Kategori: Comics - Diğer Firmalar

Dynamite Entertainment’ın Ağustos ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.

Dynamite Entertainment’ın Ağustos ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.
Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer filminin en sonuncu fragmanı yayınlandı. İzlemek için video ekranına tıklayın.
Görünüşe göre DC Comics’den sinemaya transfer olacak tek “ekip filmi” JLA olmayacak. Son haberlere göre DC filmlerini sinemaya uyarlayan Warner Bros tarafından Teen Titans filminin hazırlıklarına başlanılması için yeşil ışık yakılmış durumda. Akiva Goldsman ve Kerry Foster’ın yapımcılığını üstlenecekleri film için Mark Verheiden senaryo yazacak, Verhieden daha önce Smallville, Battlestar Galactica ve Timecop dizilerinin bazı bölümlerinin senaryolarında çalışmasının yanısıra The Mask çizgiromanının da yazarlığını üstlenmiş. Yapımcı Goldsman filmin tonunun Batman Begins ve Superman Returns ayarında olacağını belirtmiş.
Teen Titans birkaç yıldır sinemaya uyarlanmaya çalışılan bir proje. Daha önce ki senaryo çalışmaları The X-Files dizisinin yaratıcısı/yapımcısı Chris Carter’ın asistanı olan Brad Follmer tarafından yazılmış fakat herhangi bir gelişme kaydedilememiş.
DC süper-kahramanlarının genç jenerasyon karakterlerinden kurulu bir grup olan Teen Titans’ın çizgiroman serisi 1964′ten bu yana yayınlanmakta. Ekibin orjinal oluşumunda Robin, Kid Flash, Aqualad, Wonder Girl, ve Speedy yeralmaktaydı, bu karakterlerin herbiri DC dünyasının “A listesi” karakterleri olan Batman, Flash, Aquaman, Wonder Woman ve Green Arrow’un sidekickleri . 80′li yıllarda seri yeniden baştan başlatıldığında artık çocuk karakterlerden değil, üniversite çağı genç karakterlerden kurulu bir ekip halini almıştı. Sidekick olmayan yeni karakterler ekibe dahil olmuş ve Robin büyüyüp Batman’in gölgesi altından kurtularak yalnız çalışan Nightwing olmuştu.
Teen Titans sinema uyarlamasında hangi karakterlerin yeralacağı şu an için belirsiz durumda. Fakat söylentilere göre Nightwing’in film ekibinde yeralması bekleniliyor. Tabii bu da beraberinde bazı soru işaretlerini getiriyor. Eğer filmde ilk Robin olan Dick Grayson yani Nightwing yeralırsa bu durum Batman’in sinema serisini herhangi bir şekilde etkileyecek mi? İlerleyen Batman filmlerinden birinde Dick Grayson/Robin hikayeye dahil olacak olursa muhtemelen henüz Batman’in yanına yeni katıldığı daha ufak yaşlardaki hali gözükecektir, o zaman Teen Titans filmindeki hali bu hikayenin devamlılığı niteliğinde mi olacak ya da tamamen bağımsız mı olacak? Çizgiroman serisinin okurları ilerleyen aylarda yapımcıların bu konudaki açıklamalarını bekliyor olacaklardır.
Hakan BUHURCU

Daha önce tanıtımını yapmış olduğumuz World War Hulk hikayesi Haziran ayında yayınlanacak World War Hulk #1. sayı ile resmen başlıyor. Son yıllarda alışılageldiği üzere evreninde her yıl bir crossover hikaye işlemeyi adet edinmiş olan Marvel tarafından yılın crossover olayı olarak tanıtımı yapılan hikaye Hulk’un dünyaya geri döndükten sonra kendisini sürgüne gönderen tüm süper-kahramanlardan intikam alma peşine düşüşünü konu alıyor.
Yukarıda World War Hulk #1 için Michael Turner tarafından çizilmiş olan alternatif kapağı görebilirsiniz.
