Çizgi Roman


Gerçek Kavalier ve Clay’ler
Temmuz 19, 2007, 12:36 am
Kategori: Kitap, Yazarlar / Çizerler, Çizgiroman

Kavalier & Clay ‘in hikayesi çizgiromanların Altın Çağına dayandığı için, romanın iki kahramanında aslında gerçek hayattaki birkaç gerçek çizgiroman yaratıcısından esinlenilmiş olmasına şaşırmamalı. İşte onlardan bazıları.

Jerry  Siegel  ve Joseph Shuster

 

Kavalier ve Clay’in özü Superman’in iki yaratıcısında bulunabilir. İki yahudi karakterlerini yarattıklarında son derece gençtiler (sırasıyla 17 ve 19). Başlangıçta kimse fikirlerini istemedi, ama sonunda onlar National Publics’i karakterlerinin hikayesini basması için ikna edebildiler. Amerika İkinci Dünya Savaşına girdiğinde Superman deniz aşırı Nazilerle savaşan bir kahraman haline geldi. Ne yazık ki, her ikside tıpkı Kavalier ve Clay gibi satışlardan hak ettikleri payı alamadılar ve ondan sonraki birkaç on yıl boyunca da kimse onların farkına bile varmadı.

Chabon 2000 sonbaharında Failbetter.com da yaptığı röportajında ” Ama göründüğü kadarıyla DC Comics’in, Superman’in yaratıcları Jerry Siegel ve Joe Shuster’dan karakterin haklarına 100 dolara nasıl aldıkları hakkında okumam bu kitap için ilham kaynağı oldu” diyor ve ekliyor “Aslında bu kitabın tabi ki ana teması değil, çılgın hayalgücü, ortaklık, popüler kültür ve yankılanan ticari başarısızlığın kombinasyonu başlama nedenlerim oldu.”

Ekim 2000 de Powells.com’da ise “Superman ve yalnızlık kalesi üzerine de düşünüyordum,” diyor ” Bu Superman hikayesini ve hikayein temelini oluşturan unsurlarından biriydi, başka bir gezegenden gelmek ve ailesini ve bütün dünyasını yok olurken arkasında bırakmak..başka bir dünyaya geliyor ve kendini yendien yartmak tanımlamak zorunda.Bu ben herhangi birşeye çözüm bulabilmek için gerçekten zorlanan biri olsam bile, bu şekilde olması düşününce bana çok doğal geldi.”

Joe Simon ve Jack Kirby

Her iki yaratıcıda çalıştıkları onlarca yıl boyunca birçok karakter yaratmış olsalarda, Chabon onların Captain America’daki işlerinden ilham aldı. Her ikiside yahudiydiler ve deniz aşırı haberler onları perişan ediyordu. Onlar Captain America’yı Amerika savaşa girmeden aylar önce yaratmışlardı. Steve Roger adında sarışın zayıf bir çocuk, özel gizli bir serumla mükemmel askere dönüşüyor ve deniz ötesine gönderilen Captain America doğrudan Mihver Güçleriyle savaşmaya başlıyor. Captain America ve Chabon’un kitabında yer alan Amazing Midget Radio Comics’in kapağı oldukça birbirine benzer her ikisinde de kahramanlarımız Captain America ve Escapist , Hitler’i yumruklar :)

“Çizgiromanlar Amerika dan önce savaşa girdi,” diyor Chabon Ekim 2001 de Commonwealth Club of California’da “Sanırm Mayıs 1941 den beri Captain America dövüşüyordu ve o zamanlar hiçbirşey  Superman’e denk bir düşman değildi. Onun en büyük düşmanı kryptonite’i ,Hitler’di. Bu karakterler yaratılma sebeplerini yerine getirdiler kötücül Japonlarla dövüştüler onları şeytani olarak betimlediler. O dönemin çizgiroman kapaklarında u-botları yumrukluyor, uçaksavar namlularını birbirlerine bağlıyorlardı. Savaşın ilk birkaç yılı iyi gitmiyordu ve müttefiklerin kazanamaması gibi bir ihtimal kuvvetli görünüyordu. Bunun doğurduğu ve çok şiddetli bir şekilde insanları etkisi altına alan zafer kazanma isteği ise çizgiroman sayfalarında son derece şovenist,ırkçı ve saldırgan bir şekilde kendini gösteriyordu.”

Chabon, Kavalier & Clay ‘in içinde yazarın notu bölümünde Kirby’nin bahsedilmeyen katkısını kabul ediyor. “En sonunda, kabul etmeliyim ki bu  ve yazdığım herşeyde merhum -The king of comics- Jack Kirby’e derin bir borcum var.”

27 Ağustos 2003 de New York Times’da basılan bir makalede ise bu konuda daha da ileri gidiyor ve Kirby için “O anlattıkları için çok küçük görünen çizgiroman panelleri yapardı.” diyor. “Ona dair o zamanlar çok sevdiğim ve hala hayran kaldığım özelliği, onun üzerinde çalıştığı çizgiroman ne olursa olsun bitmek tükenmek bilmeyen hayalgücü. Bütün kariyeri boyunca hep bir hikayeyi 15 yeni fikirle doldurup ,bir sonraki sayıda yine yeni 15  fikirle gelebilirdi.”

Ve sözlerine Joe Kavalier’in çizdiği ayrıntılı savaş tasviri sahneleri yada Kirby’nin daha sonra Kavalier gibi bir kaçış ustası olan Mister Miracle gibi doğrudan benzerliklerle devam ediyor ve daha sonra tarihin bu döneminde bütün Marvel ve Dc evrenin Kirby’nin konseptlerinden kök bulup temel almalarının rastlantı olmadığnı düşündüğünü de ekliyor sözlerine yine.

“Kirby’nin fikirleri her iki yayınevinde de işe yaradı,” diyor “çünkü Kirby sinema hayranıydı ve çizgiromanları her zaman bazen göze çarpmayan bazen çok açık bir şekilde sevdiği filmlerden birşeyleri ödünç alıyordu.Her zaman Warner Bros, John Garfield,George Raft,James Cagney’in gangster argosu dergilerinde yer alırdı. Ayrıca tekrar tekrar kullanmaktan çekinmediği bir unsurda Universal’ın korku filmlerinin karakteristiğiydi.Filmlerin onun ve eserlerinin üzerindeki etkisinin oldukça fazla olduğunu söyleyebilirsiniz.  ”

Will Eisner

Belkide gelmiş geçmiş en iyi çizgiromancı, suçla savaşmak için kendine sahte bir ölüm düzenleyen dedektif Danny Colt: The Spirit’in yaratıcısı Will Eisner. Eisner ortamı sanat için uygun hale getirdiğinde kendini birçok çizgiromancıdan da ayırmış oldu.O hikayelerini karalere bölünmüş panellere hapsetmedi, karakterleri ve onların sesleri karelerin panellerin dışında “asılı” kalırdı. Eisner 1978′de “A Contract with God” la garfik romanın babası haline geldi. Kavalier içinse Eisner’ın tarzı, Yurttaş Kane’i izledikten sonra esin kaynağı haline geliyor.

“Kavalier hakkında söyleyebileceğim tek şey onu, gerçek bir yaratıcı olan Will Eisner’ın çizgiromanların araç olarakta kullanılabilceğine inanan şaşırtıcı, inanılmaz inancıyla resmetmiş olmam,” diye açıklıyor Chabon Kasım 2002 de The Onion A.V. Club’a. “ Bu o zamanlar nadir bir bakış açısıydı. Aslına bakarsanız bence Eisner zaten en başından, hiçbir sanat otoritesinin tanımadığı, çöp olarak görünen bir sanat tarzı olmadığı düşünülen çizgiromanı gerçek sanat için potansiyeli olan bir materyal olarak görmesiyle eşsizdi.Ve o bunu sıradışı bir şekilde daha  işin en başındayken gördü. Benimde bu persvektifi alıp Joe kavalier vermemde yaptığım en doğrudan alıntı oldu sanırım.”

“Kavalier ve Eisner’in çizgiromanları bir sanat biçimi olarak gören yegane görüşleride onları meslektaşları arasında oldukça sıradışı yapıyor galiba,” diye anlatıyor Ekim 2000 de Powells.com’a Chabon. “ama kitabımda diğerlerinin arasında Eisner’ın her ikisinede sahip olduğu özellikler -çok başarılı bir öykücü ve önde gelen çok yetenekli bir çizer olmak- iki ayrı vucutta kişilik buluyor. The Spirit’i yaratan bu adam çizgiromanları en başından bir sanat olarak gördü ve o zamanlar meslektaşlarının takındığı yaptıkları işten vicdan azabı duyan , özür dileyen yada -ya, evet, üzgünüm çizgiroman çiziyorum- tutumunu asla takınmadı.”

Chabon’un Publishers  Weekly’de Ağustos 2000 de geçen bir röportajında ise Eisner konusu Chabon’un golem ve süper kahramanlar arasındaki bağlantıyı teyit etmesine yaradı. ” Bu periyotta Eisner çok geniş bir persvektife sahipti ama bu yalnızca onun yazar ve çizer olmasından değil, aynı zamanda bir iş adamı da olmasından kaynaklanıyordu - onun zamanında yarattığı karakterin haklarını elinde tutucak kadar kurnaz olan tek adamdı.” Bu noktada makalede Chabon’a 30′lar ve 40′larda çalışan birçok genç adamın niye yahudi olduğu sorulduğunda ise ilk önce sanırım standart bir cevap veriyor  “Fırsat oradaydı. Eğer o zamanlar sanatçı olmak isteyen genç bir yahudi çocuksanız bunun daha saygın formları olarak görülen radyo reklamcılığı, reklamcılık, illustrasyonculuk gibi alanlar size kapalıyıdı… çizgiromanlar hariç.”

Ama Chabon daha sonra kısa bir süre duraksıyor ve ekliyor ” ama bence bu yahudi hikaye anlatma geleneğiyle ilgili birşey, hayali bir şampiyon olan golem’in birden ortaya çıkıp, eziyet çeken baskı gören insanlara karşı yapılan bütün yanlışları düzeltmesiyle örneklenebilir ve bu beni tamamen şaşkına çeviren bir bakış açısı çünkü daha 70-80 sayfa yazmama rağmen hikayenin içine şimdiden golem’i koydum. Golem le süperkahramanlar arasında bir ilişkinin olucağını önceden sezebiliyordum ve benim için, bir öncü olan Eisner’ın aynı düşünceleri açık bir şekilde ifade etmiş olduğunu öğrenmek sihirli bir andı.”

Jim Steranko

Steranko, Kavalier’in yaratılmasında neredeyse doğrudan etkili olmuş. 60′larda Steranko, Nick Fury:Agent of S.H.I.E.L.D. de çalışırken olağanüstü bir başarı gösterdi ama bundan çok önce, o bir kaçış ustasıydı. Daha da hoş bir ayrıntı ise onun kaçış ustası olarak geçirdiği zamanın Kirby’e Mister Miracle karakterini yaratırken esin kaynağı olmuş olması.

Chabon daha sonraları Wizard 122. sayıda yer alan bir mektup cevabında Kavalier ve Steranko üzerine yorum yaptı. “Steranko’nun kaçış ustası olarak kariyeriyle ilgili yazıyı okuduğumda karakterim Joe Kavalier’i Nazi işgali altındaki Prag’dan nasıl çıkarabilrim sorusuyla boğuşuyordum ve bu şekilde hem Kavalier hem de Escapist, Kirby’nin  Mister Miracle’ıyla aynı esin kaynağını paylaştılar.”

