Extraordinary Gentlemen, Killing Joke vs. çizgiromanlarının yazarı Alan Moore geçtiğimiz günlerde bir çizgiroman radyosu olan Fanboy Radio’da yapılan canlı söyleşiye konuk oldu. Ünlü çizgiroman ustasının konuk olmasını radyonun yayına ilk başladığından bu yana geçen beş yıl boyunca en büyük olay olarak değerlendiren programın sunucusu Scott Hinze söyleşiden bazı bölümleri şöyle aktardı:

Alan konuşmasına çizgiromanlarda kendi misyonu ve bunun geneli nasıl etkilediği üzerine başladı. Çizgiromanları daha sofistike yaptığı yönündeki alçakgönüllülükle kabul etti ve bunun kendi kişisel stilinin yanısıra çizgiromanları belli bir yöne doğru sevketmeye çalışmasının bir kombinasyonu olduğunu söyledi. Yazarlıktaki ilk başlangıcının 1967 yılında İngiliz fan gruplarında olduğuna değindi. “Oradaki herkes, çizgiromanlara bulaşmışların tamamı aşırı hippiydi. Oradaki herkes çizgiromanı ilerletmek, daha yetişkin ve sanatsal bir alana itelemek istiyordu. Ve bence ilk İngiliz çizgiroman toplantılarına katılanların düşünceleri Dave Gibbons, Brian Bolland gibi kişilere esin kaynağı oldu, bu kişiler olmasaydı son 20-25 yıldır çizgiromanların şekli çok daha farklı olurdu.”

İnsanların onun tarzını çok ileri boyutlara itip itmediği yönünde soru sorulduğu zaman Alan Watchmen‘e değindi. “Bence hem ben hem de Dave insanların Watchmen’de hikaye anlatımı ve stilize olarak yaptığımız ilginç şeylerden esinlenileceğini umut ettik. Eğer insanlar Watchmen‘in daha agresif tavrını alıp bunu kendi fikirlerine dahil ederler ise muhteşem şeyler ortaya çıkabilirdi. Ne var ki pek çok kişinin Watchmen‘de sadece bariz ve yüzeyde olan şeylerden esinlendiğini gördük. Çizgiromanları daha gösterişli ve karanlık yapması gerekirdi. Çizgiromanlardan daha fazlasını bekledim.”

Yaptığı işten ilham aldığını söyleyenlerden biri olan Neil Gaiman’ın adı bir an söyleşide geçti, fakat Moore kısa süre sonra tekrar kendi işlerine geri döndü. “Her zaman için kendi fikirlerinize güveniniz olmalı. Başkalarından ilham almanın hiçbir sakıncası yok, kuşkusuz hepimiz birilerinden ilham almışızdır. Fakat eğer başkalarından ilham alacaksanız tek bir kişi yerine yüzlerce kişiden ilham almaya çalışın. Çok sayıda kişiden ilham alınca çalışmanıza aktaracağınız hiçbir ilham aşırı rahatsız edici olmaz, 25 yıl önce popüler olan başka birisinin sesini aktaracağınıza kalabalığın içinden sivrilerek kendi stilinizi yaratmanız ve kendi sesinizi duyurmanız şansı çoğalır.”

Avustralyalı bir dinleyicinin “Neden çizgiromanlar?” yönündeki sorusuna açıklama olarak romanı Jerusalem‘e ve nasıl bu romanın onu çzigiroman dünyasına yönelttiğine dair birkaç söz söyledi. “Çizgiromandan alabileceğiniz bilgi birikiminin oranı inanılmaz. Yaratıcı kelimeler ile okuyucunuzun zinhine yönlendirebileceğiniz bilgi de inanılmaz oranda. Uzun süredir zihnimi çeşgul eden başka bir projeye geçtiğimiz haftasonu başladım. sonunda Steve Moore ile birlikte The Moon & The Serpent: Bumper Book of Magi‘yi yazmak için kontrat imzaladık. 320 sayfa sürecek ve birkaç yıllık dönemde büyük büyücülerin yaşamlarını anlatacak.”