Hakan BUHURCU
Star Wars altı filmlik seriye 2005 yılında son noktayı koymuş olsa da George Lucas tarafından Star Wars evreninin yepyeni maceralarla yoluna devam edeceği duyurulalı epey oluyordu.
Star Wars evrenini devam ettirecek yapımlardan ilki Episode II: Attack of the Clones ve Episode III: Revenge of the Sith arası dönemi anlatacak olan 3D CGI animasyon ile hazırlanan yeni The Clone Wars animasyon serisi olacak. Yaklaşık üç yıl önce 2D animasyon ile hazırlanmış olan Clone Wars serisi süre olarak çok kısıtlı bölümlerden oluşmaktaydı. Yeni 3D animasyon serisinde ise her bölüm yaklaşık 30 dakika sürecek ve çok daha uzun bir seri olacak. Clone Wars’ın statüsünün PG-13 olacağını belirtmekte de fayda var, yani kesinlikle çocuksu bir animasyon beklemeyin (Amerikan Film Enstitüsü standartlarına göre beş Star Wars filmi PG statünde olup seriden sadece Episode III: Revenge ot the Sith filmi PG-13 statüsünde yeralmakta, bu durum da sanırız animasyon serinin epey karanlık ve sert bir tonda olacağını belirtmek için yeterli). Amerika’da 2008 sonbaharında yayınlanmaya başlayacak bu seri kuşkusuz eşine ender rastlanır büyüklükte bir ilgi çekecek. Henüz hangi kanal tarafından yayınlanacağı belli değil ama tüm kanalların bu serinin yayın haklarını elde etmek için birbirleriyle muazzam bir kapışma içine gireceklerini tahmin etmek için dahi olmaya da gerek yok.
The Clone Wars animasyon serisinin afişini ve fragmanını aşağıda görebilirsiniz:

Tv’de yayınlanacak ikinci büyük Star Wars olayı ise “live-action” olarak çekilecek tv dizisi olacak. 2009 yılında yayınlanmaya başlayacak dizi Episode III: Revenge of the Sith ile Episode IV: A New Hope filmleri arası dönemde geçerek prequel üçleme ile orjinal üçlemeyi birbirine bağlayacak. Galaktik İmparatorluk’un ilk zamanları, Asi Güçleri’nin ilk doğuşu ve iki taraf arasındaki ilk çatışmaların anlatılacağı dizide filmlerden tanıdık karakterleri görmeyi bekleyebilirsiniz. Şu anda en önemli Star Wars tv projesi olarak görülen yapım ile ilgili George Lucas ve yapımcı Rick McCallum her türlü bilgiyi saklamak konusunda şu an için kesinlikle kararlılar. Bilinen tek şey şu sıralar projenin henüz ön yapım aşamasında olduğu ve senaryoların hazırlandığı, toplam 100 bölümden oluşacağı ve her bölümün bir saat uzunluğunda olacağı. Lucas’ın bazı bölümlerde yönetmenliği üstlenebileceği, dizi ekibi için daha çok bağımsız filmlerde çalışmış yönetmenler aradığı da bir başka söylenti. İşin arkasında George Lucas’ın kurucusu ve sahibi olduğu Hollywood’un bir numaralı özel efekt firması Industrial Light & Magic (ILM) gibi bir dev olduğundan bugüne dev herhangi tv dizisinde görülmedik kalitede bir görsellik bekleyebilirsiniz.
Star Wars tv dizisinden şimdilik gün ışığına çıkan tek görüntü aşağıdaki afişte yeralan Boba Fett miğferi:
Star Wars furyası bu iki yapım ile önümüzdeki yıllarda da hiç hız kesmeden yoluna devam edecek gibi gözüküyor. Yıllar boyunca sinema tarihini işgal eden seri bu sefer tv ekranlarını işgale hazırlanıyor. Amerika’da henüz her ikisini de hangi kanalın yayınlayacağı belirsiz olan yapımların ülkemiz tv kanalları tarafından satın alınarak yayın şansı bulup bulmayacağını ise zaman gösterecek.