Gerçek ve kurgusal sanatçılar arasındaki buluşma ise Chabon ve Steranko’nun Aralık 2000′de Lee’s Comics adlı çizgiroman dükkanında buluşmlarıyla gerçekleşmiş.Wellred Press’e göre Chabon “Kavalier & Clay’i , Steranko’nun History of Comics (Steranko 69′da Supergraphics adlı kendini şirketini kurdu ve Amerikan çizgiroman endüstrisinin tarihini anlatmayı planladığı tabloit boyutlu bir cilt serisi olarak History of Comics’i yayınladı, ne yazık ki ilk iki ciltten sonrasının devamı gelmedi) ‘i olmadan yazamazdım. Bu bir tarih değeri.” açıklamasını yapmış ve eklemiş ” Bu benim ilk defa 1970′lerde okuduğumda çizgiromanların tarihini keşfetmemi sağlamıştı ve Steranko’nun çalışmaları neredeyse aklımı yerinden oynatıcaktı. Ekim 1995 Comic Book Marketplace sayısında Steranko’nun kaçış ustası olarak gösterileri hakkında ayrıntılı bir röportaj vardı. O röportajı okuyana kadar bu söylentiyi daha önce de duymuştum ama asla ciddiye almamıştım.”

Steranko, Kavalier’in temellerini şekillendirmiş olsa da Chabon’un kendi sitesinde Steranko bölümünde yazanlara göre onun gerçek kaçışı asla kitapta yer almamış. “Ekim 1964 Steranko’nun, uluslarası bir dergi olan The Conjuror’s Magazine Genii’ de Houdini’ye adadığı bulduğu yeni bir numara yer alıyordu ve bu kaçış sanatının ayrıntılarını şaşılacak bir şekilde cömertçe bir şekilde açıklıyordu. Benim ebedi kederim, bu olağanüstü sayıdan haberim olduğunda artık The Amazing Adventures of Kavalier & Clay ‘i yazarken yardımcı olması için çok geç olmasıydı,”

“Bunu Joe Kavalier’in hayalgücünü nasıl daha da keyif verici hale getirebileceğini biliyorum” demiş.

Charles Biro

Kavalier ve Clay kitabında Amazing Midget Radio Comics 1. sayı için tavanarasında biraraya gelen bir sürü yazar ve çizerin olduğu bölümü hatırlıyor musunuz? Eh, bu gerçekten oldu!

1941′de Charles Biro gerçekten zor durumdaydı. Daredevil Battles Hitler muazzam satmıştı ve devamı kaçınılmaz görünüyordu. Biro’nun Lev Gleason’s Comic House daki editörü 64 sayfalık Daredevil 2′yi hazırlaması için sadece bir haftasonu vermişti.Limitlerini bilen Biro, teslim tarihine kadar dergiyi yetiştirebilmek için yanında Jerry Robinson, Bernie Klein, Mort Meskin, George Roussos ve diğerlerini de yanına aldı. Ama onlar o haftasonu sadece Altın Çağın Daredevil’ının hikayesini değil, aynı zamanda “London” ve “Blackout” un ilk göründükleri ve onların kendi hikayelerini de yazdılar.

“Bir dönemi kendine esir eden bir haftasonuydu,” diye yazıyor The Men of Tomorrow: Geeks, Gangesters and the Birth of the Comic Book’un yazarı Gerald Jones. ” Ticaret ,talih ve gençlik daha önce bir araya bu kadar kusursuzca geldiğinde Amerikanlığı bu kadar solgun bir an yaratmamışlardı ve bu işe yaradı da. Oh, o hafta yaptıkları tam bir curcunaydı. Ama renkli,gürlütücü ve döğüşen kahramanlarla doluydu. Her yerde hızın ve görülmemiş bir güzelliğin ortaya çıktığı anların tohumları vardı- muhteşem çizgiler, yaşayan figürler, neredeyse kazara olabilecek bir kompozisyon- kalitesi değil miktarı için tüketilen bir kültürde, aslında kalp kırıc ve bir o kadar da özgrüleştiriciydi.”

Joe Cavalieri

Chabon’un bunu kasıtlı olarak yaptığını sanmıyorum, ama komik bir tesadüftür ki Superman eski editörüde Chabon’un edebi kahramanıyla aynı adı taşıyor. :)

 

Ercan DENİZLİOĞLU



Haziran ayi ABD satiş rakamlari
Temmuz 14, 2007, 10:15 am
Kategori: Çizgiroman

Harizan ayında Amerikan çizgiroman sektöründeki satış rakamları yayınlandı. Haziran ayında Marvel önceki aya göre DC ile arasını daha da açtı. Marvel’ın piyasa payı %48.42 olarak açıklanırken DC ise %28.57′de kaldı. Dolar bazında da Marvel’ın oranı %43.62 iken DC’nin oranı %27.07. Dark Horse Comics piyasa payında %6.73, dolar bazında da %4.80 rakamları ile üçüncü sırada yeralırken Image Comics de piyasa payında %4.42, dolar bazında %4.79 ile dördüncü sırada yeraldı.

Haziran ayının en çok satan cildi DC’nin Vertigo grubundan çıkan Fables (Vol. 9: Son of Empire) olurken ikinci sıradaki cilt ise Marvel’a ait Planet Hulk Hardcover oldu.

Haziran ayında en çok satan ilk on çizgiroman şunlar:

World War Hulk #1

1. World War Hulk #1 (Marvel)
2. New Avengers #31 (Marvel)
3. X-Men #200 (Marvel)
4. Fallen Son: The Death of Captain America - Spider-Man (Marvel)
5. Dark Tower: Gunslinger Born #5 (Marvel)
6. Justice League of America #10 (DC)
7. Justice #12 (DC)
8. Amazing Spider-Man #541 (Marvel)
9. Incredible Hulk #107 (Marvel)
10. Buffy the Vampire Slayer #4 (Dark Horse)

Tüm firmaların Haziran 2007 piyasa dağılımlarını ve en çok satan ilk 100 çizgiromanı içeren detaylı listeleri görmek için tıklayın.



İlginç bir dava
Haziran 22, 2007, 11:23 am
Kategori: Çizgiroman

ABD mahkemeleri 13 Ağustos’da ilginç bir davanın başlamasına hazırlanıyor.

Gordon Lee 

Herşey Georgia’da çizgiroman bayiiliği yapan Gordon Lee’nin 2004 yılının Halloween bayramında çocuklara bedava çizgiroman hediye etmesi ile başlamış. Lee’nin hediye ettiği çizgiromanlar arasında The Salon adlı grafik romanda bulunmakta. 20. yüzyılın sanat ikonlarından Georger Braque ve Pablo Picasso arasındaki buluşmayı içeren grafik romanda Picasso’nun çıplak bir çizimi yeralıyor. Bu çizim erotik ya da pornografik herhangi bir unsur içermeyen zararsız bir çizimden ibaret olmasına karşın küçük yaşta bir çocuğun eline verildiği gerekçesiyle bölge savcıları tarafından Lee aleyhine açılan beş suçlama ve iki ağır ceza davası ile sonuçlanmış.

Comic Book Legal Defense Fund

Gordon Lee’nin savunmasını üstlenen Comic Book Legal Defense Fund (kısaca CBLDF, Çizgiroman Yasal Savunma Fonu) tarafından bu suçlamaların çoğu düşürülmüş olmasına rağmen ikisi hala devam etmekte, bu suçlamaların herbiri bir yıla kadar varan hapis cezası ve 1000 $’a kadar varan tazminat cezaları içeriyor.

Üç yıldan beri devam eden Gordon Lee davasının 13 Ağustos’da başlayacak mahkeme tarafından son kararına varması bekleniliyor. 20.000 $’a kadar çıkması beklenilen mahkeme masraflarının karşılanması için CBLDF çizgiroman okurlarından bağış toplamaya başlamış durumda.

Çizgiromanda özgür ifadeye karşı çıkış olarak görülen ve çizgiroman okurlarının büyük tepki gösterdikleri davanın nasıl sonuçlanacağı merak konusu.

Hakan BUHURCU



Mayis ayi ABD satiş rakamlari
Haziran 15, 2007, 7:42 pm
Kategori: Çizgiroman

Mayıs ayında Amerikan çizgiroman sektöründeki satış rakamları yayınlandı. Alışılageldik bir sonuçla Amerikan çizgiroman sektörünün en büyük iki firması Marvel ve DC gene ilk iki sırada yeraldı. Marvel’ın ezici üstünlüğü ile sonuçlanan Mayıs ayında sektörde birinci sıradaki Marvel’ın piyasa payı %46.6 olurken ikinci sıradaki DC’nin payı ise %30.8 olarak belirlendi. Mayıs ayında dolar bazında da Marvel piyasanın %42.8′ine hakim olurken DC elde ettiği %27.6 ile en büyük rakibinin epey gerisinde kaldı. En çok satan 10 çizgiromanın 8′i Marvel’a, 2’si DC’ye ait.

Mayıs ayında 24 çizgiroman 100.000 barajını geçmeyi başardı.

Mayıs ayında en çok satan ilk 10 çizgiroman şunlar:

Fallen Son - The Death of Captain America - Captain America 

1. Fallen Son: The Death of Captain America - Captain America (Marvel)
2. Dark Tower: Gunslinger Born #4 (Marvel)
3. Justice League of America #9 (DC)
4. Captain America #26 (Marvel)
5. New Avengers #30 (Marvel)
6. Astonishing X-Men #21 (Marvel)
7. Amazing Spider-Man #540 (Marvel)
8. Mighty Avengers #3 (Marvel)
9. All Star Batman & Robin: The Boy Wonder #5 (DC)
10. World War Hulk Prologue: Worldbreaker (Marvel)

Tüm firmaların Mayıs 2007 piyasa dağılımlarını ve en çok satan ilk 100 çizgiromanı içeren detaylı listeleri görmek için tıklayın.



Harvey Ödülleri Adaylari açiklandi!
Haziran 4, 2007, 8:29 pm
Kategori: Çizgiroman

Harvey Awards Harvey Awards

Önemli çizgiroman ödüllerinden biri olan 2007 Harvey Awards adayları açıklandı. Kazananlar 8 Eylül 2007′de Baltimore’da düzenlenecek comic-con’da açıklanacak.

Harvey Ödülleri resmi sitesine gitmek ve detaylı bilgi almak için tıklayın.

Baltimore Comc-Con hakkında bilgi almak için tıklayın.

Listedeki adayları daha önce haberini geçtiğimiz 2007 yılının Will Eisner Comic Industry Awards aday listesi ile kıyaslamak için tıklayın.

