Yazar, Michael Easton ve çizer Christopher Shy’dan.
Bu 112 sayfalık grafik roman, ölümden sonra bile bir adamın kayıp aşkını bulması üzerine. Hikayesi binlerce yıl önce geçen bu epik hikaye çağlar boyunca sürüyor ve Tanrılarla, Zamanla ve en sonunda kendisiyle savaşan kahramanı “Kalan” ı buluyor.
Ya ABD’de mafyanın kökü kurutulmasaydı? Onun yerine devlet en büyük 5 aile ile anlaşıp halka mafyayı ortadan kaldırmış izlenimi vererek pis işlerini onların başına yıksaydı? Bu vesileyle de kötü çocukluk geçirmiş, fahişelik müessesiyle mafyaya bulaşmış bir hanım kız tetikçilik seviyesine ulaşsaydı, sonra da geçmişinin sırlarını açıklığa kavuştursaydı yavaş yavaş?…
Her şeyiyle sıradan olurdu. Neyse ki çizgi romanın çizgi gibi kendine has güzel bir özelliği var. Konu üç aşağı beş yukarı ilk paragraftaki gibi.
Ana karakter ise biraz daha karmaşık ve ilgi çekici.Serinin yaratıcısı Glen Brunswick’e göre neşeye ve sevgiye ihtiyacı olan bir kız. Farklı bir yaşamda toplum için faydalı olabilecek biri (bu halinde olmayacağı ne malum). Sarsıcı çocukluğunun geliştirdiği iyilik anlayışı illa ki birini öldürmeyi barındırıyor. Bu da işi için biçilmiş kaftan olduğu anlamına geliyor. Vazifeni mantık çerçevesine oturtmak için psikoloji ile ilgili. Ablasının varlığını öğrenip onu bulunca zihni alt üst oluyor, sevgi öldüren kızın hayatına giriyor.
Serinin çizeri Frank espinosa 1992 yılında Warner Bros. için Looney Tunes karakterlerini yeniden tasarlamış. Aslen çizgi filmci olan Espinosa Speakeasy Comics’te yayına başlayıp Image Comics’te devam eden Rocketo serisiyle 2006da 3 dalda Eisner Ödülleri’ne aday olmuş. Killing Girl için yaptığı çizimler karikatürize edilmiş modern sanat resimleri gibi. Önizleme ve Serinin Yaratıcısı ile Röportaj
Mario Puzo’nun romanlarını yazdığı, Francis Ford Coppola’nın film uyarlamalarını yönettiği efsaneleşmiş The Godfather serisi çizgiroman oluyor!!!
Boom! Studios bugün yapmış olduğu bir açıklamayla filmlerin yapımcısı Paramount Pictures ile The Godfather’ın çizgiroman serisi ve grafik romanlarını yayınlama hakkını aldığını açıkladı. Boom! Studios önümüzdeki kıştan itibaren Mario Puzo’nun romanları ile filmlerden uyarlanacak grafik roman ve mini-seriler yayınlayacak. Serinin ilk hikayesinin çizerinin Greg Scott (X Isle, Enigma Ciper) olacağı açıklandı, uyarlamayı yapacak yazar ise henüz belli değil.
“Marvel Comics bir süre önce Stephen King’in Dark Tower (Kara Kule) çizgiromanlarını yayınlamaya başlayarak çıtasını yükseltmişti.” diye açıklıyor Boom! Studios yöneticilerinden Ross Richie. “Bu da pek çok yeni çizgiroman okuru kazandırmıştı, bir nevi çizgiromana geçiş için bir kapı gibi. Bence The Godfather’ın daha önce hiç çizgiroman okumamış çok büyük bir okur kitlesinin ilgisini bu alana çekebilme potansiyeli var.”
Boom! Studios’un çizimlerde Marlon Brando’yu model alma hakkı olacak. “Bu durum da bize hem Genç Vito hem de Yaşlı Vito’nun hikayelerini anlatabilmemizi sağlayacak.” diyor Richie. “Tv, film ve romanların asla yapamayacakları şekillerdeki görsel hikaye anlatımı imkanlarından yararlanarak The Godfather dünyasını daha önce hiç yapılmamış bir şekilde dinamik bir biçimde genişleteceğiz.”