Mega seriler, mini seriler, maksi seriler, paralel evrenler, sivil savaşlar, kimlik krizleri, mezardan dönenler, mezara gidenler…
SI-KIL-DIM-!
80’li yıllarda gerek içerik, gerek ticari olarak en verimli çağını yaşayan Amerikan çizgi romanı ya da yaygın kullanımıyla ‘comics’; usta yazarların kalbini kırmış, yeni neslin stilist çizerlerini şımartmış bir şekilde girdi doksanlı yıllara. Jim Lee, Todd McFarlane gibi yeni yetenekler, akıl hocaları/seksenleri anlamlı kılan yazarlar olmadan, hazırladıkları dergilerle satış rekorları kırmış, sektörün cüzdanı vesilesiyle dolmuştu. İç not: Jim Lee’nin hazırladığı X-Men tam 6 milyon sattı. Fakat yanlış atılan adımlar, izlenen politika, şımarık yeni nesle fazla güvenilmesi gibi kusurlu hareketlerle bir anda yere çakıldı comics, zirveden…
Yaratıcılar arasında kutuplaşmaya gidilmesi, öyküden çok çizimlere ağırlık verilmesi gibi sebeplerle basitleşen içerik değil 6 milyon, 200 bin bile satamaz olmuştu doksanların yarısında, şu anda olduğu gibi. İyi serilerde arada kaynıyor, çizgi roman sadece meraklıları tarafından ‘okunmak’ için okunuyordu, şu anda olduğu gibi.
Satışların durulmasıyla yan ürünlere yönelen Marvel, DC gibi majör firmaların aklına eski bir oyun geldi; ‘mega crossoverlar’. Yani birkaç seride birden devam eden, firmanın çoğu dergisinde ilerleyen, sonuç olarak tek bir noktadan çıkan/aynı noktada buluşan büyük maceralar. Öyle ya; çoğu seriye yaydıkları öykü bir zincirin halkaları gibi birbirini tamamlayacak, zinciri kaçırmak istemeyenler daha önce almadıkları dergileri takip etmeye başlayacaklardı.
Ticari kaygılar sonucu doğan bu eğilim aslında sektörü daha da zayıflatıyor. Tüm serileri takip etmek istemeyenler satın almak yerine indirmeye başlıyor; anlatacakları öykülerden fedakarlık edip mega crossover’a yoğunlaşan yazarlar saçmalıyor; çıta yükseleceğine eski dinamizm bir anda kayboluyor…
Tabii bu düşüncelerim Marvel ve DC’nin umrunda değil, onlar hala paranın peşinde.
2000’li yıllarda büyük bir revizyona giren DC kaliteli serileriyle, ezeli rakibi/reklam ile işi götüren Marvel’ı geçince işler iyice çığırından çıktı.
DC’nin uzun dönemlere homojen ve başarılı bir biçimde yaydığı ‘Infinite Crisis’a, Marvel’ın karşı atağı ‘House of M’ oldu. Scarlet Witch’in dengesini kaybetmesi sonucu gerçekliği değiştirmesini konu alan, vasat içeriğine rağmen istenen ilgiye ulaşan ‘House of M’ dramatik sonu dışında pekiyi seri değildi.
Tam bitti derken mutant nüfusunun azalmasını konu alan ‘Decimation’ ve ardından ‘Civil War’ başladı…
Birkaç gereksiz seri/ayrıntı dışında çok güzel bir iş çıkaran DC, ince eleyip sık dokuduğu ‘Infinite Crisis’ ile ceplerimizi boşaltsa da yüzümüzü güldürdü.
Açık konuşmak gerekirse DC’nin milenyumda yaptıkları benim gayet hoşuma gidiyor. Yetenekli isimlere emanet ettikleri köklü karakterlerinin geçmişlerine saygı duyarak, çelişkilerden kaçınarak hazırlanmış; zekice birbirine bağlanmış olaylarıyla Marvel’a açık ara fark atıyor, her ne kadar Marvel’ın gerisine düşse de. DC Comics mitosunda önemli bir yere sahip olan paralel evrenlerin geri dönüşünü konu alan, ünlü yazar Brad Meltzer’in kaleminden çıkma ‘Identity Crisis’ ile fiziplenip, ‘Countdown to Infinite Crisis’ tek sayısıyla başlayan, dört mini seri ile genişleyen, 7 sayılık mini seri ‘Infinite Crisis‘ ile sonlanan crossover; yeni okuyuculara DC Evreni’nin alfabesini öğretirken, eski okuyuculara nostaljik anlar yaratan başarılı bir diziydi.