İşte 2007 Harvey Awards adayları:

En İyi Yazar
Ed Brubaker - DAREDEVIL (Marvel Comics)
Grant Morrison - ALL-STAR SUPERMAN (DC Comics)
Steve Murphy - UMBRA (Image Comics)
Don Rosa - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)
William Van Horn - WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)
Brian K. Vaughn - Y: THE LAST MAN (DC/Vertigo)

En İyi Çizer
Brian Fies - MOM’S CANCER (Abrams)
Renee French - THE TICKING (Top Shelf)
Stuart Immonen - NEXTWAVE: AGENTS OF HATE (Marvel Comics)
Frank Quitely - ALL-STAR SUPERMAN (DC Comics)
Don Rosa - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)
William Van Horn - WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)

En İyi Karikatürist
Jaime Hernandez - LOVE & ROCKETS (Fantagraphics)
Kevin Huizenga - CURSES (Drawn & Quarterly)
Bryan Lee O’Malley - SCOTT PILGRIM & THE INFINITE SADNESS (Oni Press)
Don Piraro - BIZARRO (King Features Syndicate)
Don Rosa - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)
William Van Horn - WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)

En İyi Yazı Yazımı
Jon Babcock - UNCLE SCROOGE (Gemstone Comics)
Chris Eliopoulos - FRANKLIN RICHARDS (Marvel Comics)
Hope Larson - GRAY HORSES (Oni Press)
Troy Peteri - NECROMANCER (Marvel Comics)
Stan Sakai - USAGI YOJIMBO (Dark Horse Comics)
Willie Schubert - WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)

En İyi Çinici
Jaime Hernandez - LOVE & ROCKETS (Fantagraphics)
Ryan Kelly - LOCAL (Oni Press)
Steve Leialoha - FABLES (DC/Vertigo)
Danny Miki - ETERNALS (Marvel Comics)
Joe Weems - HUNTER-KILLER (Top Cow / Image)

En İyi Renklendirme
Susan Daigle-Leach - WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)
Steve Firchow - HUNTER-KILLER (Top Cow / Image)
Jamison Services - WILL EISNER’S THE SPIRIT, VOLUME 19 (DC Comics)
Lark Pien - AMERICAN BORN CHINESE (First Second)
Scott Rockwell - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)

En İyi Kapak Çizeri
John Cassaday - ASTONISHING X-MEN (Marvel Comics)
James Jean - FABLES (DC/Vertigo)
J.G. Jones - 52 (DC Comics)
Don Rosa - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)
Marc Silvestri - HUNTER-KILLER (Top Cow / Image)

En İyi Yeni Yetenek
Lilli Carré - TALES OF WOODSMAN PETE (Top Shelf)
Brian Fies - MOM’S CANCER (Abrams)
Alexa Kitchen - DRAWING COMICS IS EASY! (EXCEPT WHEN IT’S HARD) (DKP)
Matthew Loux - SIDESCROLLERS (Oni Press)
Stjepan Sejic - WITCHBLADE (Top Cow / Image)

En İyi Yeni Seri
CIVIL WAR (Marvel Comics)
52 (DC Comics)
NECROMANCER (Top Cow / Image)
THE SPIRIT (DC Comics)
WASTELAND (Oni Press)

En İyi Devam Eden ya da Kısa Seri
DAREDEVIL (Marvel Comics)
LOCAL (Oni Press)
THE SPIRIT (DC Comics)
UMBRA (Image Comics)
WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)

Yayınlanan En İyi Strip ya da Panel
ANTIQUES: THE COMIC STRIP - J.C. Vaughn, Brendan Fraim & Brian Fraim (Hero Initiative)
DOONESBURY - Garry Trudeau (Universal Press Syndicate)
THE K CHRONICLES - Keith Knight (United Comics / Salon.com)
MAAKIES - Tony Millionaire (Self-syndicated)
MUTTS - Patrick McDonnell (King Features Syndicate)

En İyi Antoloji
THE BEST AMERICAN COMICS (Houghton Mifflin)
FLIGHT, VOL. 3 (Ballantine Books)
HOTWIRE COMIX AND CAPERS (Fantagraphics)
MOME (Fantagraphics)
WALT DISNEY COMICS & STORIES (Gemstone Publishing)

Yakın Zamanda Yayınlanan En İyi Grafik Albüm
ABSOLUTE NEW FRONTIER (DC)
CASTLE WAITING (Fantagraphics)
THE EC ARCHIVES: WEIRD SCIENCE (Gemstone Publishing)
GHOST OF HOPPERS (Fantagraphics)
POLLY & THE PIRATES (Oni Press)

En İyi Tek Sayı ya da Tek Sayılık Hikaye
CIVIL WAR # 1 (Marvel Comics)
FUN HOME : A FAMILY TRAGICOMIC (Houghton Mifflin)
GANGES # 1 (Fantagraphics)
MOM’S CANCER (Abrams)
PRIDE OF BAGHDAD (DC/Vertigo)
SCHIZO #4 (Fantagraphics)
SOLO #11 (DC Comics)

Amerika’da Yayınlanan En İyi Yabancı Materyal
ABANDON THE OLD IN TOKYO - Yoshihiro Tatsumi (Drawn and Quarterly)
KAMPUNG BOY - Lat (First Second)
KLEZMER: BOOK ONE: TALES OF THE WILD EAST - Joann Sfar (First Second)
MOOMIN - Tove Jansson (Drawn and Quarterly)
ODE TO KIRIHITO - Osamu Tezuka (Vertical)

En İyi Online Çizgiroman Çalışması
AMERICAN ELF - James Kochalka   americanelf.com
THE CHELATION KID - Robert Tinnell & Craig A. Taillefer   thechelationkid.com
GIRL GENIUS - Phil & Kaja Foglio   www.girlgeniusonline.com
PERRY BIBLE FELLOWSHIP - Nicholas Gurewitch   www.thepbf.com
PVP - Scott Kurtz   www.pvponline.com

Mükemmel Sunumda Özel Ödül
THE ABSOLUTE SANDMAN (DC Comics)
CARTOON AMERICA : COMIC ART IN THE LIBRARY OF CONGRESS (Abrams)
THE EC ARCHIVES: WEIRD SCIENCE and SHOCK SUSPENSTORIES (Gemstone Publishing)
THE LIFE AND TIMES OF SCROOGE MCDUCK COMPANION (Gemstone Publishing)
LOST GIRLS (Top Shelf)
POPEYE : I YAM WHAT I YAM (Fantagraphics)

En İyi Orjinal Grafik Albüm
AMERICAN BORN CHINESE - Gene Luen Yang (First Second)
BILLY HAZELNUTS - Tony Millionaire (Fantagraphics)
FUN HOME: A FAMILY TRAGICOMIC - Alison Bechdel (Houghton Mifflin)
PRIDE OF BAGHDAD - Brian K. Vaughn & Nino Henrichon (DC/Vertigo)
SCOTT PILGRIM & THE INFINITE SADNESS - Bryan Lee O’Malley (Oni Press)

En İyi Yabancı Yeniden Baskı Projesi
COMPLETE CHESTER GOULD’S DICK TRACY (IDW Publishing)
COMPLETE PEANUTS (Fantagraphics)
EC ARCHIVES (Gemstone Publishing)
POPEYE: I YAM WHAT I YAM (Fantagraphics)
WALT & SKEEZIX (Drawn and Quarterly)

Çizgiromanda Mizah Özel Ödülü
Evan Dorkin - DORK (SLG Publishing)
Michael Kupperman - TALES DESIGNED TO THRIZZLE (Fantagraphics)
Bryan Lee O’Malley - SCOTT PILGRIM & THE INFINITE SADNESS (Oni Press)
Don Piraro - BIZARRO (King Features Syndicate)
Don Rosa - UNCLE SCROOGE (Gemstone Publishing)

En İyi Biyografik, Tarihi ya da Bilgi İçerikli Yayın
ART OUT OF TIME: UNKNOWN COMIC VISIONARIES 1900-1969 (Abrams)
COMIC ART (Buenaventura Press)
THE COMICS JOURNAL (Fantagraphics)
MAKING COMICS (HarperCollins)
THE OVERSTREET COMIC BOOK PRICE GUIDE (Gemstone Publishing)

Hakan BUHURCU



2000′li Yillarin Çizgili Tamlamasi
Mayıs 28, 2007, 4:51 pm
Kategori: Çizgiroman

Mega seriler, mini seriler, maksi seriler, paralel evrenler, sivil savaşlar, kimlik krizleri, mezardan dönenler, mezara gidenler…

SI-KIL-DIM-!

80’li yıllarda gerek içerik, gerek ticari olarak en verimli çağını yaşayan Amerikan çizgi romanı ya da yaygın kullanımıyla ‘comics’; usta yazarların kalbini kırmış, yeni neslin stilist çizerlerini şımartmış bir şekilde girdi doksanlı yıllara. Jim Lee, Todd McFarlane gibi yeni yetenekler, akıl hocaları/seksenleri anlamlı kılan yazarlar olmadan, hazırladıkları dergilerle satış rekorları kırmış, sektörün cüzdanı vesilesiyle dolmuştu. İç not: Jim Lee’nin hazırladığı X-Men tam 6 milyon sattı. Fakat yanlış atılan adımlar, izlenen politika, şımarık yeni nesle fazla güvenilmesi gibi kusurlu hareketlerle bir anda yere çakıldı comics, zirveden…

Yaratıcılar arasında kutuplaşmaya gidilmesi, öyküden çok çizimlere ağırlık verilmesi gibi sebeplerle basitleşen içerik değil 6 milyon, 200 bin bile satamaz olmuştu doksanların yarısında, şu anda olduğu gibi. İyi serilerde arada kaynıyor, çizgi roman sadece meraklıları tarafından ‘okunmak’ için okunuyordu, şu anda olduğu gibi.

Satışların durulmasıyla yan ürünlere yönelen Marvel, DC gibi majör firmaların aklına eski bir oyun geldi; ‘mega crossoverlar’. Yani birkaç seride birden devam eden, firmanın çoğu dergisinde ilerleyen, sonuç olarak tek bir noktadan çıkan/aynı noktada buluşan büyük maceralar. Öyle ya; çoğu seriye yaydıkları öykü bir zincirin halkaları gibi birbirini tamamlayacak, zinciri kaçırmak istemeyenler daha önce almadıkları dergileri takip etmeye başlayacaklardı.

Ticari kaygılar sonucu doğan bu eğilim aslında sektörü daha da zayıflatıyor. Tüm serileri takip etmek istemeyenler satın almak yerine indirmeye başlıyor; anlatacakları öykülerden fedakarlık edip mega crossover’a yoğunlaşan yazarlar saçmalıyor; çıta yükseleceğine eski dinamizm bir anda kayboluyor…

Tabii bu düşüncelerim Marvel ve DC’nin umrunda değil, onlar hala paranın peşinde.

2000’li yıllarda büyük bir revizyona giren DC kaliteli serileriyle, ezeli rakibi/reklam ile işi götüren Marvel’ı geçince işler iyice çığırından çıktı.

DC’nin uzun dönemlere homojen ve başarılı bir biçimde yaydığı ‘Infinite Crisis’a, Marvel’ın karşı atağı ‘House of M’ oldu. Scarlet Witch’in dengesini kaybetmesi sonucu gerçekliği değiştirmesini konu alan, vasat içeriğine rağmen istenen ilgiye ulaşan ‘House of M’ dramatik sonu dışında pekiyi seri değildi.

Tam bitti derken mutant nüfusunun azalmasını konu alan ‘Decimation’ ve ardından ‘Civil War’ başladı…

Birkaç gereksiz seri/ayrıntı dışında çok güzel bir iş çıkaran DC, ince eleyip sık dokuduğu ‘Infinite Crisis’ ile ceplerimizi boşaltsa da yüzümüzü güldürdü.

Açık konuşmak gerekirse DC’nin milenyumda yaptıkları benim gayet hoşuma gidiyor. Yetenekli isimlere emanet ettikleri köklü karakterlerinin geçmişlerine saygı duyarak, çelişkilerden kaçınarak hazırlanmış; zekice birbirine bağlanmış olaylarıyla Marvel’a açık ara fark atıyor, her ne kadar Marvel’ın gerisine düşse de. DC Comics mitosunda önemli bir yere sahip olan paralel evrenlerin geri dönüşünü konu alan, ünlü yazar Brad Meltzer’in kaleminden çıkma ‘Identity Crisis’ ile fiziplenip, ‘Countdown to Infinite Crisis’ tek sayısıyla başlayan, dört mini seri ile genişleyen, 7 sayılık mini seri ‘Infinite Crisis‘ ile sonlanan crossover; yeni okuyuculara DC Evreni’nin alfabesini öğretirken, eski okuyuculara nostaljik anlar yaratan başarılı bir diziydi.