Alan bir dinleyicinin çizgiromandaki amacı ve ününün üzerinde oluşturduğu muhtemel baskı konusundaki soruyu şöyle cevapladı: “Elimdeki işi yaparken gerçekten de çizgiroman dünyasındaki pozisyonumu düşünmeden edemiyorum. Bu yüzden North Hampton’da yaşıyor, okurlara az görünüyor ve bunların da çok azını çizgiromanla ilgili bir görüşme yapıyorum. Bu beni dengede tutuyor ve her zaman olduğum kişi olmamı sağlıyor: Elinde bir kalem ve not defteri olan bir adam.”

Moore’un Fanboy Radio’daki programa katılımı pornografi konusunu işleyen son kitabı Lost Girls‘ün tanıtımını yapmak istemesine de bağlı. Lost Girls‘ü kayıp yapan ne konusunda Moore şöyle diyor: “Seks onunla ilk kontağımızdan itibaren bizleri değiştirir. Seksin sahasına girdiğimizde hiçbirimizin farkında olmadığı bir bedeli vardır… bir daha asla çocuk olmayacağızdır. Bu tabii ki kötü bir deneyim değil, bir ihtiyaç. Fakat öyle ya da böyle değişirsiniz. Daha önce olduğunuz kişiden bir parça kaybolur. Lost Girls kendi kişiliklerinden bir parça kaybetmiş ve bu yüzden kendilerini soyutlamış üç kadın hakkında. Bu parçalara kadınların içinde kaybolmuş kızlar da diyebiliriz.”

Emekliliğine yönelik soruları Alan son noktayı koyacağı zamana yönelik düşünceleri ile cevapladı. “Çizerlere üzerinde çalışacakları senaryoları ulaştıramayacağım zaman beni endişelendirecek tek zaman. Bu belki kulağa korkunç birşey olarak geliyordur, fakat hiçbir zaman yayımcıların ya da okurların isteği için işi bırakacağım dönemi uzatmayı düşünmedim çünkü çoğu okur buna pek aldırmayacaktır bile. Beş yıl sonra hiç kimse League of Extraordinary Gentlemen ciltlerine bakıp da ‘Bu gerçekten harika! Kevin O’Neill’in bunu üç ay daha önce bitirip başka bir hikayeyi daha çizememiş olması ne yazık.” demeyecektir.

Alan milyonlarca hayranının zihinlerindeki soruyu yanıtlayıp “Hiçbir büyük çizgiroman firması için çalışıp onların karakterlerini aynı kısırdöngülerden geçirip durmaya ilgi göstermiyorum.” dedi, fakat daha sonra cilt olarak toplanmış bir Marvelman’in yayımlanması hakkında konuştu. “Eğer Marvelman hakkındaki tüm bu saçma sapan kargaşa çözüme kavuşursa (ek nota bakınız) ileride neler olacağını kim bilebilir. Eğer bu cilt yayınlanırsa son yirmi yıldır karakter hakkında süregelen karşamalar tamamen çözümlenmiş olmalı. ‘An Absolute Marvelman’ benim görmek istediğim birşey. Bu hiç olacak mı? Bu benim kontrolüm dışı olan birşey, belki bir gün olur.

Watchmen‘in Time dergisinin tüm zamanların en iyi romanları listesinde yeralması ve Lost Girls‘ün Kanada’da yayımlanmaya başlamasını Konuştuktan hemen sonra Alan bize The Simpsons’da konuk olarak yeraldığı bölüm ile ilgili bilgi verdi. “Bu bölüm The Android’s Dungeon dükkanına rakip olarak Art Spielgelman ve Dan Clowes gibi çizgiroman yaratıcılarının başka bir dükkan açmasıyla ilgili. Eğer Trey Parker ve Matt Stone dinliyorlarsa… İngiltere’deki South Park DVD dağıtımı utanç verici! Bana şovlarında yeralmam için bir teklif yaparlarsa bunu yaparım… George Clooney bile eşcinsel bir köpeği oynayabiliyorsa. Eğer cinsellik karmaşası yaşayan bir köpek bile varsa ben o şov için doğal bir seçim olurdum.