2006 yılında sonlanmış ‘Infinite Crisis’ ile bağlantılı, 52 sayı sürecek haftalık ‘52’ serisi şirketin düzenli sistemlerinin göstergesi. Can sıkan tek nokta ‘52’ serisinin son sayılarıyla cereyan edecek yeni mega crossover. Konusu nedir bilmiyorum. DC ser verip sır vermiyor…
Marvel’a gelirsek… Son yıllarda iyice koptum Marvel’dan. Gelmiş geçmiş en kötü baş editör Joe Quesada ile ilerleyen, DC Comics’i taklit etmekten başka bir numarası olmayan; yine de internet ve reklâmla zirvede oturan Marvel’dan tamamıyla ayrılmak için iyi bir sebep ‘Civil War’. Kötü, çok kötü…
Hükümet ve hükümete bağlı SHIELD örgütünün gelişen olaylar karşısında tüm süper kahramanların kayıt altına alınmasını istemesi ve bu fikir üzerine zıt düşen Captain America ile Iron Man arasında gerçekleşen mücadeleyi konu almaktaydı. Pek başarılı bir iş olmasa da Marvel daha uzun süre konuşulacak bir atak yaptı ve çizgi romanın ikonik karakterlerinden Captain America’yı, Civil War’ın hemen sonrasında öldürdü.
1941 yılından beri yayınlanmakta olan Captain America’nın ölümünü konu alan serinin 25. sayısını okuyabilirsiniz. Devamında ne mi olacak? Biraz beklememiz lazım…
7. sayısıyla sonlanan ‘Civil War’ ile eski sakin düzleme geçileceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hulk serisinde kapanması gereken ‘Planet Hulk’, sonucu itibariyle ufak ve gereksiz bir crossover’a dönüşecek. Civil War’ın sonrasını anlatan ‘The Initiative’, Spider-Man’i biraz daha rezil etmek için yayınlanacak dört sayılık ‘One More Day’ Marvel’ın bu yaz için hazırladığı bayat bir kumpanya paketi.
Tekrarlıyorum; sı-kıl-dım-!
Nasıl kurtulacağız peki bu hengameden?
Sorunuzu dolaylı yoldan, kendi yöntemlerimi açıklayarak cevaplamaya çalışacağım.
‘Daredevil’ gibi sınırlı sayıda Marvel, bazı gereksiz seriler dışında DC okuyorum. Gerisi ya eskilerden, ya da indie firmalardan.
90’lı yıllarda Marvel’da ünlenen ünlü çizerlerin, Marvel’ı terk ederek kurduğu ‘Image Comics’; süper starların davayı bol sıfırlı çeklere satarak büyük firmalara transfer olmasıyla yeni ve radikal bir havaya büründü. Süper fıstıklar yerine daha derin ve uç konuları işleyen; çeşitliliğiyle göz dolduran Image, başta Savage Dragon olmak üzere, oldukça iyi bir firma. Ailecek takip ediyoruz…
DC’nin alt markası, +18 etiketli Vertigo’dan çıkan ‘Fables’, ‘Y, the Last Man’, ‘American Virgin’, ‘Testament’ ve diğer seriler hem farklı/gerçekçi, hem de sürükleyici. Bir göz atın derim. Hatta gaza gelip eski Vertigo serilerini de takip edebilirsiniz; Peter Milligan’ın hazırladığı sürrealist ‘Shade, the changing man’ gibi…
‘Scott Pillgrim’ gibi Oni Press yayınları eğlenmek için bire bir.