“Director’s Cut” adı altında ünlü isimleri yaratıcı kadrosuna dahil ederek onlara çizgiroman serileri yaptıran Virgin Comics’den daha önce bahsetmiştik. Nicolas Cage, Weston Cage, Guy Ritchie, Dave Stewart, John Woo gibi isimlere çizgiroman hazırlatan Virgin Comics’in kadrosuna aldığı yeni kişi ise tam anlamıyla şok edici.
Virgin Comics’in yaratıcı kadrosundaki yeni isim porno yıldızı Jenna Jameson.
Jameson tarafından yaratılan karakterin adı Shadow Hunter. Karakteri içeren yukarıdaki kapak da Greg Horn tarafından hazırlanmış.
Bir porno yıldızının Virgin Comics adlı bir firmada çizgiroman hazırlaması başlıbaşına bir ironi.
Frank Miller ve sektörün kült çizerlerinden Simon Bisley’in yapmış oldukları Bad Boy genellikle bu iki ünlü ismin geri planda kalmış çalışmalarından biridir. İngiliz GQ dergisinde üçer sayfalık strip formatında yayınlanmış bu çizgiroman 1997 yılında tamamı toplanmış bir halde Oni Press tarafından cilt olarak basılmış ve bugün bunu temin edebilmek çok güç durumda. Cildin basımından bu yana geçen on yıl boyunca Amerika’da unutulup giden bu eser tam aksine Avrupa’da ise bir kült konumuna erişmiş.
Bad Boy’da hikaye Jason adlı küçük bir oğlanın ailesinin aslında söylenilen kişiler olmadığını ve herşeyden uzaklaştırılmış steril bir deney toplumunda yaşadığını farketmesi ile başlıyor. Hikaye Miller’ın paranoya üzerine yazdığı toplumsal bir taşlama.
Uzun bir aranın ardından Dynamite Entertainment tarafından yayın hakları alınan Bad Boy hardcover cilt formatında Ekim ayında yeniden okurlara sunulacak. Yeni basım Simon Bisley’in tamamı ile yeni bir kapağını ve skeçlerini de içermekte.
DC için hazırladıkları 12 sayılık Justice serisi kısa süre önce sona eren Alex Ross ve Jim Krueger yeni projelerini Dynamite Entertainment için hazırlıyorlar. Superpowers adlı bu yeni seri genelde film/dizi konseptlerinin çizgiroman uyarlamaları ve eski çizgiromanları yenileyerek sunan Dynamite Entertainment’ın yayınlayacağı ilk özgün çizgiroman çalışması olacak.
Golden Age (Altın Çağ) karakterlerinin geri dönüşü niteliğinde olacak hikaye 20. yüzyılın başı ile başlayan ve 2. Dünya Savaşı’nın sonu ile ortalıktan kaybolan Altın Çağ kahramanlarının uzun yılların ardından günümüzde yeniden ortaya çıkışlarını konu almakta.
Superpowers’ın San Diego Comic-Con’da verilen ön izleme kitapçığından sayfalar:
Conan ve Hyborea Dünyası dahil Robert E. Howard’ın tüm eserlerinin telif haklarına sahip Paradox Entertainment ile Red Sonja’nın telif haklarına sahip Red Sonja LLC arasında 2006 yılında başlayan anlaşmazlık nihayet bugün (16 Temmuz) mahkemeye taşınıyor. Bu dava Red Sonja LLC tarafından Paradox Entertainment’a karşı açılan 5 milyon $’lık bir tazminat davası.
Robert E. Howard tarafından yaratılan Red Sonya (”y” harfi ile) 16. yüzyılda yaşayan tabancalı bir Rus savaşçıydı ve sadece 1930′larda yayınlanan kısa bir hikayede yeraldı. Howard’ın Conan’ı 1970 yılında Marvel Comics tarafından çizgiroman serisi olarak yayınlanmaya başlayınca konsepti çizgiromana taşıyan yazar Roy Thomas ve ilk yeraldığı hikayenin çizeri Barry Windsor-Smith tarafından bu karakterden ilham alınarak Conan’ın Hyborea Dünyası’nda yaşayan, zincir zırh giyen, kılıçlı bildiğimiz Red Sonja (”j” harfi ile) yaratıldı. Thomas ve Smith yıllar önce karakteri yaratırlarken tek bir harfin değişikliğinden ortaya çıkan bu durum bugün yaşanan sorunun kaynağı oldu.