Scott Hinze

Alan Moore ile yapılan radyo söyleşisini dinlemek için tıklayın.

Ek not: Moore’un İngiltere’de Marvelman adıyla yayınlanan çizgiromanı Amerika’da yayınlanmaya kalkışılınca Marvel Comics’in isime yönelik dava açması nedeni ile Miracleman adı ile yayınlanmak zorunda kalınmış ve ardından yayıncılar arasında çeşitli telif sorunları yaşanmıştı.

Hakan BUHURCU



Venom’un ilk görüntüsü
Kasım 24, 2006, 11:38 am
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

venom 

4 Mayıs’ta gösterime girecek Spider-Man 3′te yeralan ve filmin en çok merak edilen yeni karakteri olan Venom’un görüntüleri hayranları daha da meraklandırmak için gerek şu ana dek yayınlanan iki fragmanda gerekse filmle ilgili fotoğraflarda gösterilmeyip stüdyo tarafından bir sır gibi saklanılmakta. Venom’a dair tek görüntü sadece geçtiğimiz yaz ayında San Diego’da düzenlenilen Comic-con’da gösterilen bir fragmanın bitiminde çok kısa bir anlığına gösterilmişti. Comic-con’da yayınlanan fragmandaki bu görüntü bir süre sonra epey kötü çözünürlükte internete de sızmıştı. Filmin yapımcısı Sony stüdyosu bu görüntünün karakterin son hali olmadığı ve hala özel efekt çalışmalarının devam ettiğini öne sürerek fotoğrafı yayınlayan sitelerin fotoğrafı kaldırmalarını istemişti.

23 Kasım’da Fox kanalında yayınlanan Spider-Man 3 tanıtımlarında Venom’un kısa bir anlık gözüktüğü görüntü de yayınlanınca izleyiciler daha net olarak görme şansı yakaladılar ve tabii ki hemen internette yayıldı. Karakteri hala tamamen görme şansına sahip olmasak da en azından filmde Venom’un nasıl görüneceğine dair bir fikir sahibi olmaya yeterli.

Hakan BUHURCU



FAFHRD AND THE GRAY MOUSER
Kasım 23, 2006, 2:56 pm
Kategori: Comics - Dark Horse

mignola

Howard Chaykin’in anlatımı ve Hellboy’un yaratıcısı Mike Mignola’nın çizimleriyle Fafhrd and the Gray Mouser !

Fritz Leiber’in “Fafhrd and the Gray Mouser”ı, ilk yayınlandığı 1939 yılından beri, fantastik edebiyatın en çok sevilen karakterleri arasındaki yerini almıştır. Onların, fantastik ülke Nehwon’daki şamatalı maceraları; Michael Moorcock, Terry Pratchett dahil olmak üzere pek çok yazarı etkilemiştir.

Chaykin ve Mignola’nın uzun süredir tükenmiş olan dört sayılık Fafhrd and the Gray Mouser adaptasyonu, Mignola’nın yeni kapağıyla ilk defa cilt formatında bir araya getirildi.

Bu arada Dark Horse Press Leiber’in etkileyici Lankhmar serisinin sekiz kitabını basacak. Serinin film uyarlaması ise gündemde.
Sayfa adedi: 200
Fiyat: $14.95
Çıkış tarihi :14 Mart 2007

Erdem DENİZLİOĞLU



Hobbit haberleri devam ediyor
Kasım 23, 2006, 2:05 pm
Kategori: Sinema / TV

Son üç gündür Hobbit filmi hakkındaki haberler tüm sinema sitelerinde yıldırım hızı ile ilerlemeye devam ediyor. Biz de son olarak yapımcı stüdyo New Line Cinema tarafından yapılan baskılar nedeni ile Peter Jackson ve Fran Walsh’un projeden ayrıldıklarını yazmıştık.

Bugün (23 Kasım) tarihli söylentilerde New Line’nın filmi yönetmesi için Evil Dead ve Spider-Man filmlerinin yönetmeni Sam Raimi’ye teklif götürdüğü yönünde. Raimi henüz bir cevap vermemiş.