2006 yılında sonlanmış ‘Infinite Crisis’ ile bağlantılı, 52 sayı sürecek haftalık ‘52’ serisi şirketin düzenli sistemlerinin göstergesi. Can sıkan tek nokta ‘52’ serisinin son sayılarıyla cereyan edecek yeni mega crossover. Konusu nedir bilmiyorum. DC ser verip sır vermiyor…

Marvel’a gelirsek… Son yıllarda iyice koptum Marvel’dan. Gelmiş geçmiş en kötü baş editör Joe Quesada ile ilerleyen, DC Comics’i taklit etmekten başka bir numarası olmayan; yine de internet ve reklâmla zirvede oturan Marvel’dan tamamıyla ayrılmak için iyi bir sebep ‘Civil War’. Kötü, çok kötü…

Hükümet ve hükümete bağlı SHIELD örgütünün gelişen olaylar karşısında tüm süper kahramanların kayıt altına alınmasını istemesi ve bu fikir üzerine zıt düşen Captain America ile Iron Man arasında gerçekleşen mücadeleyi konu almaktaydı. Pek başarılı bir iş olmasa da Marvel daha uzun süre konuşulacak bir atak yaptı ve çizgi romanın ikonik karakterlerinden Captain America’yı, Civil War’ın hemen sonrasında öldürdü.

1941 yılından beri yayınlanmakta olan Captain America’nın ölümünü konu alan serinin 25. sayısını okuyabilirsiniz. Devamında ne mi olacak? Biraz beklememiz lazım…

7. sayısıyla sonlanan ‘Civil War’ ile eski sakin düzleme geçileceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hulk serisinde kapanması gereken ‘Planet Hulk’, sonucu itibariyle ufak ve gereksiz bir crossover’a dönüşecek. Civil War’ın sonrasını anlatan ‘The Initiative’, Spider-Man’i biraz daha rezil etmek için yayınlanacak dört sayılık ‘One More Day’ Marvel’ın bu yaz için hazırladığı bayat bir kumpanya paketi.

Tekrarlıyorum; sı-kıl-dım-!

Nasıl kurtulacağız peki bu hengameden?

Sorunuzu dolaylı yoldan, kendi yöntemlerimi açıklayarak cevaplamaya çalışacağım.

Daredevil’ gibi sınırlı sayıda Marvel, bazı gereksiz seriler dışında DC okuyorum. Gerisi ya eskilerden, ya da indie firmalardan.

90’lı yıllarda Marvel’da ünlenen ünlü çizerlerin, Marvel’ı terk ederek kurduğu ‘Image Comics’; süper starların davayı bol sıfırlı çeklere satarak büyük firmalara transfer olmasıyla yeni ve radikal bir havaya büründü. Süper fıstıklar yerine daha derin ve uç konuları işleyen; çeşitliliğiyle göz dolduran Image, başta Savage Dragon olmak üzere, oldukça iyi bir firma. Ailecek takip ediyoruz…

DC’nin alt markası, +18 etiketli Vertigo’dan çıkan ‘Fables’, ‘Y, the Last Man’, ‘American Virgin’, ‘Testament’ ve diğer seriler hem farklı/gerçekçi, hem de sürükleyici. Bir göz atın derim. Hatta gaza gelip eski Vertigo serilerini de takip edebilirsiniz; Peter Milligan’ın hazırladığı sürrealist ‘Shade, the changing man’ gibi…

‘Scott Pillgrim’ gibi Oni Press yayınları eğlenmek için bire bir.

Paranız varsa 80’lerin Marvel ve DC dizilerini toplayın.

Frank Miller, Alan Moore, Grant Morrisson gibi isimlerin eski dergilerini cilt olarak takip edebilirsiniz.

Araştırın işte, derinlerde pek çok güzel seri var, yüzeydekilerle yetinmeyin. Tembellik yapmak istiyorsanız, ben sizin için hepsini sıralarım, size sadece okumak düşer…

 

Fırat “Süetkafa” DEMİR

 



Eisner Ödülleri’nde 2007 adaylari açiklandi!
Nisan 20, 2007, 1:51 pm
Kategori: Çizgiroman

Eisner Awards 

Amerikan çizgiroman sektörünün en saygın ödülü olan ve “çizgiroman sektörünün oscarları” olarak görülen Will Eisner Comic Industry Awards (Will Eisner Çizgiroman Sektörü Ödülleri) 2007 yılı adayları açıklandı.

Geçtiğimiz yıl listelerde daha baskın olan büyük çizgiroman firmalarının yerine bu yıl daha çok ufak ve bağımsız yayımcılar listelerde çoğunluğu sağlamış durumdalar. Amerikan sektöründe Japon çizgiromanların giderek artarak baskın olmaya başlaması ile bu yıl Japon çizgiromanlarına özel olarak “Birleşik Devletlerde Yayınlanan En İyi Uluslararası Materyal - Japonya” adı altında ayrı bir kategori eklenmiş olması da bu yılın Eisner Ödülleri’nde dikkati çeken önemli unsurlardan biri oldu.

En İyi Kısa Hikaye
”The Black Knight Glorps Again” - Don Rosa - Uncle Scrooge #354 (Gemstone)
“Felix” - Gabrielle Bell - Drawn & Quarterly Showcase 4 (Drawn & Quarterly)
“A Frog’s Eye View” - Bill Willingham ve James Jean - Fables: 1001 Nights of Snowfall (Vertigo/DC)
“Old Oak Trees” - Tony Cliff -  Flight 3 (Ballantine)
“Stan Lee Meets Spider-Man” - Stan Lee, Oliver Coipel ve Mark Morales - Stan Lee Meets Spider-Man (Marvel)
“Willie: Portrait of a Groundskeeper” - Eric Powell - Bart Simpsons’s Treehouse of Horror #12 (Bongo)

En iyi Tek Sayı
Batman/The Spirit #1: “Crime Convention” - Jeph Loeb ve Darwyn Cooke (DC)
A Late Freeze - Danica Novgorodoff (Danica Novgorodoff)
The Preposterous Adventures of Ironhide Tom - Joel Priddy (AdHouse)
Skyscrapers of the Midwest #3 - Joshua Cotter (AdHouse)
They Found the Car - Gipi (Fantagraphics)

En İyi Süregelen Seri
All Star Superman - Grant Morrison ve Frank Quitely (DC)
Captain America - Ed Brubaker ve Steve Epting (Marvel)
Daredevil - Ed Brubaker, Michael Lark ve Stefano Gaudiano (Marvel)
Naoki Urasawa’s Monster - Naoki Urasawa (Viz)
The Walking Dead - Robert Kirkman ve Charles Adlard (Image)
Young Avengers - Allan Heinberg, Jim Cheung, ve çalışan çiniciler (Marvel)

En İyi Kısa Seri
Batman: Year 100 - Paul Pope (DC)
The Looking Glass Wars: Hatter M - Frank Beddor, Liz Cavalier ve Ben Templesmith (Desperado/Image)
The Other Side - Jason Aaron ve Cameron Stewart (Vertigo/DC)
Scarlet Traces: The Great Game - Ian Edginton ve D’Israeli (Dark Horse)
Sock Monkey: The Inches Incident - Tony Millionaire (Dark Horse)

En İyi Yeni Seri
Criminal - Ed Brubaker ve Sean Phillips (Marvel Icon)
East Coast Rising - Becky Cloonan (Tokyopop)
Gumby - Bob Burden ve Rick Geary (Wildcard)
Jack of Fables - Bill Willingham, Matthew Sturges, Tony Akins ve Andrew Pepoy (Vertigo/DC)
The Lone Ranger - Brett Matthews ve Sergio Cariello (Dynamite)

Gençler İçin En İyi Yayın
Chickenhare - Chris Grine (Dark Horse)
Drawing Comics Is Easy (Except When It’s Hard) - Alexa Kitchen (Denis Kitchen Publishing)
Gumby - Bob Burden ve Rick Geary (Wildcard)
Moomin - Tove Jansson (Drawn & Quarterly)
To Dance: A Ballerina’s Graphic Novel - Sienna Cherson ve Mark Siegel (Simon & Schuster)

En İyi Mizah Yayını
Flaming Carrot Comics - Bob Burden (Desperado/Image)
Onionhead Monster Attacks - Paul Friedrich (Hellcar)
Schizo #4 - Ivan Brunetti (Fantagraphics)
Tales Designed to Thrizzle - Michael Kupperman (Fantagraphics)
Truth Serum - Jon Adams (City Cyclops)

En İyi Antoloji
Fables: 1001 Nights of Snowfall - Bill Willingham ve diğerleri (Vertigo/DC)
Hotwire Comix and Capers #1 - editör Glenn Head (Fantagraphics)
Japan as Viewed by 17 Creators - editör Frédéric Boilet (Fanfare/Ponent Mon)
Kramers Ergot 6 - editör Sammy Harkham (Buenaventura Press)
Project: Romantic - editör Chris Pitzer (AdHouse)

En İyi Dijital Çizgiroman
Bee, in “Motel Art Improvement Service” - Jason Little  http://beecomix.com
Girl Genius - Phil Foglio  www.girlgeniusonline.com
Minus - Ryan Armand  www.kiwisbybeat.com/minus1.html
Phables - Brad Guigar  www.phables.com
Sam and Max - Steve Purcell  http://telltalegames.com/community/c…andmax/issue-3
Shooting War - Anthony Lappe ve Dan Goldman  www.shootingwar.com

En İyi Gerçek Olaylara Dayanan Çalışma
Fun Home - Alison Bechdel (Houghton Mifflin)
I Love Led Zeppelin, - Ellen Forney (Fantagraphics)
Mom’s Cancer - Brian Fies (Abrams)
Project X Challengers: Cup Noodle - Tadashi Katoh (Digital Manga)
Stagger Lee - Derek McCulloch ve Shepherd Hendrix (Image)

En İyi Grafik Albüm - Yeni
American Born Chinese - Gene Luen Yang (First Second)
Billy Hazelnuts - Tony Millionaire (Fantagraphics)
Fun Home - Alison Bechdel (Houghton Mifflin)
Ninja - Brian Chippendale (Gingko Press)
Scrublands - Joe Daly (Fantagraphics)
The Ticking - Renée French (Top Shelf)

En İyi Grafik Albüm - Tekrar Baskı
Absolute DC: The New Frontier - Darwyn Cooke (DC)
Castle Waiting - Linda Medley (Fantagraphics)
Mom’s Cancer - Brian Fies (Abrams)
Shadowland - Kim Deitch (Fantagraphics)
Truth Serum - Jon Adams (City Cyclops)

En İyi Arşiv Kolleksiyon/Proje - Stripler
The Complete Peanuts, 1959–1960, 1961–1962 - Charles Schulz (Fantagraphics)
Mary Perkins On Stage - Leonard Starr (Classic Comics Press)
Moomin - Tove Jansson (Drawn & Quarterly)
Popeye: I Yam What I Yam - E. C. Segar (Fantagraphics)
Walt & Skeezix, vol. 2 - Frank King (Drawn & Quarterly)

En İyi Arşiv Kolleksiyon/Proje - Çizgiroman
Abandon the Old In Tokyo - Yoshihiro Tatsumi (Drawn & Quarterly)
Absolute Sandman, vol. 1 - Neil Gaiman ve diğerleri (Vertigo/DC)
Art Out of Time: Unknown Comics Visionaries, 1900–1969 - Dan Nadel (Abrams)
The Eternals - Jack Kirby (Marvel)
Ode to Kirihito - Osamu Tezuka (Vertical)