Red Sonya’nın telif hakları tüm diğer Howard eserleri gibi Paradox Entertainment’a ait, Red Sonja’nın telif hakları ise Red Sonja LLC’ye ait. Her ne kadar ikisi farklı karakterler olsalar da Red Sonja hikayelerinin Conan’ın da yeraldığı Hyborea Dünyası’nda geçmesi kargaşanın ortaya çıkması için başlıca sebep. Paradox Entertainment bu durumu gerekçe göstererek Red Sonja’nın haklarının da kendilerine ait olması gerektiğini, aksi halde Red Sonja hikayelerinde Hyborea Dünyası’nın kullanılamayacağını öne sürdü ve web sitelerinde de bunu yazdı.
Dark Horse Comics’in yayınladığı aylık Conan serisinin #23. sayısındaki okur mektuplarında da Red Sonya’nın ileride hikayelerde gözükeceğini belirtti. Red Sonja çizgiromanlarını yayınlayan Dynamite Entertainment ise bu duruma tepki gösterek karakterin çizgiroman haklarının kendilerine ait olduğunu, Dark Horse’un sadece tek bir harf değişikliğini kullanarak okurları yanlış yönlendirdiğini ve buna hakkı olmadığını savundu.
Aynı şekilde Paradox Entertainment tarafından Red Sonya film haklarının da kendilerinde yeralması gerektiği ve eğer isterlerse Conan filmlerinde ya da solo filmlerde kullanabilecekleri iddia edildi. Oysa Red Sonja LLC tarafından karakterin film hakları bir süre önce Nu Image yapımcı firmasına satılmıştı.
Tüm bu kargaşanın ardından sonunda Red Sonja LLC telif haklarına sahip oldukları bir karakter için haksız iddialarda bulunarak telif haklarını ihlal ettiği, haksız çıkar gözettiği ve bir daha bu durumu leyhine çevirmek için kullanmaya kalkışmaması gerekçesiye Paradox Entertainment’a 5 milyon $’lık dava açtı.
Tüm bu olaylar şu şekilde de özetlenebilir:
80′li yıllardan beri unutulmaya terkedilen Red Sonja’nın çizgiroman telif hakları 2000′lerde Dynamite Entertainment tarafından alınarak yeniden yayınına başladığından beri karakter yeniden epey popüler bir hale geldi ve şu an Dynamite’in en çok satan çizgiromanı durumunda. Paradox Entertainment’ın uzun yıllardır umursamadığı bu karakter yeniden popüler hale gelince maddi konuda iştahını kabartarak bu hakları eline geçirmek istemekte. Kesin olan tek bir şey var ki Conan ve Red Sonja’nın çizgiroman telif hakları şu anda farklı firmalara ait ve ikisini daha uzun süre yeniden birarada göremeyeceğiz.
Western sineması ile az da olsa ilgilenenler bu türün efsane yönetmeni Sergio Leone ve efsane aktörü Clint Eastwood’un meşhur üçlemesini mutlaka bilirler. A Fistfull of Dollars (Bir Avuç Dolar) (1964), For a Few Dollars More (Bir Kaç Dolar İçin) (1965) ve The Good, the Bad and the Ugly (İyi, Kötü ve Çirkin) (1966) filmlerinden oluşan bu üçleme western türünün en başarılı olanları olarak görülmesinin yanısıra Eastwood’un büründüğü gizemli kovboy The Man With No Name (Adı Olmayan Adam) sinema tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından biri olmuş, hatta bir anti-kahraman prototipine dönüşmüştü.
Dizi ve filmlerin çizgiroman telif haklarını almayı kendine misyon edinmiş olan Dynamite Entertainment bu ünlü üçlemenin yapımcı stüdyosu MGM’den The Man With No Name’in çizgiroman telif haklarını alarak Lone Ranger‘ın ardından listesine ekleyeceği yeni western çizgiromanının yazarlığına da Christos Gage’i (Stormwatch PHD, Annihilation Conquest: Quasar) getirdi.
