Çizgi Roman


PRIDE OF BAGHDAD – Hayvanlarin gözünden insanlarin savaşi
Kasım 19, 2006, 9:08 pm
Kategori: Comics - DC / Vertigo / Wildstorm

Dışarı çıktıklarında ilk gördükleri şey kendileri gibi patlamalar sırasında dışarı kaçmayı başarmış diğer hayvanlar oluyor, fakat bu hayvanların kimileri daha özgürlüğün tadını tam alamadan devam etmekte olan patlamaların kurbanı oluveriyor. Aslanlar nihayet hayvanat bahçesinden çıkarak sakin, boş bir araziye ulaştıklarında rahatlama fırsatı bularak özgür hayatın tadını almaya başlıyorlar. Burada karşılaştıkları bir kaplumbağa tüm yakınlarını daha önce ki savaşta insanların denize attıkları “tuhaf kara sıvılar” yüzünden kaybettiğini anlatıyor ve onları insanların olduğu yerlerden uzak durmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Aslanlar “iki ayaklıların” böylesine büyük bir yıkım ile birbirlerini neden katlettiklerine bir anlam vermeyi başaramıyorlar. Üzerlerine doğru yaklaşan ve az kalsın ezilmelerine neden olan “gürültülü ve devasa yaratıklar” tarafından huzurları bozulunca çareyi daha da ilerlemekte bulan aslanlar nihayet kendilerini eskiden insanların yaşadığı harabeye dönmüş bir yerde, savaşın yıkımına uğramış Bağdat’ın sokaklarında buluyorlar. Burada açlığa ve çevrelerindeki yıkıma karşı hayatta kalma mücadelesi veriyorlar.

pride

Gerçek olay: 2003 yılı ilkbaharında Körfez Savaşı hala sürmekte iken Amerikan bombardımanı sırasında dört aslan Bağdat Hayvanat Bahçesi’nden kaçtı. Savaşın tahrip ettiği Bağdat sokaklarında aç ve çaresiz bir şekilde dolanan aslanlar Amerikan askerleri tarafından vurularak öldürüldü.

PRIDE OF BAGHDAD
Yazar: Brian K. Vaughan
Çizer: Niko Henrichon
Yayımcı: Vertigo

Vertigo tarafından cilt olarak yayınlanan Pride of Baghdad aslında daha piyasaya çıkmadan bir klasik oldu denilirse sanırım yanılmış olunmaz. Yukarıda bahsi geçen gerçek olaydan ilham alarak son derece ilgi çekici bir konu yakalamış olmasının yanısıra Y: The Last Man ve Ex Machina’daki çalışmalarıyla bilim-kurgu yazarlığı dalında ödül kazanmış olan Brian K. Vaughan’ın bu çizgiromanın yazarı olması hemen ilginin Pride of Baghdad üzerine yoğunlaşmasına neden oldu. Niko Henrichon’un sade ama bir o kadar da etkileyici çizimleri ile hikayesi kadar görsel olarak da keyif verici bir çalışma olan bu çizgiromanın yetişkinlere yönelik kaliteli yayınlar üreten Vertigo grubundan çıkması da zaten daha yayınlanmadan öncesinden belirli bir kalite seviyesinin üstünde olacağının hemen anlaşılmasına olanak sağlamıştı. Amerikan piyasasında alışıldığı üzere aylık formatta değil de tek hikayelik bir cilt olarak basılması da bir diğer avantajı idi. Nitekim satışa çıkar çıkmaz ilk baskısının kısa sürede tükenmesi de yoğun ilginin bir ispatı oldu.

Vaughan’ın hikayesi bizleri ikisi yetişkin, biri yaşlı ve biri de genç dört aslanın Bağdat Hayvanat Bahçesi’nin kendilerine ayırılmış bölümünde günlük hayatlarını yaşadıkları yere taşıyarak başlıyor. Kimisi halinden memnun, kimisi de özgürlük hayalleri kuran aslanlar ağacın üzerindeki bir kuşun “Gözyüzü düşüyor! Gökyüzü düşüyor!” çığlıklarının ardından göğü yırtarak tepelerinden geçen savaş jetlerinin sesleri ile irkiliyorlar. Çevrelerinde anlam veremedikleri tuhaf olaylar sebebi ile bakıcılarının onları bırakıp gitmesi ve ansızın etraflarında hissettikleri yıkıcı patlamaların şokunu atlattıklarında şaşırtıcı bir şekilde onları çevreleyen duvarların parçalanmış olduğunu kavrayarak beklemedikleri bir anda gelen özgürlüğün şokunu yaşıyorlar. Dişi aslan “Özgürlük bedava alınmaz, kazanılır.” diyerek bu duruma şüphe ile bakarken erkek aslan da “Hediye atın dişine bakılmaz.” diyerek bu fırsatı kaçırmamak istiyor. Vahşi doğanın zalim koşullarında epey görüp geçirmiş yaşlı dişi aslan ise halinden memnun olduğundan dışarı çıkmak istemez iken hayvanat bahçesinde doğmuş olan genç aslan ilk defa tadacağı özgürlüğün kokusu ile heyecanlanıyor. Fakat evleri yokolduğundan isteseler de istemeseler de mecburen yeni bir yer arayışı ile dışarı çıkmaya zorlanıyorlar.

 

Brian K. Vaughan’ın hikayesi aynı beklendiği üzere pek çok gönderme barındıran savaş karşıtı bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye boyunca dünyanın en tehlikeli canlıları olan insanların yaratmış olduğu dehşetin ortasında aslanların umutsuzca mücadelelerine tanıklık edip hikayenin kahramanlarına karşı acıma ile bakarken savaşın insanı hayvanı herkesi etkileyen akıllara zarar yıkıcılığına karşı da nefret hissediyorsunuz. Hayvanları ana karakterlere dönüştürerek onların konuşturulması bazılarına en başta hikayeye “çizgifilmleri andıran çocuksu bir atmosfer” katabilir tereddütü yaşatabilir belki, ama bu durum tam aksine son derece akıllıca verilmiş bir karar, bu sayede olaylara tamamen ana karakterlerin gözünden bakarak okurların onlarla iyice özdeşleşebilmesi sağlanmış. Zaten cildin “Yetişkinlere yöneliktir” ibaresi ile satıldığını hatırlatmakta da yarar var.

Pek çok sitedeki yorumlara göre 2006′nın en iyi grafik romanı.

Özellikle finali unutulmaz sonu ile akıllara kazınacak durumda. Askerler tarafından teker teker vurulmaya başlandıklarında aslanlardan birinin onlara ateş edenlere sitem edercesine “Hayvanlar!” diye bağırdığı kare sadece tek başına bile dehşet verici.

Gerçekte hayvan hangimiz? Sadece hayatta kalmaya çalışan ve tüm vahşilikleri bununla sınırlı olan canlılar mı? Yoksa anlamsız hırsların peşinden sürüklenen ve bu amaçla yapacağı katliam ve tahribatın sınırı olmayan bizler mi?


Henüz Yorum Yok şimdiye kadar
Yorum yapın



Yorum yapın
Bağlantılar ve paragraflar otomatik olarak ayrılır, e-posta adresleri hiçbir zaman gösterilmezler, izin verilen HTML kodları: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>