Kategori: Comics - DC / Vertigo / Wildstorm
George W. Bush’un ABD başkanlığını bırakmasına artık sadece aylar kalmış iken DC Comics ona yakışan türde bir veda yapmaya karar verdi. DC Comics tarafından Bush yönetimine yoğun taşlamalar içeren bir cilt Haziran ayında satışa çıkacak. The MAD War On Bush adlı cilt ünlü mizah dergisi MAD’de George W. Bush hakkında yayınlanmış makalelerden oluşuyor. Komedyen Jimmy Kimmel tarafından yazılmış bir önsöz, The Bush Family Circus, The Iraqi War Chess Set, The George W. Bush Do-It-Your Press Conferences gibi çok sayıda yazıyı içeren cilt ayrıca iki adet MAD posteri içermekte.
Kategori: Comics - Diğer Firmalar
Dynamite Entertainment tarafından yapılan açıklama ile yaratıcı Don Chin ile yeni bir serinin yayınlarına eklenilmesi konusunda anlaşıldı. Bu serinin adı (sıkı durun) The Adolescent Radioactive Black Belt Hamsters (Ergen Radyoaktif Kara Kuşak Hamsterlar).
Don Chin tarafından yaratılıp yazılan seri daha önce Eclipse Comics tarafından yayınlanmış. Önceleri Parsonavich çizer iken sonradan yerini Sam Kieth almış.
Serinin konusu kısaca şöyle:
Chuck, Bruce, Jackie ve Clint adlı dört hamsterın maceralarına odaklanan seri ABD’nin bir uzay görevi için denek hamsterları uzaya göndermesi ile başlıyor. Tüm yaşamı tehdit eden radyoaktif bir madde dünyaya doğru yaklaşınca hamsterlar kendilerini feda ederek gemilerini radyoaktif maddenin tam merkezinde patlatırlar. Bu durum hamsterların bulunduğu enkazın Himalayalar’a düşmesine neden olur, dört hamsterın üzerleri da radyoaktif madde ile kaplanmıştır. Onları bulan Budist rahipler hamsterları eski bir kehanetin cevabı olarak görürler ve onları alarak günün birinde dünyayı kötülükten korumaları için dövüş sanatlarında eğitirler.
Hayal gücünün sınırlarını fazlası ile zorlayan bu uçuk bu hikaye Don Chin tarafından 1980′li yıllarda ortaya çıkartılmış. O dönemde çizgiromanları epey popüler olan Teenage Mutant Ninja Turtles‘ın bir parodisi olarak ortaya çıkan bu çizgiroman zamanla sıradan bir parodi olmaktan çıkarak kopyaları yarım milyon satan bir çizgiroman haline gelmiş.
Yeni serinin yaratıcı ekibi Dynamite tarafından ilerleyen haftalarda açıklanacak.
Kategori: Kitap
Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R.Tolkien’ın ölümünden 34 yıl sonra yeni bir kitabı çıkıyor. The Children of Hurin (Hurin’in Çocukları) adlı yeni cilt Tolkien’ın 1918′de yazmaya başladığı tamamlanmamış taslaklardan oluşuyor. Oğlu Christopher Tolkien babasının bu yarım kalan hikayesini tamamlamak için tam 30 yılını harcamış ve bu tamamlama işini babası tarafından kaleme alınmış notlara dayanarak yapmış.
The Children of Hurin’in İngiltere’de bir aydan kısa bir süre içinde yayınlanacağı söyleniliyor, şüphesiz çok kısa süre içinde de başka lisanlarda çevirisi yapılarak dünyanın pek çok ülkesinde satışa çıkacak.
Kitabın yayımcısı HarperCollins hikaye ile ilgili detayları sır gibi saklamakta, sadece “trajedi, kardeşlik ve kahramanlık ile ilgili epik bir macera hikayesi” olduğu belirtiliyor. J.R.R.Tolkien’ın resmi sitesinde ise şu şekilde açıklama yapılmakta:
The Children of Hurin’deki hikaye The Lord of the Rings’den çok daha önceki bir zamanda geçmekte, Orta Dünya’da Hobbitlerin dolaşmaya başlamasından bile öncesinde. Bu dönemde en büyük düşman hala düşmüş bir Vala olan Morgoth’dur ve Sauron onun sadece komutanıdır. Hurin adlı bir insanın Morgoth’un şeytani güçlerine karşı koyması ve ailesinin trajik kaderi ile oğlu Türin Turambar’ın kayıp dünya Beleriand’daki yolculuğunu anlatan romantik bir kahramanlık öyküsü.