Gage’nin The Man With No Name serisinde yazacağı 6 sayılık ilk hikaye üçlemenin son filmi olan The Good, the Bad and the Ugly‘nin hemen sonrasında geçecek. Adı Olmayan Adam’da binlerce dolar değerinde Konfederasyon altını vardır. Birlik Ordusu ise bir köprüyü havaya uçurmuş olduğu için (bu olay filmde olmuştu) ve paradan haberi oldukları için onun peşindedir, aynı zamanda Konfederasyon da paralarını aldığı için onun peşindedir. Peşindekileri atlatarak ortadan kaybolmaya çalışırken çöle doğru at sürer. Burada Katolik misyoner rahipler ile karşılaşır (filmde onun hayatını kurtaran rahipler), rahipler onlarda hazine olduğunu düşünen bir çete tarafından saldırıya uğramışlardır. Rahiplerden biri Adı Olmayan Adam’dan yardım diler ve ölür. Adı Olmayan Adam bunun kendi sorunu olmadığını söyleyerek oradan uzaklaşır… sonra lanetler okuyarak atını çevirir ve misyonerlerin bulunduğu yere doğru sürer.
Gage’nin hikayesinde The Good, the Bad and the Ugly filminden göreceğimiz diğer tek karakter Tuco’nun kardeşi Peder Ramirez olacakmış. Gage hikayeleri filmleri izlemeyenlerin de anlayıp takip edebilecekleri bir şekilde hazırlayacağını belirtmekte.
Christos Gage’ye The Man With No Name’in geçmişine, nereden geldiğine dair bir hikaye anlatıp anlatmayacakları sorulduğunda Gage bu konuda ikilemde olduklarını itiraf ediyor. Filmlerde karakterin geçmişinin asla anlatılmadığını, adının asla söylenilmediğini ve böylece gizemini daima koruduğunu belirten Gage filmlerde yaratılan bu gizemi bozmak istemediklerini açıklıyor. Fakat bir yandan da A Fistfull Of Dollars filmindeki bir sahneyi vurguluyor: “İçlerinde genç bir oğlanın da olduğu bir aileyi kurtardığında neden yardım ettiği sorulunca ‘Çünkü ben onun yaşındayken ortada yardım edecek kimse yoktu’ diye yanıt veriyor. Bu neredeyse anlatılmak için yalvaran bir hikaye, fakat aynı zamanda eğer anlatırsak karakteri daha az gizemli ve karizmatik yapma ihtimali de var.”
Her ne kadar telif haklarını Dynamite almış olsa ve Christos Gage ile birlikte ilk hikaye hazırlanmış olsa da şu an MGM’in proje için onayı beklenmekte. Çizgiromanın yayınlanması konusunda son kararı verecek olan MGM onay verirse hikaye hemen bir çizere çizdirmeye başlanılacak ve ilk sayı için bir yayın tarihi belirlenecek.
Geçtiğimiz yıl açılan Virgin Comics ünlü plak firması Virgin Records’un son yıllarda uyarlama filmler ile yeni bir ilgiyi üzerine çeken çizgiroman sektörüne el atışıydı. Hint mitolojisi kökenli hikayelere özel bir ilgi duyan Virgin Comics’den yayına başladığı günden bu yana Sadhu, Ramayan, Snakewoman, Devi, Gamekeeper gibi seriler çıktı.
Virgin Comics aynı zamanda çizgiroman sektöründe kullanımı daha öncelere dayanan bir formülü kendi bünyesinde de uygulamaya başladı: Sinema sektöründen ünlü isimleri isim yapmış bir çizgiroman yazarı ile biraraya getirerek yeni bir çizgiroman yaratmak.
Virgin Comics’den bu formül ile çıkan ilk çizgiroman uzak doğulu ünlü aksiyon yönetmeni John Woo’nun dahil olduğu 7 Brothers oldu.
Virgin’in bu formül ile yaptığı ikinci girişimde de gerek sinemaseverler için gerekse çizgiroman okurları için çok tanıdık bir isim var: Nicolas Cage.