Birleşik Devletler’de Yayınlanan En İyi Uluslararası Materyal
A.L.I.E.E.E.N. - Lewis Trondheim (First Second)
De:TALES - Fábio Moon ve Gabriel Bá (Dark Horse)
Hwy 115 - Matthias Lehmann (Fantagraphics)
The Left Bank Gang - Jason (Fantagraphics)
Pizzeria Kamikaze - Etgar Keret ve Asaf Hanuka (Alternative)

Birleşik Devletler’de Yayınlanan En İyi Uluslararası Materyal - Japonya
After School Nightmare - Setona Mizushiro (Go! Comi)
Antique Bakery - Fumi Yoshinaga (Digital Manga)
Naoki Urasawa’s Monster - Naoki Urasawa (Viz)
Old Boy - Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi (Dark Horse Manga)
Walking Man - Jiro Taniguchi (Fanfare/Ponent Mon)

En İyi Yazar
Ed Brubaker - Captain America, Daredevil (Marvel); Criminal (Marvel Icon)
Bob Burden - Gumby (Wildcard)
Ian Edginton - Scarlet Traces: The Great Game (Dark Horse)
Grant Morrison - All Star Superman, Batman, 52, Seven Soldiers (DC)
Bill Willingham - Fables, Jack of Fables, Fables: 1001 Nights of Snowfall (Vertigo/DC)

En İyi Yazar/Çizer
Allison Bechdel - Fun Home (Houghton Mifflin)
Renée French - The Ticking (Top Shelf)
Gilbert Hernandez - Love and Rockets, New Tales of Old Palomar (Fantagraphics); Sloth (Vertigo/DC)
Paul Pope - Batman: Year 100 (DC)
Joann Sfar - Klezmer, Vampire Loves (First Second)

En iyi Yazar/Çizer - Mizah
Ivan Brunetti - Schizo (Fantagraphics)
Lilli Carré - Tales of Woodsman Pete (Top Shelf)
Michael Kupperman - Tales Designed to Thrizzle (Fantagraphics)
Tony Millionaire - Billy Hazelnuts (Fantagraphics); Sock Monkey: The Inches Incident (Dark Horse)
Lewis Trondheim - A.L.I.E.E.E.N. (First Second); Mr. I (NBM)

En İyi Kara Kalem/Çini veya Kara Kalem/Çini Ekibi
Mark Buckingham/Steve Leialoha - Fables (Vertigo/DC)
Tony Harris/Tom Feister - Ex Machina (WildStorm/DC)
Niko Henrichon - Pride of Baghdad (Vertigo/DC)
Michael Lark/Stefano Gaudiano - Daredevil (Marvel)
Sonny Liew - Wonderland (SLG)
Steven McNiven/Dexter Vines - Civil War (Marvel)

En İyi Boyama/Multimedya Sanatçısı (iç çizim)
Nicolas De Crecy - Glacial Period (NBM)
Melinda Gebbie - Lost Girls (Top Shelf)
Ben Templesmith - Fell (Image); The Looking Glass Wars: Hatter M (Desperado/Image); Wormwood: Gentleman Corpse (IDW)
Jill Thompson - “A Dog and His Boy” The Dark Horse Book of Monsters; “Love Triangle” Sexy Chix (Dark Horse); “Fair Division,” Fables: 1001 Nights of Snowfall (Vertigo/DC)
Brett Weldele - Southland Tales: Prequel Saga (Graphitti); Silent Ghost (Markosia)

En İyi Kapak Çizeri
John Cassaday - Astonishing X-Men (Marvel); The Escapists (Dark Horse); The Lone Ranger (Dynamite)
Tony Harris - Conan (Dark Horse); Ex Machina (WildStorm/DC)
James Jean - Fables, Jack of Fables, Fables: 1001 Nights of Snowfall (Vertigo/DC)
Dave Johnson - 100 Bullets (Vertigo/DC); Zombie Tales, Cthulu Tales, Black Plague (Boom!)
J. G. Jones - 52 (DC)

En İyi Renklendirme
Kristian Donaldson - Supermarket (IDW)
Hubert - The Left Bank Gang (Fantagraphics)
Lark Pien - American Born Chinese (First Second)
Dave Stewart - BPRD, Conan, The Escapists, Hellboy (Dark Horse); Action Comics, Batman/The Spirit, Superman (DC)
Chris Ware - Acme Novelty Library #17 (ACME Novelty)

En İyi Yazı Yazımı
Ivan Brunetti - Schizo (Fantagraphics)
Todd Klein - Fables, Jack of Fables, Fables: 1001 Nights of Snowfall; Pride of Baghdad, Testament (Vertigo/DC); Fantastic Four: 1602, Eternals (Marvel); Lost Girls (Top Shelf)
Clem Robins - BPRD, The Dark Horse Book of Monsters, Hellboy (Dark Horse); Loveless, 100 Bullets, Y: The Last Man (Vertigo/DC)
Richard Sala - The Grave Robber’s Daughter, Delphine (Fantagraphics)
Chris Ware - Acme Novelty Library #17 (ACME Novelty)

Özel Tanıtım
Ross Campbell - Abandoned (Tokyopop); Wet Moon 2 (Oni)
Svetlana Chmakova - Dramacon (Tokyopop)
Hope Larson - Gray Horses (Oni)
Dash Shaw - The Mother’s Mouth (Alternative)
Kasimir Strzepek - Mourning Star (Bodega)

En İyi Çizgiroman Bağlantılı Periyodik/Gazetecilik
Alter Ego - editör Roy Thomas (TwoMorrows)
Comic Art 8 - editör Todd Hignite (Buenaventura Press)
The Comics Journal - editörler Gary Groth, Dirk Deppey, Michael Dean ve Kristy Valenti (Fantagraphics)
The Comics Reporter yapımcılar Tom Spurgeon ve Jordan Raphael (www.Comicsreporter.com)
¡Journalista! - yapımcı Dirk Deppey (Fantagraphics, www.tcj.com/journalista/)

En İyi Çizgiroman Bağlantılı Kitap
The Art of Brian Bolland - editör Joe Pruett (Desperado/Image)
Cartoon America: Comic Art in the Library of Congress - editör Harry Katz (Abrams)
Dear John: The Alex Toth Doodle Book - John Hitchcock (Octopus Press)
In the Studio: Visits with Contemporary Cartoonists - Todd Hignite (Yale University Press)
Wally’s World - Steve Sarger ve J. David Spurlock (Vanguard)

En İyi Yayım Tasarımı
Absolute DC: The New Frontier - tasarımcı Darwyn Cooke (DC)
Castle Waiting grafik roman - tasarımcı Adam Grano (Fantagraphics)
Lost Girls - tasarımcılar Matt Kindt ve Brett Warnock (Top Shelf)
Popeye: I Yam What I Yam - tasarımcı Jacob Covey (Fantagraphics)
The Ticking - tasarımcı Jordan Crane (Top Shelf)

Şöhretler Salonu
Jüri Seçimi (2): Robert Kanigher ve Ogden Whitney

Ross Andru & Mike Esposito
Dick Ayers
Bernard Baily
Matt Baker
Wayne Boring
Creig Flessel
Harold Gray
Irwin Hasen
Graham Ingels
Joe Orlando
Lily Renée (Peters) Phillips
Bob Powell
Gilbert Shelton
Cliff Sterrett

Eisner Ödülleri hakkında daha detaylı bilgi için tıklayın.

Hakan BUHURCU



The Eagle Awards 2006 - Nomination Form
Şubat 25, 2007, 3:38 pm
Kategori: Çizgiroman

Her sene düzenlenen ve geçtiğimiz senenin çizgi romanların ve artistlerin en iyilerini seçen organizasyonun bu seneki oylama formu… Aşadaki linkleki formu doldurun sizinde söz hakkınız olsun…

The Eagle Awards 2006 - Nomination Form:

Oylama Formu   TIKLA!…



300: Frank Miller’in eserine ve tarihi gerçeklere detayli bir bakiş
Ocak 26, 2007, 12:25 pm
Kategori: Çizgiroman

300

Frank Miller ve Lynn Varley tarafından hazırlanmış olan 300 tam bir çizgiroman klasiği. Herbiri tablo niteliğinde hazırlanmış son derece etkileyici çizimlere ve sade bir anlatım tarzına sahip. Tarihi olayları anlatan, çok sık örneklerini göremediğimiz çizgiromanlardan biri.

Fakat 300′de aktarılan tarih gerçek tarih değil, Miller’ın versiyonu…

Frank Miller bu eserinde tarihi gerçekleri kendi hikaye tarzına uygun bir şekile sokarak epey çarpıtmakta. Zaten bugüne dek Japonya haricindeki tüm Asya toplumlarına karşı çarpık (ve hatta ırkçı olarak da tabir edilebilir) bir bakış açısıyla yaklaşmış olan Miller 300′de Persleri sığ bir anlayışla direkt “kötü adamlar” ve barbarlar olarak tasvir etmiş.

300′ün kahramanları Spartalılar ise Miller tarafından yere göğe sığdırılamıyor, hatta diğer Yunanlıları bile onlardan aşağı görüyor. Aslen Spartalıların yanlarında çarpışmış olan çok sayıdaki köle Miller’ın versiyonunda yeralmıyorlar, Miller sadece 300 Sparta soylusunu esas alarak sırf onlar savaşmış gibi aktarıyor.

Spartalıların herbiri yarı çıplak Conanvari bir şekilde savaşa giderler iken fiziksel olarak mükemmel insanlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Aslen bu savaş sırasında yaşı epeyce ilerlemiş olan Sparta Kralı Leonidas da 300′de dimdik dikilen, kaslı, genç bir görünüme sahip (oysa Thermopylae Savaşı’nı gerçeklere çok daha yakın aktaran Ateş Geçitleri kitabında Spartalıların yanına gelen Pers arabulucu yanıbaşındaki Leonidas’ı savaşmak için çok yaşlı bulur ve kral olduğunu bile anlayamaz). Ayrıca 300′de Spartalıların ellerindeki kalkanları haricinde göğüsleri açık, yarı çıplak savaşmaları da tarihi gerçeklerle hiç örtüşmeyen son derece saçma bir görünüm oluşturuyor. Tabii ki bu durum Spartalıların fizikleri ile yücelmeleri için kasıtlı olarak yapılmış. Oysa tarih boyunca düşman ordusu ile yakın çarpışmaya giren hiçbir birlik (hele ki amaç mümkün olduğunca o mevziyi korumak ise) çıplak ve zırhsız bir şekilde mücadele etmemiştir, bu tam bir intihara meyillilik olur.

300′de Miller’ın çarpık bakış açısını gösteren en belirgin unsurlardan biri Yunanlılara ihanet ederek Pers ordusunun gizli geçitten geçmesini ve Spartalıları kuşatmalarını sağlayan Yunanlı hainde kendini gösteriyor. Bu Yunanlı 300 çizgiromanında tamamen şekilsiz, özürlü biri olarak resmedilmiş, en büyük hayali Spartalı bir savaşçı olmak ama reddedilince öfkeye kapılarak onlara ihanet ediyor.

Tabii bir de orduların rakamları olayı var:

Bazı kaynaklarda ve 300 çizgiromanında da Thermopylae Savaşı’nda çarpışan Pers ordusunun rakamı iyice şişirilerek milyonlar ile ifade edilir ve Spartalıların mücadelesine iyice mitsel bir hava kazandırılmak istenilir. Oysa bu durum gerçeklerden son derece uzaktır.