Paranız varsa 80’lerin Marvel ve DC dizilerini toplayın.
Frank Miller, Alan Moore, Grant Morrisson gibi isimlerin eski dergilerini cilt olarak takip edebilirsiniz.
Araştırın işte, derinlerde pek çok güzel seri var, yüzeydekilerle yetinmeyin. Tembellik yapmak istiyorsanız, ben sizin için hepsini sıralarım, size sadece okumak düşer…
Fırat “Süetkafa” DEMİR
Afro Samurai; Takashi Okazaki’nin orginal adı NOU NOU HAU olan mangasından uyarlanmış bir anime. Japon Animasyon Stüdyosu GONZO’da hazırlanan 5 bölümlük serinin yönetmeni Fuminori Kizaki. Afro Samurai Anime; Japonya’da Fuji Television, Amerika’da ise SPIKE TV tarafından nerdeyse 1 yıl arayla gösterilmiş. İngilizce dublajda Samuel L. Jackson, Ron Perlman ve Kelly Hu gibi isimlerin yer aldığı Afro Samurai’ın müziklerini, Ghost Dog, Kill Bill, Blade Trinity gibi filmlerin soundtracklarına da imza atan RZA yapmış.
15 dakikalık ek görüntüleri içeren Afro Samurai’ın Unrated (Sansürsüz) DVD’si bu ay satışa sunuldu.
Konusu kısaca, Japonya’da feodal yapının hüküm sürdüğü alternatif gelecekte geçen bir intikam hikayesi olarak anlatılabilecek Afro Samurai’in resmi sitesine giriş yapabilmeniz için açılış sayfasında doğum tarihinizle ilgili bilgileri doldurmanız gerekiyor.
Animasyondan kareler
Resim 1 Resim 2 Resim 3 Resim 4 Resim 5
Bu arada DC Direct’in Unlimited Afro Samurai figürleri önümüzdeki Ekim ayında raflardaki yerini alacak.
Afro Samurai Ninja Ninja Kuma Justice
Erdem DENİZLİOĞLU
EISNER ödüllü Kyle Baker’ın, Bill Murray’in oynadığı 81 yapımı Stripes filminden beri görebileceğimiz belki de en kaçık acemi birliğini konu alan 6 sayılık Special Forces serisinin ilk sayısı, 22 Ağustos da raflarda yerini alacak. Special Forces küçük bir kasabada yaşayan otistik bir gencin askere alınması, sonrasında ise zorlu suçlular, akıl hastaları, şiddete eğilimli ateşli bir hatun ve bir adet doksanlı yıllarda amerikan ordusunun eşcinsel politikası olan “Soru sorma, anlatmayayım” tipiyle beraber temel eğitimini ve Irak’a gitmesinin hikayesini anlatıyor.
Amerikan başkanın “Ek Asker“ olarak adlandırdığı çaresizce asker toplama girişimlerinden orduya ne düşer görmek isteyenler için Kyle Baker tarafından yazılıp çizilen öykü, gerçek bir olaydan 18 yaşındaki Oregon’lu otistik bir çocuğun 2006′da orduya alınmasından esinlenilmiş…
Ercan DENİZLİOĞLU

Image Comics’in Ağustos ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.
Top Cow Productions’ın Ağustos ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.

Alan Moore‘un 80′li yıllarda ortaya çıkardığı ve yayınlandığı dönem Amerikan çizgiromanının çehresini tamamı ile değiştiren kült çizgiromanı Watchmen’in 300 filminin yönetmeni Zack Snyder tarafından sinemaya uyarlanacağına daha önce değinmiştik. Birkaç aya kadar senaryo aşaması tamamlanıp çekimleri başlanması planlanan filmin kadrosu için birbirinden ünlü isimlerin adları geçiyor. Hatta kimi kaynaklara göre üç ünlü isim filmde yeralmak için anlaşmayı imzalamışlar bile.