Asıl önemli haber ise Hobbit ve Lord of the Rings filmlerinin tüm haklarını elinde tutan Tolkien Enterprises’ın sahibi Saul Zaentz’den geldi. Zaentz’in açıklaması şöyle:

Hobbit filmi kesinlikle Peter Jackson tarafından çekilecek. Şu an tek soru ne zaman olacağı. Gelecek yıl new Line Cinema’nın süresi dolarak Hobbit’in film hakları tekrar firmama geri dönecek. Tahminimce Peter bu gerçekleşene kadar bekleyecektir, çünkü yapabileceği en iyi anlaşmayı bizimle yapacağını biliyor. Ve birçok stüdyo bu konuda ona tamamı ile destek vermeye hazır sırada bekliyor. Oysa LOTR filmlerinden payını alabilmek için New Line’nı dava etmek zorunda kalmıştı. Biz dahil olduğumuz zaman hem istediği ödemeyi alabilecek hem de sanatsal olarak işine hiç karışılmadan koşulsuz şartsız yüzde yüz desteğimize sahip olacak.”

Hobbit filmi ile ilgili her türlü gelişmeyi sitemizden iletmeye devam edeceğiz.

Hakan BUHURCU



Ölüm Vahşi Bati’da dolanirken…
Kasım 23, 2006, 1:40 pm
Kategori: Comics - Diğer Firmalar

dillinger 

Silent Devil Productions önümüzdeki Şubat ayında gerek hikayesi gerekse çizimleri ile çok büyük övgüler alan Death Comes to Dillinger mini-serisini cilt olarak piyasaya sürecek.

Çizgiromanın konusu kısaca şöyle:

Mekan Vahşi Batı. Ölüm bir yolgezer ve o bir kasabaya geldiğinde bunun anlamı birisi ölecektir. Bu sefer Dillinger’da bir bara uğrar ve kasaba bankeri Ölüm’ün hasta kızını almaya geldiğine ikna olur. Banker kaçınılmazı durdurmak için herşeyi yapacaktır, bu Ölüm’ün kendisi ile yüzleşmek olsa bile.

Hikaye: James Patrick

Çizim: Se7enhedd, JM Ringuet

Satış fiyatı: 6.99 $

Çizgiromanın ilk 11 sayfasının ön izleme görüntüleri:

Sayfa 1           Sayfa 6          Sayfa 11
Sayfa 2           Sayfa 7
Sayfa 3           Sayfa 8
Sayfa 4           Sayfa 9
Sayfa 5           Sayfa 10

Hakan BUHURCU



Joe Kubert’ın YOSSEL’i…
Kasım 23, 2006, 10:19 am
Kategori: Çizgiroman

yossel

Aslında Joe Kubert’ın Yossel’i, Bosna’daki savaşı anlattığı Fax From Sarajevo kadar özel bir çalışmadır. Kubert’ın soykırımı bir çocuğun gözlerinden anlatması tesadüf değildir. 2003 yıllında yayınlanan albümün önsözünde çizer, ailesinin Kubert daha çok küçük yaşlardayken Polonya’yı terk ettiğini, orda kalan ismini duyduğu fakat yüzlerini hiç görmediği akrabalarının, komşularının büyük bir bölümünün savaşta Naziler tarafından öldürüldüğünü anlatır. Savaş sırasında Amerika’ya kaçabilenlerin korkunç hikayeler anlattığını ama yaşananların ne kadar vahim olduğunu savaş bittikten yıllar sonra anlayabildiğini itiraf eder. Çünkü o dönemde Kubert çizim eğitimi almaktadır. Üstüne üstlük kendini çizgi roman çizmenin büyüsüne kaptırmıştır. Ürkütücü olanın ailesi yıllar önce Amerika’ya yerleşmeseydi toplama kamplarında ölenlerden birinin de çizerin kendisi olabileceği düşüncesidir. Yossel’de çizim kabiliyeti olduğu için Nazilerin başını okşadığı küçük çocuk aslında Kubert’ın kendisidir.

Resim 1
Resim 2

Erdem DENİZLİOĞLU