Günümüze ulaşan kaynaklarda Pers ordusunun rakamları tam olarak belli olmamakla birlikte kimi araştırmacılar tarafından birbirlerinden çok farklı rakamlar ortaya atılmıştır. Bu araştırmacıların bazıları tarafından Pers ordusunda bulunan askerlerin sayılarının milyonu geçtiği yönünde teoriler üretildi, fakat dönem tarihi iyice incelenince ve özellikle de o dönemin dünyasının nüfusu araştırılınca milyonu bulan bu rakamlar yönündeki varsayımlar kesin olarak çürütülmüştür.

Thermopylae Savaşı’nın MÖ 480 civarında geçtiği unutulmamalı. O dönem dünyasındaki nüfus sayısı milyonları bulabilecek bir ordu yaratabilmek için kesinlikle yeterli değildi. Günümüzün New York, Hong Kong, Tokyo, Londra gibi en büyük megapollerinde nüfus milyonlarla ifade edilmekte, fakat o dönemin megapolleri olan Atina, Babil, Efes, Korintos gibi dev şehirlerinde ise nüfus ancak binler ile ifade edilebilmekte idi. Pers İmparatorluğu ne kadar geniş bir alana yayılmış olursa olsun asıl halk haricindeki köleleri de dahil etsek bile mevcut nüfusundan bir-iki milyon insanı ordusuna toparlayabilmesi imkansızdı (ki bu orduya yolculuğu sırasında sağlanılması gereken lojistik destek ve mevcut nüfusun içindeki kadın, çocuk ve yaşlı rakamının genel nüfus içindeki oranı da atlanmamalı).

MÖ 480 dönemine kıyasla dünya nüfusunun çok daha fazla artmış olduğu MS 1050 civarı, yani Thermopylae Savaşı’ndan koskoca 1,5 asır sonra gerçekleşen Haçlı Seferleri’nde Avrupa’dan sefere çıkan orduların toplam rakamı (ki bu rakam o güne dek görülmemiş büyüklükte idi) 150.000 civarında iken bundan 1500 yıl önce Persler tarafından bir-iki milyonluk bir ordunun toplanmış olduğuna inanmak ve buna mantıklı bir dayanak bulmak zaten imkansız.

Ayrıca Thermopylae Savaşı’ndan yaklaşık 100-150 yıl sonra Perslere karşı sefere çıkan ve bu imparatorluğu fetheden Büyük İskender’in ordusundaki askerlerin sayısının Trakya’dan Anadolu’ya girerken 10.000 kişinin altında olduğunu da hesaba katacak olursak eğer Perslerin ordusunun gerçekten de sayısı milyonları bulsa idi İskender asla adını tarihe yazdıran fethi gerçekleştiremezdi. İskender’e karşı direnen Pers İmparatoru Dareios başkenti Babil’in yakınındaki Gaugamela’daki meydan muharebesinde son savunmasını gerçekleştirirken imparatorluğun dört bir yanından toplanmış Pers ordusunun rakamı ancak 100.000 idi.

Antik dönem tarihçilerinin elde ettikleri en gerçekçi bulgular Trakya üzerinden girerek Thermopylae’yi de aşıp Yunanistan’ın güneyine kadar inmeyi başaran imparator Xerxes’in komutasındaki Pers ordusunun toplam rakamının köleler de dahil en fazla 15.000 ya da en zorlama rakam ile ancak 20.000 civarı olabileceğini ispatlamakta.

Perslere karşı Thermopylae’de direnen Spartalıların da 300 soylusu ve bunlara hizmet etmekle görevli yaklaşık 1500 civarı savaşçı köleleri de bulunmakta idi, yani Spartalılar geçitte sadece 300 kişi değil yaklaşık 1800 kişilik bir güç ile bulunuyorlardı. Onlara yardım eden diğer Yunan devletlerinin güçleri ile birlikte Thermopylae Savaşı’nda geçidi tutan Yunan kuvvetinin asker sayısı yaklaşık 3500 civarıydı. Savaşın son gününde geçidi sadece hala hayatta olan Spartalılar savunmakta iken köleleri de hala yanlarında yeralıyorlardı.

Miller’ın bu testosteron yüklü anlatımında Spartalı askerler arasındaki cinsel ilişkiler de tamamı ile atlanmış durumda. Oysa Sparta kültüründe savaşçılar arasındaki cinsel yakınlaşmalar tüm antik dönem tarihçileri tarafından çok iyi bilinen bir gerçek. Tabii ki bu kasıtlı “es geçme” Miller tarafından hikayesinin baş kahramanlarının karizmalarını bozmamak için yapılmış bir durum (Ateş Geçitleri kitabında da yazar Spartalı askerler arası cinselliğe değinmekten kaçınmıştır). O dönem dünyası için çok alışılageldik olan bu tür yakınlıklar günümüz dünyasında çoğu kişi tarafından cinsel sapkınlıklar olarak kabul gördüğünden tabii ki görsele aktarılmaktan kaçınılıyor (bunun son örneğini Troy filminde Brad Pitt’in canlandırdığı Achilleus ile kuzeni Patroklos arasındaki aşka hiç değinilmemesi ile görmüştük).

Sonuç olarak 300 tarihi olayları anlatan, benzerlerini daha sık görmek istediğimiz çok başarılı bir çizgiroman eseri olmasına karşın objektiften uzak, son derece yanlı bakış açısı nedeniyle de bir yandan da antipati duyabileceğiniz bir çizgiroman. Yakın tarihte gösterime girecek film uyarlaması da çizgiromanın yolundan gideceği için filmde tarihi gerçeklerle örtüşmeyen durumlarla karşılaştığımızda bunları çizgiromanı baz alarak değerlendirmek lazım.

Not: Thermopylae Savaşı’nı gerçeğe en yakın hali ile tasvir eden Steven Pressfield’ın yazmış olduğu Ateş Geçitleri (Gates of Fire) romanını da okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ordular ile ilgili en gerçeğe yakın oranların anlatıldığı kitapta Spartalıların geçitte sadece 300 kişi olmadıkları, yanlarında kölelerin de bulunduğu üzerine basa basa vurgulanmakta. Zaten Ateş Geçitleri kitabında da hikaye orada Spartalıların emrinde savaşmış Spartalı bir savaşçı köle tarafından aktarılmakta.

Hakan BUHURCU

 



Aralik ayi ABD satiş rakamlari
Ocak 15, 2007, 7:54 pm
Kategori: Çizgiroman

Aralık ayında Amerikan sektöründeki çizgiroman satış rakamları yayınlandı. DC Comics en çok satan ilk iki çizgiromanın ve ilk 10 içindeki altı çizgiromanın yayımcısı olmasına rağmen genel toplamda Marvel Comics gene önde gitti. Sektörde ilk sıradaki Marvel’ın payı %38.29 (Kasım ayına göre %5.81 gerilemiş durumda), ikinci sıradaki DC’nin payı ise %35.45 (Kasım ayına göre %0.82′lik ufak bir gerileme var).

Aralık ayında en çok satan ilk 10 çizgiroman şunlar:

1. Justice League of America #4 (DC)
2. Justice League of America #5 (DC)
3. New Avengers #26 (Marvel)
4. Astonishing X-Men #19 (Marvel)
5. New Avengers: Illuminati #1 (Marvel)
6. Justice Society of America #1 (DC)
7. Iron Man - Captain America: Casualties of War - One Shot (Marvel)
8. 52 Week #31 (DC)
9. 52 Week #32 (DC)
10. 52 Week #33 (DC)

Tüm firmaların Aralık 2006 piyasa payı dağılımlarını ve en çok satan ilk 100 çizgiromanı içeren detaylı listeleri görmek için tıklayın.

Hakan BUHURCU



2006 yilina bir bakiş
Aralık 31, 2006, 6:48 pm
Kategori: Çizgiroman

Merhaba,

Bir önceki yazıda Fırat DEMİR arkadaşımızın belirttiği gibi sitemizde 2006′nın son yazılarında kendi gözümüzden yılın değerlendirmesini yapmak istedik. Bu değerlendirmelerin fazlası ile tartışmaya açık olup kişisel zevkler ve okuma şansına sahip olduklarımız çerçevesinde hazırlandıklarını belirtmek isterim.

Yılın en iyi grafik romanı: Pride of Baghdad (Vertigo)

prideofbaghdad

Yaşanmış gerçek bir olaydan ilham alan Brian K. Vaughan tarafından yazılan, Niko Henrichon tarafından çizilen cilt daha satışa çıkmadan aylar önce epey ses getirmiş ve yılın en iyilerinden biri olacağının vaadini vermişti. Bağdat’tın bombalanması sırasında hayvanat bahçesinden kaçan dört aslanın gözlerinden Bağdat’ta süren savaşı gösteren hikaye eleştirisel bakış açısı ve özellikle de son derece çarpıcı finali ile akıllara kazındı.

Yılın en iyi mini serisi: Books of Doom (Marvel)

doom

 İyi bir grafikte seyreden Ultimate evreni serilerini bir kenara ayırırsak orjinal evreninde son yıllarda hikayelerdeki kalite yerlerde sürünen (80′li yılların Marvel çizgiromanlarını saygı ile anıyoruz) ve DC’nin crossover’larını kopyalamaya çalıştığı büyük çaplı crossover hikayeler ile bolca reklamı yapılan ama içi son derece boş olan seriler üreten Marvel’dan son dönemlerde nadiren çıkan kaliteli işlerden biri. Dr. Doom’un kökeninin güncellenerek sunulduğu hikaye başarılı seriler üreten Ed Brubaker tarafından yazıldı ve Pablo Raimondi tarafından çizildi. Victor Von Doom’un Dr. Doom’a dönüşmesi ve Latveria hükümdarı oluşu son derece etkileyici ve başarılı bir şekilde anlatılırken hayatı kayıplar ve acı ile geçmiş Doom’un “kötülüğünü” sorgulamamıza neden oluyor.

Yılın en iyi yeni serisi: The Boys (Wildstorm)

theboys

“Süper kahraman” konseptinden nefret mi ediyorsunuz? O halde The Boys size ilaç gibi gelecek. 2006′nın sonlarına doğru yayınına başlayan seride henüz ilk hikaye tamamlanmadı bile, ama daha şimdiden yılın kuşkusuz en iyilerinden biri ve gelecek sayılarında da daha fazlasını vaadediyor. Sektörün en iyi tanınan isimlerinden Garth Ennis tarafından yazılan seri için Ennis “Preacher’dan daha iyi olacak.” temennisinde bulunuyor, serinin çizeri ise Darick Robertson. Garth Ennis’in süper kahraman konseptine karşı bütün kinini kustuğu hikayede süper kahramanların bilmediğimiz kirli yüzleri ile karşılaşmaya ve onları hizaya getirmek için kurulan bir tim ile tanışmaya hazır olun. Dikkat: Sadece yetişkin okurlar için! İlk hikaye tamamlanır tamamlanmaz serinin detaylı bir tanıtımını sizlere sunacağız.

Yılın en iyi mangası: Satsuma Gishiden (Dark Horse)

satsumagishiden 

Hiroshi Hirata tarafından yazılıp çizilen manga aslında ilk olarak 1977 yılında yayınlanmış. Ülkesi Japonya’nın ardından ilk defa mangalara karşı yoğun bir ilginin olduğu Fransa’da yayınlanan ve çok yüksek satış rakamlarına ulaşan bu çizgiroman 2006 Kasım’ında Dark Horse tarafından basılarak daha geniş kitlelerce okunma şansına kavuştu. Satsuma Hanedanlığı’nda samurayların yaşamı, ciddi sınıf ayrılıkları, politik çatışmalar ve hanedanlık yönetimini hikaye boyunca farklı karakterlere kaydırarak son derece başarılı anlatan manganın her sayfası Hirata’nın harika siyah-beyaz çizimleri ile dolu. Daha ilk ciltten müptelası olarak bir sonraki ciltleri sabırsızlıkla bekleyeceğinizin garantisini verebiliriz.