Daha önce de Tolkien’ın çalışmalarının pek çok ilüstrasyonunu yapmış ve film uyarlamasında da sanat tasarımcısı olarak çalışmış çizer Alan Lee kitabın kapağının yanısıra kitap için 25 kara kalem skeç ve sekiz resim yapmış.
Tabii ki film stüdyoları bu esere şimdiden gözlerini dikip yakın takibe almış durumdalar. Hobbit‘in film uyarlaması tam bir krizin içine saplanmış iken The Children of Hurin ondan önce beyazperdeye doğru yol alabilir mi? Tolkien Society’nin sözcüsü Chris Crawshaw’un açıklaması şu şekilde: “Muhtemelen çok iyi bir film ortaya çıkarabilir, eğer birileri film haklarını garantiye alabilirse.”
Kuşkusuz bu kitap Tolkien’ın Orta Dünya’sı hayranlarının kaçırmamaları gereken bir eser olacak.
Kategori: Yazarlar / Çizerler
Batman çizgiromanlarındaki çalışmalarından dolayı övgü toplayan çizer Marshall Rogers’ın 57 yaşında hayata veda ettiği açıklandı.
22 Ocak 1950′de doğan Rogers çizgiroman sektöründe çalışmaya başlamadan önce Kent State Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi aldı. Çizgiromandaki ilk çalışmaları Marvel Comics’in siyah-beyaz dergilerinde oldu. 1976 yılında Detective Comics serisindeki bir ara hikayede yeralan çizimleri onun yayınlanan ilk çizgiroman çizimleri oldu.
Rogers hızla Detective Comics serisinde ana hikayelerin çizerliğine yükseldi, yazar Steve Englehart ve çinici Terry Austin ile düzenli olarak çalışmaktaydı. Bu üçlü epey övgü alan Joker Fish adlı hikayeyi birlikte yaptı ve bu hikayede mafya babası Rupert Thorne ve sevgilisi Silver St. Cloud ilk defa gözüktüler. Rogers bu seri ile eş zamanlı olarak Mister Miracle serisinde de çizerlik yaptı. Detective Comics serisindeki çizerlik çalışması bittikten sonra da sık sık Batman çizgiromanlarına geri döndü. Secret Origins adlı hikayede Kara Şövalye’nin başlangıcına yeni bir bakış açısı getirdi.
Eclipse Comics için çalışmaya başladıktan sonra Coyote, Scorpio çizgiromanları ile Detectives Inc. grafik romanında çizerlik yaptı, Cap’n Quick and A Foozle çizgiromanını yarattı.
1980′lerin ortalarında Marvel Comics’de çalışmaktaydı. Doctor Strange, G.I.Joe ve Howard the Duck serilerindeki çizimlerinin yanısıra Silver Surfer serisinin de uzun bir süre düzenli çizeri idi. 80′lerin sonlarında gazetedeki günlük Batman stripin çizerliğini yaptı.
Yakın tarihte Green Lantern: Evil’s Might adlı mini-serinin çizimlerini yaptı, ardından beş sayılık bir hikayeyi Batman: Legends of the Dark Knight serisi için çizerek bir kere daha Batman’e dönmüş oldu. 2005′te yazar Steve Englehart ve çinici Terry Austin ile yıllardan sonra yeniden biraraya gelerek 1970′li yıllarda Detective Comics serisindeki çalışmalarının devamı niteliğindeki Batman: Dark Detective adlı mini-seriyi yaptılar.