Bunlardan haberlerden ilki Dr. John Osterman ya da diğer adıyla Dr. Manhattan rolünü Keanu Reeves’in aldığı yönünde. Reeves’in tam bir çizgiroman tutkunu olduğu belirtilmekte. Tanrısal güçlere sahip olan Dr. Manhattan çizgiromanda en önemli ana karakterlerden biriydi.

İkinci aktör ise Adrian Veight / Ozymandias rolüne getirildiği söylenilen Jude Law. Bu durum gerçekse hiç de şaşırtıcı bir haber değil, çünkü Jude Law uzun süredir Watchmen filminde yeralmak için kampanya yapmaktaydı. Hatta Law’ın bir Watchmen dövmesi yaptırmış olduğu dahi söyleniliyor.

Üçüncü aktör ise Dan Dreiberg / Nite Owl rolünün verildiği söylenilen Patrick Wilson (Hard Candy, Little Children).

Rorschach, Comedian gibi diğer önemli ana karakterleri kimin canlandıracağına dair henüz herhangi bir haber yok. Comedian rolü için Gerard Butler’ın (300) uzun süredir adı geçmekteydi.
![]()
Bu aktörlerin rolleri aldığına dair stüdyodan henüz resmi bir açıklama yapılmamış olduğunu belirtelim.
Güncelleme: Keanu Reeves’in menejeri Erwin Stoff tarafından Club-Keanu.com adlı sitede yapılan açıklamaya göre kendisine önerilen Dr. Manhattan rolünü Reeves geri çevirdi. Aktörün rolü neden geri çevirdiğine dair herhangi bir açıklama yapılmaz iken bir çizgiroman fanatiği olan Reeves’in filmde yeralmak istememesi bazılarınca tuhaf karşılanmış durumda.
Bugüne kadar Alan Moore çizgiromanlarından sinemaya uyarlanan filmlerin tamamı ilham aldığı çizgiromandan epey uzak uyarlamalar olmuş ve bu sebepten Moore bu filmlerin jeneriklerinde adının dahi geçmesini istememişti. Bazı tahminlere göre Keanu Reeves’in rolü geri çevirmesinde yatan nedenin bu olabileceği söylenilmekte.
Hakan BUHURCU

Marvel Comics’in Ağustos ayında yayınlayacağı çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.

DC Comics, Vertigo ve Wildstorm gruplarında Ağustos ayında yayınlanacak çizgiromanların tam listesini görmek için tıklayın.
Yazar ve çizer : George Pratt. Editör: Andrew Helfer
Hans Von Hammer, “Enemy Ace,” 1990 da tekrar ortalıkta göründüğünde ilk çıkışının üzerinden artık 35 yıl geçmişti ve
bu sürede birçok dergide boy göstermişti: Our Army at War, Showcase, Star Spangled War Stories, DC Special, Men of War, Unknown Soldier (eskiden Star Spangled War), Enemy Ace Special ve o zamanlarki Enemy Ace: War in Heaven serisi. Hatta yardımcı yıldız oyuncu olarak Detective Comics 404′ün sayfalarında Batman’in yanında ve Justice League/Justice Society team-up’larında bile rol aldı. Birçok tasviri arasında ise bu kompleks Alman, Birinci Dünya Savaşının en iyi savaş pilotuna layık, en değerli yorum muhtemelen Enemy Ace: War Idyll grafik romanında.
Son günlerinde sanatoryumdaki Von Hammer genç bir gazeteciyle roportaj yaparken, televizyonda Vietnam savaşındaki şiddet sahnelerini gösteren görüntüler yayınlanmaktadır. Gazeteci ,askere sorar “Buna inandınız mı ? Sizin savaşınıza ?”. Von Hammer cevaplar “Onurlu olmaya inandım“.
Von Hammer, gazeteciye bir yılbaşında uçağıyla düşman hatlarının gerisine düşmesinin hikayesini anlatır ve gazeteci de kendi Vietnam hikayesini anlatır. Paylaşılan savaşın anıları aradaki 50 yıllın üstesinden gelir. Daha sonra, güzel bir sabahın ortasında Von Hammer kendi ölüm rüyasını anlatır ve ardından huzurlu bir şekilde ölür.