Yılın en iyi aylık serisi: Walking Dead (Image)

walkingdead

İlk sayısından beri şu an sektörün en iyi yazarlarından biri olan Robert Kirkman tarafından yazılan seri Kirkman’ın deyimi ile “Hiç bitmeyen bir Romero filmi gibi.”, serinin çizeri ise Charlie Adlard. George A. Romero’nun çekildiği her döneme yönelik sistem eleştirileri ile dolu zombi filmlerinin çizgiromandaki en net yansıması olarak gösterebileceğimiz Walking Dead zombiler tarafından istila edilen bir dünyada felaketin ilk aşamasından kurtulan az sayıdaki insanın hayatta kalma mücadelesini anlatan, bol kan ve vahşet dolu sıradan bir korku çizgiromanı değil, tam aksine insan doğasına, grup içi dostluklara, rekabetlere, kavgalara ve sistem eleştirilerine yer veren ciddi bir eser. Gruptaki üyelerin psikolojilerini ve kişilikleri ile davranışlarının sürekli kurtuluş mücadelelerine yansımasına şahit oluyoruz. 2005 yılında yayınına başladığı ilk sayısından beri bir an olsun kalitesinden ödün vermeyen ve hikayedeki şaşırtıcı dönüşümler ile sürekli ilgiyi üzerinde tutmayı başaran bu ödüllü çizgiroman hiç kuşkusuz yılın en iyi istikrarlı serilerinden biri. Bu serinin başarısı son dönemde zombi konseptli çizgiromanların artışında büyük bir patlama yaratmış olsa da hiçbiri Walking Dead’in kalitesinin yakınına bile yaklaşamadı.

Yılın en iyi one-shot çizgiromanı: Spawn - Godslayer (Image)

godslayer

İtiraf etmeliyim ki bu yıl one-shot (tek sayılık hikaye) formatında pek fazla çizgiroman okumadım, durum böyle olunca haliyle bir ismi öne çıkarmak da zorlaşıyor. Spawn: Godslayer’ın hikaye olarak pek fazla birşey sunmadığını kabul etmek gerek, fakat bu açığını Jay Anacleto’nun muhteşem çizimleri ile kapatıyor. Ne yazık ki Anacleto’nun çizimleri renklendirme aşamasında aşırı dijital bir ortama boğulmuşlar, “keşke bu hikaye bir de saf formatta siyah-beyaz olarak basılsaydı” diye düşünmeden edemiyorum. Nette araştırıp Spawn: Godslayer’ın siyah-beyaz çizimlerine mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim, o zaman neden yılın en iyi one-shot’larından biri olarak gördüğümü daha iyi anlarsınız.

Yılın en çok beklenen çizgiromanı: From Hell (Top Shelf Productions)

 fromhell

Çizgiroman sektörünün en saygın yazarlarından biri olan Alan Moore tarafından yazılan, Eddie Campbell tarafından çizilen bu kült eser uzun süredir heryerde tükenmiş durumda idi. Yeniden basılacağı duyulunca herkesi sabırsızlandıran ve her nedense sürekli piyasaya çıkış tarihi ertelenen çizgiroman nihayet Aralık ayında yeni baskısı ile (ve de yeni bir kapak ile) satışa çıktı, ve tabii ki pek çok yerde çok kısa sürede tükendi. Moore’un Karındeşen Jack hikayesini konu alarak Victoria dönemi İngiltere’sini eleştirel bir gözle vurguladığı bu dev cildi çizgiroman kolleksiyoneri herkesin en kısa sürede arşivine katmasını tavsiye ederiz.

Yılın en iyi çizeri: ???

Tartışmaya son derece açık bir kategori, çünkü herbirinin farklı bir tarzı olan ve farklı bir keyif veren piyasadaki onca kaliteli çizerin arasında tek bir ismi sivriltmek hem çok güç hem de pek çok çizere karşı yapılan bir haksızlık. Kişisel görüşümce “Star Wars: Clone Wars” serisinde son derece başarılı bir iş çıkartmış olan ve aynı başarısını “Star Wars: Legacy” serisinde devam ettiren Jan Duursema, “Pride of Baghdad”daki sade ama güzel çizimleri ile Niko Henrichon, Conan aylık serisinde zaman zaman araya serpiştirilen ve karakterin ilk yıllarını anlatan “Born on the Battlefield” hikayesini çizen Greg Ruth, ilk sayısından beri sinemasal anlatımı ile The Ultimates’i çizen Bryan Hitch, “Spawn: Godslayer” çizeri Jay Anacleto, “Walkind Dead” çizeri Charlie Adlard, “Justice” serisi çizeri Alex Ross dikkat çeken isimler arasındaydı. Ve tabii ki şu an hatırlayamadığım çok sayıda çizer daha var.

Yılın en iyi yazarı: Brian K. Vaughan (Pride of Baghdad) (Vertigo)

vaughan 

Gene seçim yapması epey zor bir kategori, fakat “Pride of Baghdad” gibi bir eseri yazmış olması Brian K. Vaughan’ı diğer adaylar arasından direkt sivrilterek “yılın en iyi yazarı” diyebilmemizi sağlıyor. “Pride of Baghdad”ın yanısıra Vaughan’ın hala süregelen, gene benzer bir şekilde sistem eleştirileri ile dolu ve herbiri ödül kazanmış serileri “Y: The Last Man” ve “Ex-Machina”yı, ”Ultimate X-Men”deki başarılı performansını ve diğer yaptığı işleri de hesaba katarsak gönül rahatlığı ile “yılın en iyi yazarı” kategorisinde birinciliği ona teslim edebiliriz. Robert Kirkman (Walking Dead, Ultimate X-Men), Garth Ennis (The Boys), Kurt Busiek (Conan), Ed Brubaker (Books of Doom, Daredevil, Captain America, Criminal) dikkat çeken diğer isimlerden bazıları.

Yılın en iyi yayınevi: Image

image 

Süregelen serilerindeki kaliteyi hiç düşürmeden devam ettirmeyi başarmak ve sürekli ilgi çekici yeni seriler çıkarmak hiç de kolay bir iş değil. Image Comics bunu başaran nadir firmalardan biri. Her ne kadar satış rakamlarında DC ve Marvel gibi iki devin bolca gösterişli reklam ile piyasaya sürdükleri çizgiromanların ardında kalıyor olsa da kendine has bir okur kitlesi oluşturmayı başarmış ve çoğu serisinde sürekli yükselen iyi bir kalite grafiğini tutturmuş durumda. Bu kategorideki tek rakibi kıl payı fark ile geçtiği Dark Horse Comics. Dark Horse’a da sürekli okurlara sunduğu birbirinden güzel mangalar için ayrıca teşekkür ederiz.

Yılın diğer ilgi çekici olayları:

- DC Comics’in 2002′den beri ön hazırlığını yaptığı “Infinite Crisis” hikayesi nihayet yayınlandı. Hemen ardından bu hikayede yaşanan olayların sonrasını anlatan, tam 52 hafta sürecek ve herbiri haftada bir yayınlanmak suretiyle eşzamanlı olarak 52 hafta boyunca devam edecek “52 Week” serisine başladı.

- Alan Moore’un “Lost Girls” adlı eseri cilt formatında yayınlandı, kimileri epey başarılı bulurken kimileri de aşırı pornografik unsurlar içermesi sebebi ile eleştirdi.

- Dark Horse yıllardır karmakarışık yayınlandığı için arapsaçına dönmüş olan Star Wars serilerini komple yenileyerek okurların rahatça takip edebileceği şekilde dört ana seri altında topladı (Detaylar için tıklayın).

- Roy Thomas’ın yazmış olduğu Conan- Ultimate Guide to the World’s Most Savage Barbarian cildi satışa çıktı.

- Shirow Masamune’nin kült mangası “Ghost In The Shell” ile “Ghost In The Shell 2 : Man - Machine Interface” arası dönemde geçen “Ghost In The Shell 1.5 : Human - Error Processor” hikayesi Dark Horse tarafından yayınlanmaya başladı.

- Alan Moore’un eserinden uyarlanan ve 2006′nın ilk yarısında gösterime giren V For Vendetta filminin senaryosuna Moore tepki göstererek filmde adının kesinlikle geçmemesini sağladı ve böylece film  jeneriklerinde Moore’un adı geçmedi. Alan Moore bu tepkisini filmin daha önce kendi eserlerinden uyarlanan diğer filmlerde de yapıldığı gibi kaynak aldığı çizgiromandan koparak çok değiştirildiği yönünde açıkladı.

Hakan BUHURCU

 



2006 yilinda Comics
Aralık 30, 2006, 9:57 pm
Kategori: Çizgiroman

2006 yılında Comics

Selamlar ! Yıl sonu değerlendirmemize hoş geldiniz. 2007′ ye saatler kala , ne zorum varsa , ” geçen sene neler okudum ” diye kendi kendimi sorgulamam akabinde yazmak ihtiyacı hissettiğim bu gereksiz yazımdan umarım zevk alırsınız. İsterseniz beğenmeyin, umrumda değil…

2006 yılı. Wow ! Çok hareketli. Yıl; DC Comics’ in dev projesi ” Infinite Crisis ” ile başladı desek yeri olur. 2002 yılından beri tuğlaları dizen Dc, ” Infinite Crisis ” sayesinde , özellikle ticari anlamda , büyük başarılar kazandı. 2005 yılında Marvel faciası ” House Of M ” ‘ e göre oldukça başarılı bir çizgide ilerleyen hikaye, hızlı, eğlenceli ve şaşırtıcı. Krizin hemen sonrasında ” One Year Later ” ile ne kadar sistemli ilerlediğini gösteren, 52 gibi haftalık bir seriyle Marvel’ ı at boyu takip eden Dc; iyisiyle, kötüsüyle, bayatıyla adına yaraşır bir dönüş yaptı piyasaya. Ölü toprağı attı yahu. Kriz sonrası serilere göz atmak gerekirse; Wonder Woman, Superman, Supergirl, Green Lantern ve özellikle Teen Titans gayet güzel ilerliyor fakat dikkat edilmesi gereken asıl seri; Hawkgirl. Harika insan Walter Simonson’ ın harika anlatıcılığı ile Kriz sonrası en güzel dönüşü bu seri yaptı bence.

2005 yılında Marvel’ ın Ultimate Evreni’ ne nazire olarak başlayan ” All Star ” serilerinin 2006′ da yarattığı etki tartışılmaz. Frank Miller ve Jim Lee ikilisinin bütün beklentileri boşa çıkaran çöp işi All Star Batman and Robin The Boy Wonder büyük bir hayal kırıklığıyken, iyi çizgi roman nasıl olurmuş özetleyen All Star Superman dimağımızda hoş tadlar bıraktı.

DC Comics bünyesinde çalışan Wildstorm, yitirmekte olduğumuz yılın sonlarına doğru hamlesini yaptı. Eski dergilerini yeni ekiplerle ( hemde ne ekip ) tekrar revize edip, yeni serilerle hızlanan Wildstorm 2007 yılında genişlemeye devam edecek. Grant Morrisson/Jim Lee elinden çıkma Wildcats, WetWork ( Mike Carey/Whilce Portacio ), The Boys ( Gart Ennis ), The Authority ( Grant Morrisson/Gene Ha ), Ex Machina ( Brian K. Vaugnan )… Vertigo ise Y The Last Man ile ivme kazansa da bu aralar suskun. Hayır, hala harika çizgi romanlar çıkıyor, yalnış anlamayın. Ama daha az sesi çıkıyor… İlginç konusuyla American Virgin, yavaş yavaş kabak tadı vermeye başlayan Hellbrazer, sıkı western Loveless, savaşın ortasında bir muhabiri anlatan DMZ, 100 Bullets ve favorim Fables genel kaideyi bozmuyor; Vertigo hala en iyi alternatiflerden.