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)

İlk filmde Jackie Boy’u canlandıran Benicio Del Toro büyük olasılıkla ikinci filmde yeralamayacak, bunun sebebi de Del Toro’nun sürekli ertelenip duran başka bir filminin çekimlerinin tam da Sin City 2′nin çekimlerine denk gelen bir takvime ayarlanmış olması. Yönetmen Robert Rodriguez bu karakteri ikinci filmde Johnny Depp’in canlandırabileceğinden bahsetmiş, fakat rolün kısa olduğunu ve Depp’e daha önemli bir rol vermek istediğini de belirtmiş. Henüz Depp ile yapılmış herhangi bir anlaşma yok, fakat daha önce de aktörle çalışmış olan Rodriguez eğer isterse onu filme dahil edebileceğinden fazlası ile emin konuşmakta.
Rodriguez’in ikinci filmde yeralmasını düşündüğü bir diğer isim de eski favorilerinden Antonio Banderas. Yönetmenin Sin City’deki çalışmasına Banderas hayran kalarak ikinci filmde hangi rolde olursa olsun yeralmak istediğini belirtmiş. İkinci filme uyarlanacak grafik romanlara bakan Rodriguez ve Frank Miller şu anda hangi karakterin Banderas’a uygun olabileceğini düşünmektelermiş.
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)
23 Mart’ta gösterime giren TMNT filmi beklenildiği gibi ilk haftasonunda hemen birinci sıraya yerleşti. Film ABD’de gösterimdeki ilk üç gününde 25.4 milyon dolar hasılat elde etti. 300 ise gösterimdeki üçüncü haftasonunda 20.5 milyon dolarlık hasılat ile ikinci sıraya gerilemiş durumda. Bu durumdan en fazla kazançlı çıkan her iki filmin de yapımcısı olan Warner Bros oldu.
2007′nin ilk üç ayı geride kalırken sinema gişelerine çizgiroman uyarlamaları hakim olmuş durumda. Bu yıl Ghost Rider, 300 ve TMNT ile şu ana dek gösterime giren üç çizgiroman uyarlaması da listede birinci sırada yeraldı. Şu an itibarı ile 300 yılın en yüksek hasılatına sahip iken (162.4 milyon $) üçüncü sırada Ghost Rider (113.2 milyon $) yeralıyor, henüz yeni gösterime giren TMNT’nin de yılın en yüksek hasılatlarından birini yapması bekleniliyor.
Önümüzdeki aylarda gösterime girecek diğer çizgiroman uyarlamaları Spider-Man 3, Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer ve 30 Days of Night filmlerinin hasılat rakamlarını çok daha yukarıya çekmesi bekleniliyor.
Kategori: Comics - Diğer Firmalar
Çizgiroman ile az çok ilgileniyorsanız genel süper-kahraman konseptini bilirsiniz. Genellikle iyiliğin yanında yeralır ve kötülükle savaşırlar. Her süper-kahraman iyilik ve kötülüğü kendine göre farklı bakış açılarında görüp de farklı şekillerde mücadele etse de konseptte kimin doğru kimin yanlış tarafta olduğu daima bellidir.
Peki bu iki taraf arasındaki çizgiyi nerede çekersiniz?
Sektörün en iyi yazarlarından biri sayılan Warren Ellis “İşte bu Black Summer ve John Horus’un ikilemi.” diye açıklıyor. “Eğer kendi etiğini kendi belirleyerek kanun sisteminden dışarı adım atıp suça karşı mücadele eden bir süper-kahraman iseniz nerede durursunuz? Hepimiz suç işleyen şirketler hakkında bilgi sahibiyiz. Fakat suç çok daha üst seviyelerden de gelebilir. Eğer sizin bakış açınıza göre Amerika Birleşik Devletler Başkanı binlerce kişinin ölümüne sebep olan kanundışı bir savaşı başlatırsa bu onu adaletin ötesine mi koyar? Eğer suça karşı savaşıyorsanız politikada işlenen suçlara karşı gözünüzü kapatır mısınız?”
Haziran ayında Avatar Press tarafından yayınlanmaya başlayacak Black Summer mini-serisinin sorduğu ana soru bu. Warren Ellis tarafından yazılan hikaye onun süper-kahraman tarzında tamamen kendisi tarafından yaratılmış olan ilk çizgiromanı. Ellis tamamen kendisine ait bu çizgiromanda deyim yerinde ise kendini tamamı ile “serbest bırakmış” ve kendi eserinde bugüne kadar yapılanlardan daha farklı birşeyler ortaya çıkarmaya yöneltmiş.
