Kategori: Yazarlar / Çizerler

Seksenli yılları neden daha çok seviyorum acaba ? The Smiths , The Jesus and Mary Chain , kaliteli çizgi romanlar … Liste uzar gider ama ortalarda göreceğiniz bir isim var , unutulmaması gereken ; George Perez. Amerikan çizgi romanının her anlamda zirvede olduğu dönemlerde , John Bryne ile birlikte , ” Süper Star ” diye anılan Perez , kendinden sonra gelecek çoğu sanatçıyı etkilemiş , damağımızda leziz tadlar bırakmıştır.
1954 yılında , uzak bir gezegenden dünyamıza yollanan Perez , süper güçlerini Sons Of Tiger ile Marvel vasıtasıyla göstermiş , yaratıcılığını kanıtlarcasına White Tiger karakterinin oluşumunda aktif rol oynamıştır. Dinamik çizgileri , Jack Kirby kıvamına eklediği gerçekci anatomi unsurları ile hemen dikkat çeken Perez , The Avengers gibi köklü bir seride devam etti yoluna. The Avengers ‘ dan sonra , Fantastic Four ‘ a transfer oldu. Serinin yazarı Mark Wolfman ile harika bir sinerji yakalayan Perez , Wolfman ile birlikte , Dc Comics ‘ e geçti ve kariyerinin altın çağları başladı…
Justice League Of America serisi , Perez’in Dc Comics yolculuğunun starttı idi sadece. ” Bize X-Men kadar dinamik bir seri yaratın ” diye emir alan Wolfman - Perez ikilisi , yeni bir takım yaratmak yerine , DCU ‘ da yer alan genç kahramanların ekibi ” Teen Titans ” ’sı diriltti. Ne de iyi yaptı hani. Dinamik , detaylara önem veren , samimi bir seriydi ” Teen Titans ” . Takım içi hesaplaşmalar , güçlü düşmanlar , büyüme sancıları , kaybetme - kazanma dövünümleri içinde harika bir tempo tutturan dergi , türünün en iyilerinden. Eğer bugün Teen Titans bir markaysa bunu Perez ve Wolfman ‘ a borçludur.
Comics tarihinin en büyük olaylarından biri olan , Dc tarihini temize çeken , 12 sayı sürecek olan ” Crisis On İnfinite Earth ” ile Perez artık en büyüktür. ” Crisis On İnfinite Earth ” ‘ ü anlatacağımı sanıyorsanız , açın avcunuzu ; yalayın. ” Crisis On İnfinite Earth ” o kadar geniş bir seri ki hakkında yazı yazmak çok zor. Kısaca şunu söyleyebilirim ; her köşesinde süper kahramanların cirit attığı seri , Perez ‘ güç gösterisi. 50-60 karakterin bir arada bulunduğu kalabalık sahneleri çizmekte usta olan Perez , döktürmüş resmen.
” Crisis On İnfinite Earth ” ‘den sonra yeniden başlatılan ” Wonder Woman ” ‘ ı yazıp çizmeye başlayan George Perez , bence en yetkin işlerini burda vermiştir. Çokta iyi bir yazar. 62 sayı süren altın yolculuk ile Wonder Woman , Yunan tanrıları ile daha içli dışlı olmuş , şu anda bolca kullanılan duygusal yanı zekice işlenmiştir.
Doksanlı yıllara gelindiğinde ; Marvel için bir kaç küçük proje hazırladı. 1996 yılında, Kurt Buisek ile hazırladığı The Avengers ona pek çok ödül kazandırdı. Çizim stili biraz değişmişti sanki , yaşlanmıştı haliyle adamcağız. Ama bu , O’nun duracağı anlamına gelmez. Durmadı da ! 3 yıl süren The Avengers yolculuğundan sonra en büyük hayali olan JLA/AVENGERS birleşmesine imzasını attı. Dört sayı süren mini seriyle hem Perez büyük bir hayalini gerçekleştirdi , hem de biz Superman ve Spider-Man ‘i yanyana görme zevkine eriştik. Karlı işti yani . 2000′li yıllar ile Dc Comics’e dönüş yapan , İnfinite Crisis serisine yardımcı olan Perez , yeni başlayacak olan ” The Brave and The Bold ” serisini çizecek , yanında Mark Wolfman’ la.
Bu yazı ile elde ettiğimiz kazanımları maddelersek ;
George Perez gelmiş geçmiş en büyük ustalardan.
Mark Wolfman ve Perez’in elinden çıkan ” Teen Titans ” ‘ lar okunmalı , ” Wonder Woman ” ‘lar hatim edilmeli.
Jim Lee , Ed Benes ve binimum taklitlerden kaçınılmalı , görüldükleri yerderde ; ” Senin baban kim ? Tabii ki George Perez ” deyip yüzüne tükürülmeli.
Terli terli su içilmemeli.
Kış geliyor , sıkı giyinilmeli.
Papa geldi , mümkünse evde oturulmalı. Trafik sıkışık …
George Perez’in çizimi ile Avengers
Fırat DEMİR



