İncelikle çizilmiş görkemli hava çarpışmaları, Avrupa’daki siperlerin ve Vietnam’daki tünellerin içindeki savaşın sinirleri harap eden, hüzünlü hikayeleri ve aslında kendi içinde savaşan iki adamla birlikte akıldan çıkmayan bu savaş-karşıtı hikaye, belki de tasavvur edilen en sıradaşı savaş öykülerinden biri…
Ercan DENİZLİOĞLU
The Dark Knight filminde Aaron Echart tarafından canlandırılan Harvey Dent’in kampanya afişinin yayınlandığını daha önce belirtmiştik.
Şimdi yeni bir tanıtım sitesi aktif durumda ve bu sitede de aynı kampanya afişi olmasına karşın Joker tarafından hacklenmiş durumda. Fakat işin en ilgi çekici tarafı Harvey Dent afişinin yokolarak yerine Joker fotoğrafının belirmesi.
Bu fotoğrafın filmde Health Ledger tarafından canlandırılacak olan Joker’in ilk resmi görüntüsü olup olmadığı nette fotoğrafı gören tüm hayranları ikiye bölmüş durumda. Daha önce de nette çeşitli sahte Joker fotoğrafları belirmiş olduğu için gene bu şekilde çıkması ihtimali var ve Warner Bros’dan henüz bu yeni siteye ve fotoğrafa dair bir açıklama da gelmedi.
Fotoğraftaki aşırı gotik ve ürkütücü portre Ledger’ın yeni filmde Joker’in çok daha gerçekçi görünen, karanlık ve sert bir karakter olacağına dair daha önce ki açıklamalarına uymakta. Fakat fotoğrafın gerçekliğine dair resmi bir açıklama yapılana kadar beklemek gerekiyor.
Güncelleme: Fotoğrafın The Dark Knight filminden Joker’in ilk resmi fotoğrafı olduğu onaylandı. Netteki yorumlara bakılacak olursa fotoğraf hayranları ikiye bölmüş durumda. Kimisi Joker’in görünümünün fazla değişmesini ve bu görünümün fazla uç noktada olmasını eleştirmekte. Joker’in komik bir karakter değil, ürkütücü psikopat bir seri katil olduğunu ileri sürüp de bu görünümün de karakterin havasına çok daha uygun olduğunu düşünenler ise şu an çoğunlukta gözüküyor.
Güncelleme: Joker’in fotoğrafı görülen site kalkmış durumda, siteye girdiğinizde kırmızı harflerle “Page Not Found” (Sayfa Bulunamıyor) yazısıyla karşılaşıyorsunuz. Fakat eğer siyah sayfada mouse’unuza tıklayıp sürüklerseniz çok sayıda “HA HA HA” ile karşılaşacaksınız. Arada oraya ait gözükmeyen başka harflerde var, bunları sırasıyla birleştirdiğinizde “See you in December” (Aralık’ta görüşürüz) yazısı oluşuyor. Warner Bros tarafından dün itibariyle SeeYouinDecember.com sitesi de satın alınmış durumda.
Güncelleme: Joker’in net olmasa da az çok görülebildiği bulanık bir fonun ardındaki görüntüsü yayınlandı.
Hakan BUHURCU

1977′de başlayan ve 70 sonu - 80 başı döneminde yayınlanan The Incredible Hulk tv dizisi ve bu diziden türeyen birkaç tv filmi kendi çapında bir tv kültü olmuş ve zamanında ülkemiz kanallarında da yayınlanmıştı. Düşük bütçeli dizide Hulk’u vücutçu Lou Ferrigno canlandırmış ve yeşil makyaj içindeki bu rolü ile epey ünlenmişti.
2003 yılında gösterime giren Ang Lee’nin çektiği Hulk filminde Stan Lee ile birlikte ufak bir rolde gözüken Ferrigno yeni çekilecek The Incredible filminde de gene gözükecek. Ferrigno bu sefer filmde daha önemli bir rolde gözükeceğini açıklamış.
Hakan BUHURCU