Hikaye şu şekilde:
Dünyadaki en etkin süper-kahraman ekibi Seven Guns adlı ekiptir. Politik olarak bilinçli genç bilim adamlarından oluşan ekip kendi üzerlerinde süper insan gelişmeleri sağlayan deneyler yaparlar. İlk görevleri ülkenin batısındaki bir şehirde yozlaşmış polis güçlerine, suça batmış şehir yönetimine ve zorbalık yapan özel koruma şirketlerine karşı mücadele etmek olur. Bu başlangıç ile bir anda gözde bir süper-kahraman ekibi olurlar. Bu ekip yıllar boyunca devam etse de zaman geçtikçe çeşitli sebeplerden dolayı yolları ayrılır. Fakat bu yaptıkları işi yapmayı bıraktıkları anlamına gelmemektedir.
Bu ekibin bir üyesi olan John Horus herkesin gözünde sosyal adaletin bir ikonu durumundadır ve suça karşı savaşmaya kendi tarzında devam etmektedir, buna Beyaz Saray’ın halk programlarında çalışması da dahildir. O en has İyi Adam’dır.
Fakat herşey John Horus’un süper-kahraman rolünde mantıklı bir seçim olarak gördüğü birşeyi yapması ile değişir. ABD Başkanı binlerce kişinin ölümüne yol açan kanun dışı bir savaşı başlatınca Horus buna karşı çıkmak için adım atar. İlk sayının kapağından da görülebileceği üzere Horus direkt Beyaz Saray’a dalar ve kanun dışı işler yaptıklarına inandığı kişileri öldürür, bu kişiler arasında Başkan’ın kendisi de vardır.
Horus’un bu davranışı pek çok soruya neden olur: Horus bunu yapmakta haklı mıydı? Çizgiyi nerede çekersiniz? Ve sonrasına neler olur?
John Horus eski ekibi Seven Guns’dan geriye kalanları ölümcül bir tehlikenin içine atmıştır. Ekipten geriye kalanların zaten kendi sorunları vardır ve eskiden sürdürdükleri mücadele nerede ise tamamen sona ermiştir. Artık kendilerini savunacak bir durumları bile yoktur. Fakat kendilerinden haberiz gelişen bu olay yüzünden bir anda en büyük halk düşmanı konumuna düşmüşlerdir. Horus’un bu olayı gerçekleştirirken tamamı ile kendi başına davrandığını halk bilmemektedir. Horus ülkeyi bir bütün halinde tutmaya çalışırken tüm askeri gücü de geri kalan grup üyelerinin işini bitirmek için kullanır.
Black Summer çizgiromanında Ellis hikayeyi politik bir alana çekmekte. Daha önce Wildstorm’da yazmış olduğu The Authority serisi ile süper-kahraman olayında yeni bir çığır açmış olan Ellis şimdi bunu yeni eseri ile bir adım daha ileri götürmekte. İyi ile kötü arasındaki farkın anlaşılamayacağı ve herşeyin grinin tonlarında olduğu bir dünyada Ellis okruların Horus’un Başkan’ı öldürmesine farklı tepkiler vereceğini belirtmekte: “Kimileri Horus’u kötü adam olarak, kimileri ise iyi adam olarak görecektir. Bunu her iki açıdan da gösterip okurun kendi kararını kendisinin vermesini sağlayacağım.”
Bir süper-kahramanın politik statünün en üst düzeyinde olan Başkan ile mücadelesi çizgiromanlarda kısaca değinilmişti, fakat asla Ellis’in bu çizgiromanında olduğu kadar direkt ve sert işlenmemişti. Bu fikir nereden geldi?