Tam bir çizgiroman fanatiği olduğu çok iyi bilinen Cage’in adı bile bunu yansıtmakta. Ünlü yönetmen Francis Ford Coppola’nın yeğeni olarak asıl adı Nicolas Coppola olan aktör sinema kariyerine başlayınca amcasının soyadı ile ün yapmak yerine kendisine Cage soyadını seçmiş, Cage adını Marvel Comics’in ünlü siyahi kahramanı Luke Cage’den almış. Ayrıca Superman’in ana vatanı Krypton gezenindeki doğum adı Kal-El ismi de bir süre önce doğan oğluna Kalel adını vermesiyle sonuçlanmış (oğlunun tam adı Kalel Cage Coppola oluyor böylece). Büyük bir çizgiroman kolleksiyonuna sahip olan Cage çizgiroman tutkusu yüzünden eski eşi ile kavga ederek bunun sonucunda kolleksiyonunu satışa çıkarmak zorunda kalmış ve bu olay o dönem haberlere dahi çıkmıştı (tabii ki eski eşinden ayrıldıktan sonra kolleksiyonunu geri toplamış). Yıllardır çizgiroman uyarlaması bir filmde yeralmak için çırpınan Cage’in adı 90′lı yıllar boyunca yeni Superman olarak anıldı, ardından Spider-Man filminde Green Goblin’i canlandıracağı söylendi. Nihayet bu yıl gösterime giren Ghost Rider filminde başrolde yeralarak bu dileğini gerçekleştirmiş oldu.
Nicolas Cage ve Weston Cage tarafından yaratılan, çizgiroman sektörün ünlü yazarlarından Mike Carey tarafından yazılan, Dean Hyrapiet tarafından çizilen ve kapak çizimi de Ben Templesmith’e ait olan Voodoo Child adlı yeni çizgiroman serisi Virgin Comics’in en yeni yayını. ABD İç Savaşı döneminde Güney’in yenilgisinin hemen öncesinde Louisiana’da başlayan hikaye Gabriel adlı bir gencin ana karakter olarak almakta.
Voodoo Child #1. sayıdan sayfaları aşağıdaki linklerden görebilirsiniz:
Geçtiğimiz aylarda gösterime giren yeni filmi ile bir kere daha adından söz ettiren Teenage Mutant Ninja Turtles ya da kısaca TMNT’nin çizgiroman macerası ise bugüne dek sinema ve televizyon serilerinde elde etmiş olduğu istikrardan uzak bir çizgi izledi. Kevin Eastman ve Peter Laird tarafından yaratılan çizgiroman en başlarda yaratıcı ikilinin açtıkları ve kendi çabalarıyla yürüttükleri Mirage Studios tarafından yayınlanmaktaydı, popüler bir hale geldiği günden beri ise Archie Publications, Dreamwave Productions, Image gibi farklı yayınevleri tarafından yayınlandı. Bu süre boyunca üç TMNT serisi ve çok sayıda mini-seri çıktı.
Şu anda gene Mirage Studios tarafından yayınlanmakta olan TMNT serisi ise dördüncü seri (Vol. 4). Tales of the TMNT adı ile siyah-beyaz yayınlanmakta olan seri çoğunlukla tek sayılık maceraları ve kaplumbağaları farklı şekillerde okurlara sunan alternatif hikayeleri içermekte.
Haziran ayında yayınlanan Tales of the TMNT #36. sayı ile seri bu formatından çıkarak bildik kaplumbağaların Eastman ve Laird dönemindeki karanlık tonuna geri dönüş sinyalini verdi. Sayı Tristan Jones tarafından yazıldı ve Paul Harmon tarafından çizildi. Tales of the TMNT #37. sayıda ise Jake Black ve Diego Jourdan tarafından Casey Jones’un geçmişine odaklanılacak.
Kaşmir, yünlü, ipekli giysilerinizin (!) ve Kötü Adamların korkulu rüyası THE MOTH nam-ı değer Jack Mahoney geri döndü. Malumunuz çizgi roman dünyasının büyük bir bölümü böcekgillerden oluşuyor :) Ant-Man, Spider-man, Blue Beetle… Bu kahramanların arasına 2004 yılında katılan The Moth; türkçe adıyla Güve; Russ Manning, Kirby ve Eisner ödülleri sahibi Steve Rude tarafından yaratılmış. İlk 4 sayısı (aslında Who is The Moth özel sayısıyla 5) Dark Horse tarafından basılan Güve’nin yayın hayatı oldukça kısa sürmüş. Başta, popüler animasyon serisi The Tick (Kene) gibi bir çizgi roman taşlaması gibi gözükse de kendini oldukça ciddiye alan kahramanımız, Eric Larsen’ın Savage Dragon’ı, Mike Allred‘in Madman‘i ile Kirkman’ın Invincible’ını andırıyor. Altın Çağ çizgi romanlarının genel naifliğini taşıyan The Moth, renkli karakterleriyle oldukça eğlenceli bir seri. Moth’un alter ego’su Jack, gerçek hayatta bir sirk akrobatı.