Marvel ise ” Civil War ” ile baya sattı vs. Yaratıcılık yok, sıkıcılık tavanda. Uncanny X-Men ve X-men biraz toparlansa da Astonishing X-Men bu sene de berbattı. Civil War mantıksızlıklarla dolu ilerleyişine dolu dizgin ilerliyor. The New Avengers, Astonishing X-Men gibi; armut olup kendini avakado fiyatından satıyor. Spider-Man bizi şaşırtmaya devam ediyor; berbatlığıyla. İyiler yok mu ? Tek tük ! Ed Bruabaker’ lı Captain America ve Daredevil, mini seri Agent Of Atlas, Moon Knight, New X-Men, Ultimate serileri şanslı azınlık. Marvel; çöplüğün kralı…

Bu yıl bence Image Comics’ in yılıydı. Turner, Liefeld, Jim Lee gibi meme fetişistlerinden kurtulduktan sonra rahatladılar yahu ! 90′ lı yıllarda ki Image ile dağlar kadar fark var şimdi. Klişe şeyleri bir kenara ittiler. Artık suya sabuna dokunuyorlar, fazlasıyla. Belki milyonlar satmıyorlar ama yeni şeyler sundukları kesin. Önemli olan da bu değil mi ? Mini seriler, ongoing seriler, çeşit çok ! Dikkat çekenler; The Walking Dead diyeyim ben size, yorum yapmayayım, yorumlar üstü bir güzelliği var. The Walking Dead yazarı Robert Kirkman’ ın hazırladığı Invincible eğlenceli bir seri, Noble Causes gibi. Girls, Godlands, Strange Girl gizem sevenlere. Savage Dragon hala bomba gibi. Of, say say bitmez. Birde eski Caliber çizgi romanlarının ciltlerini tekrar basıyorlar, yemede yanında yat! Image Comics kesinlikle son yılların en iyisi.


Dark Horse Comics’ e bakmak gerekirse; Star Wars çizgi romanlarını hizaya sokalar büyük iş yaptılar, teşekkürlerimi letiyorum burdan. Conan ve The Escapists diğer okunması gereken seriler.. Çeşitlilik konusunda Image’ ın gerisinde kaldılar bu sene. Umarım 2007′ de hızlanırlar.

Bu sene eski karakterlerin dönüş yılı oldu. Blade, Red Sonja, Painkiller Jane, Moon Knight, The Lone Ranger, Union Jack gibi karakterleri tekrar okumak zaten büyük bir zevk. Senaryo ve çizimlerde düzgün olunca aldığım keyfi varın siz düşünün. Moon Knight, Red sonja ve The Lone Ranger gerçekten çok iyi The Lone Ranger ve Red Sonja’ nın yayınevi Dynamite alternatif kapak fazlalığıyla taktire şayan bir şey denedi.

Oni Press gençlere çok güzel seriler sundu. Çizgi romana başlamak ya da daha çok sevmek için en doğru adreslerden.

Kıssadan hisse; Marvel’ ın satış konusunda lider olduğu piyasa da ne kadar ironik ki en başarısızı Marvel. Dc Comics iyisiyle, kötüsüyle bizi mutlu mesut eyledi 2006′ da. Image, Dark Horse gibi bağımsız firmaların yılıydı bir anlamda 2006 aslında. Civil War gibi dev zımbırtılar can sıksa da, güzeldi be 2006. Tabii 80′ li yılların o mükemmel serilerini ( o zamanlar hepsi mükemmeldi yahu ) unutabilirsen !

2006′ nın En İyi 5 Mini Serisi

5- Agent Of Atlas ( Marvel ): Marvel’ ın altın çağında geçen 5 sayılık bu mini seri, eskilerin neden daha iyi olduğunu hatırlatacak.
4- Grounded ( Image ): Evet, süper kahramanlar gerçek ve çevreniz onlarla dolu. Hayır, siz süper kahraman filan değilsiniz !
3- The Other Side ( Vertigo ): Vietnam Savaşı, yeterli sanırım ?
2- Justice ( DC ): Alex Ross gibi başlı başına bir kral değil sevmemin sebebi, çok güzel gidiyor yahu !
1- Phonogram ( Image ): 4. sayısı daha yeni çıktı bu altı sayılık serinin. Sizi bilmem ama bence en iyisi. Britpop/Glam Rock dinleyenleri çarpacak !

2006′ nın En İyi Yazarları

5- Grant Morrisson: Bu kadar enerjiyi nerdne buluyor yahu ?
4- Geoff Johns: Grant Morrisson ile birlikte Dc Melekleri sanki…
3- Robert Kirkman: Çatlak yahu bu adam. The Walking Dead ne kadar güzelse Marvel için yaptıkları o kadar kötü. Olsun, Marvel’ a o yaraşır.
2- Walter Simonson: İlahlarımdan Walter, bir döndü, pir döndü.
1- Brian K. Vaugnan: Runaways, Ex Machina, Pride Of Baghdad gibi yılın en iyi serilerini yazmış, yeni yetenek.

2006′ nın En İyi Çizerleri

5- Paul Grist: Çok orjinal. İnanmazsanız Image Comics’ den çıkan Jack Staff’ ı okuyun…
4- Greg Land: Greg Land’ ın çizdiği kızlarla dolu bir evrende yaşamak istiyorum.
3- Stuart Immonen: Gittikçe güzelleşiyor çizgileri, yakında Ultimate Spider-Man’ i çizecek…
2- Whilce Portacio: Jim Lee ekolünden gelen fakat daha sonra daha sade bir tarz oturttular çizer, 90′ lı yılların yüz aklarından.
1- Erik Larsen: Ah! Çok uzun.. Bir ara anlatacağım uzun uzun, söz !

2006′ nın En İyi Serileri

5- Teen Titans: Uuuu! 2007′ de çok harika sayılar gelecek, hissediyorum.
4- Jack Staff: İşte ” hero ” kavramının zirvesi !
3- Savage Dragon: Erik Larsen hala mükemmel, Savage Dragon hala diri !
2- Daredevil: Bruabaker sert, Frank Miller ayarı Daredevil’ ıyla coşturuyor insanı.
1- Fables: Bana bir öykü anlatır mısın ?

Fırat Demir



Kasim ayi ABD satiş rakamlari
Aralık 16, 2006, 7:57 am
Kategori: Çizgiroman

Kasım ayında Amerikan çizgiroman sektöründeki satış rakamları yayınlandı. Kasım ayında Marvel Comics %44.10 ile piyasada en fazla pay elde eden firma olurken ikinci sıradaki DC Comics’in piyasa payı %36.27 olarak belirlendi. Kasım 2006′da en çok satan ilk on çizgiroman sırası ile şunlar:

1. Civil War #5 (Marvel)
2. Justice League of America #3 (DC)
3. New Avengers #25 (Marvel)
4. Amazing Spider-Man #536 (Marvel)
5. Astonishing X-Men #18 (Marvel)
6. 52 Week #26 (DC)
7. 52 Week #27 (DC)
8. 52 Week #28 (DC)
9. Punisher War Journal #1 (Marvel)
10. 52 Week #29 (DC)

Tüm firmaların Kasım 2006 piyasa payı dağılımlarını ve en çok satan 100 çizgiromanı içeren detaylı listeleri link 1 ve link 2‘de görebilirsiniz.

Hakan BUHURCU



ComicBookLover 1.2 build 612 for Mac
Aralık 15, 2006, 10:38 am
Kategori: Çizgiroman

Mac ortamında Çizgi Roman arşiviniz için güzel bir program arkadaşlar. Taradığınız çizgi romanlarınızı bu program sayesinde çok kolay şekilde bilgisayarınızda okuyabilir ve arşivleme sorunlarınızı çözebilirsiniz…

Üretici firma Bitcartel Software….

Download:

Previews:




Yeni Cthulhu serisi Ocak’ta başliyor
Aralık 13, 2006, 4:42 pm
Kategori: Çizgiroman

cthulhu 

H.P. Lovecraft’ın kült eseri The Call of Cthulhu (Cthulhu’nun Çağrısı) bir kere daha bir çizgiromana ilham vermiş olarak karşımıza çıkacak. Bu kez bir mini-seri olarak değil, sürekli bir aylık seri olarak yayınlacak. Daha önce Cthulhu Tales antolojileri yazmış olan Michael Alan Nelson’ın yazarlığı üstleneceği seri The Fall of Cthulhu adını taşıyor. Çizerliğini Jean-Jacques Dzialowski’nin yapacağı seri Ocak ayında yayınlanacak giriş niteliğindeki tarih bilgileri içeren 0. sayısının ardından Şubat ayında çıkacak 1. sayısı ile yayınına başlayacak.

Serinin yazarı Nelson’ın açıklaması şu şekilde:

“İlk önce 0. sayı yayınlanacak. Bu sayıda biraz tarih dersi alacağız. Bu tarih Al Azif’in (Necronomicon) yazarı Abdul Alhazred’in Damascus’daki son günlerinden başlayıp günümüze, Avrupa’daki bir bataklığın ortasına kadar gelecek. 0. sayı serinin ilk hikayesi için arka planı hazırlar nitelikte. 1. sayıda hikaye günümüzde Arkham’da başlayacak, burası Miskatonic Üniversitesi’nin olduğu sessiz, ufak bir kasaba. Kasabanın tuhaflıklar ve paranormal aktiviteler ile dolu yaklaşık 40 yıllık geçmişine dair hikayeler birer halk efsanesi haline gelmişlerdir, fakat hepsi bu kadar. Ne var ki üçüncü sayfadan itibaren bu durum değişmeye başlar.

5. sayıya kadar sürecek ilk hikaye neler olduğu ve neden olduğunun araştırıldığı bir keşif hikayesi. 1. sayıda başlayan olaylar nedeni ile ana karakterimiz olan Cy Morgan’ın cevaplamak istediği pek çok sorusu vardır. Fakat bulduğu cevaplar kafa karıştırıcı ve o güne dek öğrendiği herşey ile çelişen bir türdedir. Elde ettiği cevaplar arttıkça dünyası giderek daha tuhaf ve tehlikeli bir hale gelmeye başlar. Cthulhu’nun bizzat görünüp görünmeyeceğini öğrenmek için beklemeniz gerekir. Fakat size insan olmayan bazı karakterlerimizin de olacağını söyleyebilirim.

Cy tipik bir son sınıf öğrencisi. Onun için dünya çok basit ve o dünya içindeki yerini biliyor. Okula git, kızla tanış, mezun ol, evlen. Hayatı çok sıradan ve o da bundan hoşlanıyor. Sadece son birkaç yıldır Arkham’da ve bu kasabayı seviyor. Ta ki insanlar kaybolmaya başlayana kadar.

Benim için iyi bir korku hikayesi bolca kan ve şiddet içeren hikayeler değil, kendinizi çaresiz durumda hissedeceğiniz hikayelerdir. Çok kötü şeylerin gerçekleşmek üzere olacağını bilip de bunları durdurmak için hiçbir şey yapamayacağınızın farkında olmak bana göre olabilecek en korkunç şey.”

Hakan BUHURCU