“Çok uç bir konsept arıyordum. Genelde bu tür konularda kötüyümdür.” diye itiraf ediyor Ellis. “Süper-kahraman konsepti ile ilgili hala sorulacak çok soru var, fakat onca yıldan sonra bu soruların çoğu gizli kaldı ya da es geçildi. Ben çok basit bir soruya bakıyordum, kılık değiştirip canla başla suça karşı mücadele ederek bir anda ilgi odağı haline gelen kişilerin kalplerine yöneltilen bir soruya. Bulduğum soru bu kişilerin politik olarak etikleri üzerine idi. Çizgiyi nerede çekersiniz? Eğer siz bir filo dolusu Apache helikopterinin yıkım gücüne sahip birisi iseniz sizi onlar yönetemezler. Dürüst olmak için toplumun dışında hareket edersiniz. Öyleyse sınırı nerede çekersiniz? İnsanların nefret edip korktukları birisine dönüşmeden önce ki çizgi nerededir?”
Bu mini-serinin çizeri Juan Jose Ryp (Frank Miller’s Robocop serisinin çizeri olarak hatırlayabilirsiniz). Kendisi daha önce Ellis ile birlikte Angel Stom Future ve Wolfskin çizgiromanlarında çalışmıştı. “Ellis’in The Authority’deki çalışmasının büyük bir hayranıydım ve onunla yeni bir süper-kahraman dünyası yaratmaktan çok mutluyum. Projeye daima yeni fikirler ve yaratıcılık getirmekte, bir çizer daha ne isteyebilir?” diyor Ryp.
Toplam yedi sayı sürecek mini-seri Haziran ayında hikayeye giriş niteliğindeki #0. sayı ile başlıyor.
Çizgiromandan kapaklar ve sayfaları aşağıdaki linklere tıklayarak görebilirsiniz.
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)
Warner Bros’un Justice League filmi çekmek için yeşil ışık yaktığı duyurulur duyurulmaz film ile ilgili spekülasyonlar da internette hızla yayılmaya başlamıştı. Kısa süre önce çıkan bir başka söylenti WB’un Batman’i bu filmde ekibe dahil etmeyeceği yönünde idi.
Fakat yeni çıkan söylentilere göre durum hiç de öyle değil ve Kara Şövalye filmin önemli bir parçası olacak. WB bu filmde Superman ve Batman’in yanısıra DC evreninin en popüler kahramanlarını biraraya getirmek niyetinde, bu filmin son derece pahalı bir yapım olmasına kaçınılmaz olarak bakılıyor.

Ayrıca Christian Bale’in Batman Begins’in tanıtımı için yapılan basın toplantılarında üç filmlik bir sözleşme imzaladığı ve bu filmlerden birisinin bir tür ekip filmi olduğu yönündeki açıklaması da belirtilmekte. O zaman herkes bu filmin uzun süredir çekilmesi planlanan Batman & Superman filmi olacağını düşünmekteydi, fakat Batman & Superman projesi tamamı ile rafa kalkarak onun yerine Justice League filminin çekilmesine karar verildi.
Warner Bros’un DC uyarlaması JLA filminin Fox’un Marvel uyarlaması X-Men ve Fantastic Four filmlerine karşı atak olması bekleniliyor.
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)
Teenage Mutant Ninja Turtles filmi 23 Mart Cuma itibari ile ülkemizde de tüm dünya ile aynı günde gösterime girdi. Ninja Kaplumbağalar’ı yaklaşık 14 yıllık bir aradan sonra sinema salonlarına geri döndüren film tamamı CGI animasyonu ile yapılan ilk TMNT filmi olma özelliği taşıyor.
Yeni film ile çizgiromandaki karanlık kökenlerine geri dönen karakterler bu sefer gerek hikaye gerekse aksiyon olarak önceki üç filmden çok daha kaliteli bir film vaadetmekte (Vanilla Ice ve Ninja Rap’i unutun :D ). ABD’deki ön gösterimlerinde epey beğenilen filmin sadece çocukların değil yetişkinlerin de epey hoşuna gidecek bir tarzda olduğu ve TMNT’nin sinema serisini çok başarılı bir şekilde yenilediği söyleniliyor.
Çocukların büyük bir ilgi göstermesi beklenilen film eminiz ki ülkemizde de bir dönem bu kahramanların filmleri ve çizgi filmleri ile büyümüş olan ve artık yetişkin olan bir kuşağın daha ilgisini çekecektir. Sinema salonlarında yerimizi almadan önce söylenecek sadece tek bir söz kaldı:
COWABUNGA!!!