Amerikan Ekolünün yetkin çizerlerinden olan Steve Rude, çağdaşı pek çok çizer büyük yayınevlerinin gölgesinde çalışıp, Marvel ve DC’nin popüler karakterlerini resimlerken, 80′li yılların başında Mike Baron’la beraber yarattığı, Alex Toth’un Space Ghost’una benzeyen (ki bu arada Türkiye’de oldukça sevilen çizer Ivo Milazzo’nun da Toth hayranı olduğunu parantez içinde belirtelim), 500 yıl sonrasını anlatan bilim kurgu serisi Nexus‘la ünlenmiş. ”Dude” lakaplı Steve Rude’un genel çizim karakteristiğinde; temiz ve dinamik figürlerinde özellikle Jack Kirby‘nin etkisi hissedilmekte. Steve Rude, kısa bir süre Nexus’un Arşiv ciltlerini de basan Dark Horse’la beraber çalışmış. Rude, geçtiğimiz yıl kendi yayınevi Rude Dude Productions’ı kurdu. Dude Productions’ın ilk yayını bu ay satışa sunulacak olan Nexus sayı 99. The Moth ise Şubat 2007′den itibaren maceralarına kaldığı yerden devam edecek.
Zenescope Entertainment tarafından sadece yetişkinlere yönelik bir çizgiroman olarak yayınına başlayan Return to Wonderland adlı yeni seri Lewis Carroll’ın klasiği Alice Harikalar Diyarı’nda hikayesine epey farklı bir bakış açısı ile yaklaşmakta. Bu sefer bu ünlü hikayenin karanlık fantazi ve korku temelarıyla ele alındığı hikaye Alice’in Harikalar Diyarında yaşadıklarından yıllar sonrasında geçmekte.
Seride hikaye Alice’in ailesi etrafında dönmekte. Alice artık evlidir ve iki çocuklu bir annedir. Fakat Harikalar Diyarı’ndan geri döndükten sonra hiçbir şey “… ve sonsuza dek mutlu yaşadı” şeklinde gelişmemiştir. Başından geçen olaylar onun gerçek dünya ile bağını önemli ölçüde koparmış ve ilaç bağımlısı biri haline gelmesine neden olmuştur. Ailesinin üyeleri de birbirinden sorunlu kişilerdir. Kocası iş gezieri bahanesiyle her fırsatta onu aldatmaktadır. Kızı Calie uyuşturucu kullanan, erkek arkadaşıyla seks yapmak için evden kaçan, yaşının verdiği her türlü aşırılığı yapan bir gençtir. Küçük oğlu ise gizliden gizliye psikoz sorunları olan, tam anlamıyla patlamaya hazır bir saatli bombadır. Harikalar Diyarı’nın da hiç de Alice’in aklında kaldığı gibi bir yer olmadığı, çok daha karanlık bir mekan olduğu zamanla ortaya çıkıyor.
Seri şiddet ve seks unsurları içerse de bunun abartılmadığı belirtiliyor, fakat çizgiromanın yapımcıları tarafından #1. sayının kapağında (yukarıdaki kapak) seks unsurunun istenilenden biraz aşırıya kaçarak okurlara seriyi yanlış tanımlayabilecek bir durumda olduğu da itiraf ediliyor.
Return to Wonderland serisinin yazarlığını Raven Gregory, çizerliğini ise Rich Bonk üstlenmekte. Bu seri aynı zamanda Zenescope Entertainment tarafından yayınlanan ve peri masallarına farklı bir bakış açısı ile yaklaşan Grimm Fairy Tales (Kızgın Peri Masalları) serisinin bir halkası.