Ninja Kaplumbağaların yaratıcıları: Kevin Eastman ve Peter Laird
TMNT film fragmanları
TMNT filminden klipler
TMNT filminden fotoğraflar ve afişler
TMNT filminin prequel çizgiromanları
Kategori: Comics - Image / Top Cow

Image Comics’in Haziran ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.
Kategori: Comics - Diğer Firmalar

Dynamite Entertainment’ın Haziran ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.
Kategori: Sinema / TV (Çizgiroman uyarlamalari)
X-Men’in sinema macerası üçüncü film ile şimdilik noktalanmış gibi gözüküyor. Fakat bu seriden iki önemli karakterin sinema salonlarını bir kere daha ziyaret edeceği zaten uzun süredir bilinen bir gerçek.
Bu filmlerden biri Magneto olacak ve bu güçlü mutantın geçmişine yönelecek. Magneto’nun Nazi toplama kamplarında büyüyerek hayatta kalmayı başarması ve güçlerini keşfedişini gösterecek film aynı zamanda Charles Xavier ile tanışmalarını, yakın dostluklarını ve en nihayetinde de zıt kutuplarda yeralarak nasıl birbirlerine düşman haline geldiklerini anlatacak. Çok daha genç bir Magneto göreceğimiz için Ian McKellen’ın bu filmde bir kere daha Magneto’yu canlandırması beklenmiyor.
Daha yakın bir tarihte çekilip gösterime girmesi planlanan diğer film ise adamantium pençeli mutantın bu sefer solo takıldığı bir Wolverine filmi. İlk X-Men filminden önce Wolverine’in başından geçen macerayı içerecek filmde Hugh Jackman’ın bir kere daha rolünü yineleyeceği zaten kesinlik kazanmış durumda, hatta Jackman bu sefer yapımcı olarak da yeralacak.
Senaryosu hakkında çeşitli spekülasyonlar çıkan Wolverine filminde Logan’ın can düşmanı Victor Creed/Sabretooth’un da yeralması epey güçlü bir ihtimal. İlk X-Men filminde güreşçi Tyler Mane tarafından canlandırılmış olan Sabretooth’un devam bölümlerinde de gözükmesi bekleniliyordu, hatta Mane’in kontratı da bu yönde hazırlanmıştı. Fakat iki devam filminde de Sabretooth yeralmadı. Wolverine filminde yeralıp yeralmayacağına yönelik sorulara Tyler Mane şimdilik sadece “Bekleyip ne yönde gelişme olacağını göreceğiz.” yönünde cevap verse de yapımcıların Mane ile görüşme yapmak üzere oldukları söyleniliyor.
Kategori: Comics - Diğer Firmalar

Okuduğum en iyi grafik romanlardan (yani daha edebi nitelikli çizgi romanlar) biri ‘Blankets’.
Craig Thompson’ın hazırladığı, 2003 yılında cilt olarak piyasaya sürüldüğü anda büyük beğeni ve ilgiyle karşılanan, ilgilerin ödüllere dönüştüğü parlak bir ciltten bahsediyorum…
Comix ismi altında sınıflandırılmış yeraltı çizgi roman anlayışına tekrar ivme kazandıran ‘Blankets’; yazar/çizer Thompson’ın otobiyografisi gibi görünen fakat biraz kurguyla iyice çekici hale gelen, samimi ve realist tavrıyla kolayca etkilenebileceğiniz, güçlü anlatımı ile sarsan bir fotoğraf sanki gerçek hayattan. Çocukluk yılları, büyüme sancıları, ailevi sorunlar, kişisel bunalımlar, dini gelgitler, ilk aşk… Sorgulamalarla geçmiş bir hayatın çizgiye döküldüğü roman, bize de pas atıyor, düşünmemizi sağlıyor.
Sanırım Blankets’ı özel yapan herşeyden biraz bulundurması, herkesten.
21. yüzyılın en iyi işlerinden biri ‘Blankets’, ne mutlu ki bize sadece okumak düşüyor…
10/10
Gerçekçi, samimi, sarsısı…
Fırat “Suetkafa” DEMİR
Kategori: Comics - Marvel

Marvel Comics’in Haziran ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.


